Anlaşmalı Boşanma Davası
“Anlaşmalı Boşanma Davası“, eşlerin evliliği sona erdirme ve bununla ilgili tüm hukuki sonuçlar konusunda uzlaşmaları halinde açılan, taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı bir boşanma davası çeşididir.
Ancak “anlaşmalı boşanma” basit görünse de, yasal prosedürleri, hak ve yükümlülükleri doğru anlamak hayati öneme sahiptir. Peki, anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir? Mahkeme bu boşanma başvurusunu nasıl değerlendirir? Mali konular ve çocukların durumu nasıl belirlenir? Anlaşmalı boşanma davasının duruşmasında neler olur? Hakim taraflara ne sorar? İşte bu yazımızda anlaşmalı boşanma süreciyle ilgili tüm bu soruları sade ve anlaşılır bir dille açıklayacağız.
Anlaşmalı Boşanma Kavramına Genel Bakış:
Evlilik, iki insanın hayatlarını birleştirme kararıyla kurulan kutsal bir birlikteliktir. Ancak her zaman her evlilik beklenildiği gibi yürümez ve bazen taraflar için ortak yaşamı sürdürmek imkansız hale gelmektedir. Böylesi durumlarda eşler yollarını ayırmak, evlilik bağından kurtulmak, yeni bir hayat kurmak isteyebilir. Bu durumda boşanma davası gündeme gelmektedir.
Türk Medeni Kanunu, boşanma davalarını hem çekişmeli boşanma hem de anlaşmalı boşanma şeklinde düzenlemiştir. Evliliklerin sona ermesi, hayatın doğal ancak hassas dönemlerinden biridir. Özellikle anlaşmalı boşanma, tarafların uzlaşı içinde, daha medeni bir şekilde, karşıdakini kırmadan yine kısa sürede ve daha az yıpranarak evliliği sonlandırmasına imkân tanıyan bir dava türüdür.
Yasal Mevzuat :
Anlaşmalı Boşanma Davası Türk Medeni Kanunu’muzun 166/3. Maddesinde düzenlenmiştir. Her ne kadar kanunda anlaşmalı boşanma davası şeklinde bir tanımlama bulunmamakta ise de; tarafların boşanma ve boşanmanın diğer sonuçları konusunda anlaşmalarından yola çıkılarak uygulamada anlaşmalı boşanma davası ifadesi kullanılmaktadır.
- Evlilik birliğinin sarsılması
Madde 166- ….
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
…
Gerçekten de “Anlaşmalı Boşanma Davası”nın düzenlendiği Türk Medeni Kanunu 166. madde hükmü “Evlilik birliğinin sarsılması” olarak adlandırılmıştır. Dolayısıyla Anlaşmalı Boşanma Davası, esasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası olup tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmaları nedeniyle “Anlaşmalı Boşanma Davası” olarak uygulamada isimlendirilmiştir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir ve Neden Tercih Edilmeli?
Anlaşmalı Boşanma Nedir? Genel Bakış
Hukuk sistemimizde boşanma dendiğinde genellikle çekişmeli ve uzun süren davalar akla gelir. Oysa ki Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi ile düzenlenen anlaşmalı boşanma davası, taraflar açısından çok daha hızlı ve pratik bir yoldur.
Evlilik birliği en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte boşanma talebiyle mahkemeye başvurmaları veya bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi durumunda, mahkeme boşanmaya karar verebilir.
Burada önemli bir detay var: Hakim sadece tarafların anlaşmış olmasına bakmaz; aynı zamanda tarafların iradesinin özgürce açıklandığından emin olmalı, ayrıca boşanmanın mali sonuçları ve varsa çocukların durumu hakkında yapılan düzenlemeyi uygun bulmalıdır.
Şimdi anlaşmalı boşanmanın koşullarını daha yakından inceleyelim.
Anlaşmalı Boşanmanın Temel Şartları
1- Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması Şartı
Kanuna göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre, resmi nikah tarihinden itibaren hesaplanır. Dolayısıyla düğün nikahtan önce ya da sonra da yapılmış olsa bile, taraflar karı-koca olarak bir araya gelip gelmediğine bakılmaksızın dini nikah tarihi esas alınarak süre koşulunun oluşup oluşmadığı hakim tarafından re’sen (kendiliğinden=bizzat) tespit edilecektir.
Buradaki bir yıllık süre ile amaç; evliliğin ilk günlerinde yaşanabilecek uyum problemleri, tartışmalar ve geçici kırgınlıkların hemen boşanma sebebi yapılmasının önüne geçmektir.
Örneğin; yeni evlenen bir çift ilk birkaç ay içinde bazı sorunlar yaşayıp boşanmak isteyebilir. Ancak kanun, “önce biraz zamana bırakın, belki uyum sağlarsınız” diyerek bu bir yılı beklemelerini şart koşuyor. Böylece, toplumun temel yapı taşı olan aile kurumunun ani kararlarla yıkılması önlenmek isteniyor.
2- Eşlerin Birlikte Başvurması veya Bir Eşin Davayı Kabul Etmesi
Anlaşmalı boşanma için tarafların irade birliği şarttır. Bu ya eşlerin birlikte mahkemeye başvurmalarıyla olur, ya da bir eş dava açar, diğer eş bu davayı kabul eder.
Örneğin; Ali Bey boşanma davası açmışsa ve eşi Ayşe Hanım da mahkemede bu boşanmayı ve boşanma dilekçesindeki diğer talepleri kabul ederse, bu artık bir anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilir.
3- Hakim Tarafları Bizzat Dinlemelidir
Burada önemli ve kesin bir kural var: Taraflar mutlaka mahkeme salonuna gelerek hâkimin karşısında boşanma iradelerini açıklamalıdır.
Kural olarak kendisini bir avukat ile temsil eden davacı ya da davalı duruşmalara katılmak zorunda değildir. Ancak Anlaşmalı boşanma davasında kanun hakime tarafları bizzat dinlemek ve gözlemlemek ile yükümlü tutmuştur.
Dolayısıyla; Avukatları olsa bile taraflar duruşmaya katılmadan anlaşmalı boşanma kararı verilmez. Bu zorunluluğun nedeni, hâkimin eşlerin boşanma kararını özgür iradeleriyle mi verdiklerinden emin olmak istemesidir. Özellikle aile içi baskı veya zorlama olup olmadığını bizzat gözlemlemek ister.
4- Boşanmanın Mali Sonuçları ve Çocukların Durumu Üzerine Anlaşma
Taraflar, boşanmanın mali sonuçları yani nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi konularda nasıl anlaşacaklarını hâkime sunmak zorundadır. Eğer çocuk varsa; velayet, kişisel ilişki kurulması ve iştirak nafakası gibi tüm hususlar da tarafların mutabakatı ile belirlenmelidir.
Ancak burada da son söz hâkime aittir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini koruyacak şekilde bu anlaşmayı gözden geçirir. Gerekirse anlaşmada değişiklik yapabilir ve bu değişiklikler eşler tarafından da kabul edilirse ancak o zaman boşanma kararı verir.
Anlaşmalı Boşanma Süreci Adım Adım Nasıl İşler?
Anlaşmalı boşanma “nasıl olur”, “anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır” ve “süreci” en çok merak edilen konulardır: Süreci tam olarak anlayabilmek adına adım adım bazı kavramları açıklamakta yarar görüyorum.
Eşlerin Boşanma Konusunda Anlaşması:
Boşanma davaları ile ilgili makalelerimizde de ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere boşanma davalarında temel husus: kanunda sınırlı sayıda sayılan boşanma sebeplerinden birisini dayanmak ve karşı tarafın kusurunu ispatlamaktır.
Ancak anlaşmalı boşanma davalarında kusur araştırılması yapılmaz. Burada anlaşma olup olmadığı ve anlaşmanın uygun olup olmadığı büyük önem arzeder.
Anlaşma Kavramı:
Anlaşmalı boşanma davasının hareket noktası anlaşmadır. Anlaşma, anlaşmaya taraf olan kişilerin iradelerinin mutabakata varması, birbiriyle uyuşması demektir. Dolayısıyla anlaşmalı boşanma davasında eşlerin, aşağıda ayrıntılarını vereceğimiz hususların tamamı üzerinde tam bir anlaşmaya varması ve iradelerinin uyuşması gerekmektedir.
Bu hususların bir tanesi üzerinde dahi eğer uyuşma olmaz ise diğer tüm hususlarda anlaşılsa bile davanın anlaşmalı şekilde açılması ya da görülmesi mümkün değildir.
Yine anlaşmanın yapıldığı anda bu irade uygunluğu yeterli olmayıp, protokolün hazırlanması, mahkemeye dava açılması, duruşmada iradelerin beyan edilmesi ve hatta gerekçeli kararın yazılması ve kesinleşmesi öncesinde de bulunması gerekir.
Kişi anlaşmalı boşanma protokolünü imzalasa bile duruşmada bu iradesinden vazgeçebilir ya da mahkemece karar verildikten sonra bile bu anlaşmadan vazgeçtiğini beyan edebilir.
Anlaşma İçeriği :
Kanun anlaşma içeriğini üç kategoride incelemiştir. Buna göre eşlerin boşanma hususunda, boşanmanın mali sonuçları hususunda ve çocukların durumu hususunda olmak üzere üç ana kategoride yer alan hususlarda tam olarak anlaşmaları gerekmektedir. Şimdi bunları yakından inceleyelim.
Boşanma Hususunda Anlaşma:
Anlaşmalı boşanma davasında eşlerin boşanma hususunda anlaşmış, iradelerinin uyuşmuş olmaları gerekmektedir. Üstelik bu anlaşma eşitler arasında olmalı. Bir eşin diğerine baskı ya da zorlaması ile değil, eşlerin ailelerinin ya da başkalarının baskısı ile değil tamamiyle hür iradeleri sonucu olmalıdır.
Çocukların Durumu Hususunda Anlaşma:
Eğer evlilik süresi içerisinde bir müşterek çocuk dünyaya gelmiş ise bu takdirde müşterek çocuğun durumu konusunda tarafların anlaşmış olmaları gerekmektedir. Çocukların durumu hususundaki anlaşmada,
- Çocuğun velayetinin kimde olacağı,
- Çocuğun nafakasının ne kadar olacağı ve kim tarafından ödeneceği, bu nafakanın hangi
- Çocuğun velayet verilmeyen eş ile kişisel ilişki durumu, çocuğun hangi günler ve saatlerde görüşeceği, yatılı kalıp kalmayacağı, dini ve milli bayramlar, özel günlerde nasıl görüleceği
Hususları ayrıntılı olarak düzenlenmelidir.
Boşanmanın Mali Sonuçları Hakkında Anlaşma:
Anlaşmalı boşanma davasında anlaşma konusu sadece boşanma ve çocukların durumu değildir. Aynı zamanda boşanmanın mali sonuçları konusunda da anlaşmanın sağlanmış olması gerekir.
Boşanmanın mali sonuçlarını sıralayacak olursak;
- Eşler için yoksulluk nafakası
- Maddi Tazminat
- Manevi Tazminat
- Ziynet Eşyaları
- Ev Eşyaları
- Mal Rejiminin Tasfiyesi ile ilgili olarak mal paylaşımı vs.
Boşanmaya bağlı mali sonuçlardır.
Anlaşmanın Uygunluğu:
Taraflarca anlaşmanın sağlanmış olması ve metin olarak gerekli şekli koşulların yerine getirilmiş olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu anlaşmanın hakimin uygun bulacağı nitelikte olması zorunludur.
Gerçekten de örneğin bir alım satım sözleşmesinde taraflar koşulları diledikleri gibi düzenleyebilirler. Bunun için kural olarak herhangi bir kurumun ya da kuruluşun katılımına ya da onayına ihtiyaç duyulmaz. Ancak anlaşmalı boşanmada, boşanma protokolü bir sözleşme olmayıp tarafların dilediği gibi düzenleme ve koşulları belirleme imkanı hakimin uygun bulması ile sınırlıdır.
Yine anlaşmanın yukarıda da belirtildiği üzere içerik itibariyle boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumlarına ilişkin ayrıntılı olarak hükümler içermesi de gerekmektedir.
Bu durumda bir hukuk profesyonelinden destek almanızın ne denli önemli olduğunu umarım açıklayabilmişimdir.
Anlaşmanın Mahkemeye Sunulması:
Tarafların iradelerinin birliği oluşturulan, taraflarca kabul edilen metnin (anlaşmanın) mahkemeye sunulması için bir metin halinde hazırlanmış olması gerekir. Aşağıda anlaşmalı boşanma protokolü başlığı altında bu husus anlatılacaktır. Burada önem arzeden husus protokolün metin halinde hazırlanmış olması ve tarafların imzasının bulunması yeterli olup noterden ya da başkaca bir resmi kurumdan belge hazırlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Anlaşma Protokolünün Hazırlanması:
Eşler, boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaşmaya vardıktan sonra, bu anlaşmayı detaylı bir “anlaşmalı boşanma protokolü” (veya “boşanma sözleşmesi”) olarak yazılı hale getirirler. “Anlaşmalı boşanma protokolü örneği” veya “anlaşmalı boşanma protokolü word/pdf” gibi aramalar bu ihtiyacı gösterir. Bu aşamada avukat desteği almak, hukuki eksiklikleri gidermek ve gelecekteki ihtilafları önlemek adına elzemdir. “Protokol”, “anlaşmalı boşanma protokolü nereden alınır” sorusuna cevap olarak vereceğimiz tek cevap: avukatınız tarafından hazırlanır.
Dilekçenin Hazırlanması ve Başvuru:
Hazırlanan “anlaşmalı boşanma protokolü” ile birlikte bir “anlaşmalı boşanma dava dilekçesi” (veya “dilekçe örneği word/pdf”) hazırlanır. “Anlaşmalı boşanma dilekçesi nereye verilir?” sorusunun cevabı, eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Aile Mahkemesi’dir.
Duruşma Aşaması:
Mahkeme, dilekçe ve protokolü inceledikten sonra duruşma günü belirler. “Anlaşmalı boşanma dilekçesi verildikten kaç gün sonra mahkeme” olacağı, mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte, genellikle birkaç hafta içinde gerçekleşir.
Tarafların Duruşmaya Bizzat Katılımı:
Her iki eşin de duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur. “Anlaşmalı boşanmada taraflardan biri gelmezse” dava çekişmeliye dönebilir veya dilekçe reddedilebilir.
Hakimin Soruları:
“Anlaşmalı boşanma davasında hakim ne sorar?” sorusu sıkça gelir. Hakim, tarafların iradelerinin serbest olup olmadığını, protokolü anlayıp anlamadıklarını, özellikle çocukların velayeti ve nafakasına ilişkin hususlarda rızalarını teyit edici sorular sorar.
Avukatın Rolü:
Taraflar avukatla temsil ediliyorsa, “anlaşmalı boşanmada avukata gerek var mı?” sorusu önem kazanır. Avukat, müvekkilinin haklarını korur, “avukatın sözlü beyanı” ve “vekiliyeti tanımı” çerçevesinde gerekli açıklamaları yapar. “Avukatsız anlaşmalı boşanma” mümkün olsa da, süreçte yaşanabilecek hatalar ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Kararın Verilmesi ve Kesinleşme:
Duruşmada mutabakat sağlanırsa, hakim boşanmaya karar verir. “Anlaşmalı boşanma kararı nasıl yazılır” ve “ne zaman kesinleşir” soruları da bu aşamadadır.
Gerekçeli Karar:
Karar duruşmada sözlü olarak açıklansa da, gerekçeli kararın yazılması ve taraflara tebliğ edilmesi gerekir.
İtiraz ve İstinaftan Feragat:
Karar tebliğ edildikten sonra yasal itiraz süreleri başlar. Ancak anlaşmalı boşanmada taraflar, sürecin hızlanması için “anlaşmalı boşanma istinaftan feragat” edebilirler. Bu, karara karşı üst mahkemelere itiraz haklarından vazgeçmeleri demektir. “Anlaşmalı boşanma itiraz süresi” ve “istinaf dilekçesi” gibi kavramlar bu noktada önem kazanır. Feragat edilmezse, karar tebliğden itibaren yasal sürede (kararın tebliğinden itibaren 2 hafta sonra) kesinleşir.
Süre ve Maliyet: Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
“Anlaşmalı boşanma kaç gün sürer” veya “ne kadar sürer” sorularının cevabı genellikle mahkemenin iş yüküne bağlı olmakla birlikte, dosya eksiksiz ise tek celsede birkaç hafta ile birkaç ay arasında sonuçlanabilir.
- Adli Tatil Etkisi: “Adli tatilde anlaşmalı boşanma davası görülür mü?” sorusu da önemli. Adli tatil (20 Temmuz – 31 Ağustos) döneminde mahkemeler kapalı değildir, ancak işleyiş yavaşlayabilir. Anlaşmalı boşanma gibi ivedi işler görülebilir ancak bazı mahkemeler yoğunluktan dolayı duruşma günü vermekte gecikebilir.
- Maliyet: “Anlaşmalı boşanma ücreti”, “harçları” ve “masrafı” devlet tarafından belirlenen harçlar ve giderler ile avukatlık ücretini kapsar. “Anlaşmalı boşanma avukat ücreti” asgari avukatlık ücret tarifesine göre belirlenir ve avukatın tecrübesine göre farklılık gösterebilir. “Avukatsız anlaşmalı boşanma ücreti” sadece mahkeme harç ve giderlerini kapsar.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Anlaşmalı boşanma davasının belkemiğini oluşturan Boşanma protokolü hazırlanırken çok dikkat edilmesi ve uzman bir boşanma avukatının hukuki yardımından yararlanmalısınız. Boşanma protokolünün ne şekilde hazırlanacağı konusunda sitemizde rehber nitelikli ayrıntılı bilgiler içeren makalemize https://www.alideniz.av.tr/bosanma-protokolu-nasil-hazirlanir/ linkinden ulaşabilirsiniz.
Ancak dikkat edilmesi gereken konuları özetlemek gerekirse aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Mal Paylaşımı:
“Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı” protokolde net olarak belirtilmelidir. Aksi takdirde, boşanma sonrası “anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılır mı” sorusunun cevabını aramak durumunda kalabilirsiniz. Eğer anlaşmalı boşanma davasında protokol hükmü olarak Mal paylaşımı gündeme gelmiş ve tarafların hiçbir talepleri olmadığı belirtilmiş ise “geçmiş olsun”… “Anlaşmalı boşanma sonrası tapu devri nasıl yapılır” sorusunun cevabı da yine protokoldeki hükümlere göre gerçekleştirilir.
Nafaka:
“Anlaşmalı boşanmada nafaka” (yoksulluk ve iştirak) ve “nafaka miktarı” tamamen tarafların anlaşmasına bağlıdır. “Anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka davası açılır mı” sorusu, protokolde açıkça feragat edilmemişse veya olağanüstü durumlar ortaya çıkmışsa teorik olarak mümkün olsa da, genelde protokoldeki hükümler bağlayıcıdır.
Tazminat:
“Anlaşmalı boşanmada tazminat” (maddi/manevi) da protokolde kararlaştırılır. “Anlaşmalı boşanmadan sonra tazminat davası açılır mı” sorusu da benzer şekilde, eğer protokolde bu konuda açıkça feragat edilmişse veya bir hüküm varsa, sonradan dava açmak çok zordur.
Velayet:
“Anlaşmalı boşanmada ortak çocuk kiminle kalır” sorusu, velayetin kime verileceği anlamına gelir. Bu da tarafların anlaşması ve hakimin onayı ile belirlenir.
Anlaşmalı Boşanmada Kadının Hakları:
Kadınlar, protokolde belirtilen nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve çocukların velayeti gibi tüm haklarını güvence altına alabilirler. Hukuki destek, bu hakların korunmasında kritik rol oynar. Anlaşmalı boşanma davasında kadın hakları diğer boşanma davalarından pek de farklı değildir.
Önemli Ek Bilgiler ve Sıkça Sorulanlar:
- Vazgeçme: “Anlaşmalı boşanma dilekçesinden vazgeçme” veya “açılan davadan vazgeçerse ne olur?” soruları, sürecin önemli detaylarıdır. Taraflardan biri dilekçesini geri çekerse veya duruşmada anlaşmaktan vazgeçerse, dava anlaşmalı olmaktan çıkar ve çekişmeliye dönebilir, hatta düşebilir.
- Gerekli Evraklar: “Anlaşmalı boşanma için gerekli evraklar” genellikle kimlikler, evlilik cüzdanı, anlaşmalı boşanma protokolü ve dava dilekçesidir.
- Anlaşmalı Boşanma Yorumları: Genel olarak, anlaşmalı boşanma süreci yaşayan kişilerin yorumları, çekişmeli boşanmaya göre çok daha olumlu ve az yıpratıcı olduğu yönündedir.
Sonuç olarak;
Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğini sona erdirirken bile tarafların karşılıklı saygı ve uzlaşı içinde hareket etmelerini sağlayan, modern hukukun sunduğu önemli bir kolaylıktır.
Anlaşmalı boşanma davası görünüş itibariyle basit, sonuçları itibariyle komplike bir dava türüdür. Protokole atacağınız imza ile hayatınızın sonuna kadar hüsran ve pişmanlık ile yaşamanız mümkündür. Bu yazıda akla gelen tüm sorulara cevap vermeye çalıştık. Ancak bu bilgiler, hukuki bilgisi olmayan (hukuk eğitimi almamış) kişiler için aydınlatıcı ve yol gösterici niteliktedir.
Anlaşmalı boşanma davası açma niyetinde iseniz, sürecin pürüzsüz ilerlemesi, hak kayıplarının yaşanmaması ve gelecekteki olası sorunların önüne geçilmesi için mutlaka alanında uzman bir boşanma avukatından hukuki destek alınması şiddetle tavsiye edilir. Unutmayın, doğru bilgi ve profesyonel rehberlik, bu hassas dönemi en sağlıklı şekilde atlatmanızın anahtarıdır.
Yazımızda mümkün olduğunca merak edilen sorulara cevap vermeye çalıştık. Eğer sizin de Anlaşmalı Boşanma Davası hakkında sorularınız var ise yorum kısmından sorularınızı iletebilirsiniz.
Hocam merhabalar. 2023 yılında mart ayında eşimle anlaşmalı boşandık. 3 çocuğumuz var 13, 5 ve 2.5 yaşlarında. Boşandığımızda eşim 6 aylık hamileydi. İkimizde devlet memuruyuz. Boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettik. Çocukların düzeni bozulmaması için. İştirak nafakası olarak 2023 yılında 2 çocuk için 2.500 liradan 5000 tl olarak maddeye ekledik ve her yıl tüfe oranında artış olarak yazıldı. 3. Çocuğun velayet davası hala açılmadı. Aynı evde yaşadığımız için ev kirası faturalar ben ödüyorum. Ayrı eve çıkacağım ve iştirak nafakası iki çocuk için şuan 12.500 tl civarında. Sorum şu iştirak nafakası her yıl tüfe oranında zam olarak protokole madde ekledik ve mahkeme de bu şekilde karar verdi. Bu tüfe zammını tekrar bir dava açarak memur zammı oranı olarak değiştirme olur mu