Ceza Hukuku

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair (Takipsizlik) Karar Nedir?

İçindekiler

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik Kararı):

Cumhuriyet savcısının bir suç ile ilgili olarak yürüttüğü soruşturmada, suçun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaşamadığını ve iddianame ile şüpheli hakkında dava açmayacağını, kovuşturmayacağını ifade eder.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı anlayabilmek için öncelikle “kovuşturma” kavramını anlamak gerekir.

Bilindiği üzere ceza soruşturması bir suç şüphesi ile başlar. Bu şüphe basit bir şüphedir. Henüz delillendirilmemiş ve dava açmaya yeterli bir şüphe değildir. İşte Cumhuriyet Savcısı ve kolluk bu basit şüphe üzerinden hareketle suçun şüphelilerinin ifadesini alır, mağdurun ya da şikayetçinin beyanını dinler, tanıkların anlatımlarına başvurur, bilirkişi incelemesi yaptırır bunun gibi ceza hukukuna özgü tüm delil toplama işlemi yapmak suretiyle maddi hakikate ulaşmaya çalışır.

Bu çalışmaların tamamı hazırlık soruşturması dediğimiz aşamada yapılır ve şüpheliye isnat edilen suçun işlendiği konusunda dava açmak için yeterli şüpheye ulaşabilir ise bu takdirde şüphelinin cezalandırılması için suçun niteliğine göre Ceza mahkemesinde iddianame ile dava açar. İşte şüpheli ve suç hakkında iddianame düzenlenerek şüphelinin cezalandırılması için ceza mahkemesine dava açılması üzerine kovuşturma aşaması dediğimiz “mahkemece yapılacak yargılama aşamasına” kovuşturma aşaması diyoruz.

Ancak iddianame düzenlenebilmesi ve şüpheliye isnat edilen suçu mahkeme aşamasına taşıyabilmesi için yani kovuşturma açılabilmesi için Cumhuriyet Savcısının suçun işlendiği konusunda “Yeterli Şüpheye” ulaşmış olması gerekmektedir. Eğer yeterli şüpheye ulaşamaz ise ve araştırılması gereken başka bir husus bulunmuyor ise artık soruşturmanın uzatılmasının hiçbir yararı bulunmadığından Cumhuriyet Savcısı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verecektir.

İşte bu açıklamalardan sonra sorumuza dönecek olursak;

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik Kararı) Nedir?

 Bir suç şüphesi ile başlayan soruşturma neticesinde Cumhuriyet Savcısının yaptığı tüm delil toplama ve araştırma çabaları üzerine ortada kovuşturulacak bir durumun olmadığına dair vermiş olduğu karara Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar demekteyiz.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara; eski Ceza Yasası’nın uygulandığı tarihlerden bu yana uygulamada Takipsizlik Kararı da denilmektedir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ile şüpheli hakkında, şüpheliye isnat edilen suç ile ilgili olarak iddianame düzenlenmeyeceği, mahkemeye kamu davası açılmayacağı, suçun işlendiği yönünde yeterli şüpheye ulaşılamadığı anlaşılır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı Kim Verir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar kovuşturma öncesinde yani soruşturma aşaması sonucunda verilen bir karardır.

Soruşturma aşamasında bu konuda karar verme yetkisi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısına aittir. Yani bu kararı Cumhuriyet Savcısı verecektir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik Kararı) Hangi Durumlarda Verilir?

Hangi durumlarda takipsizlik kararı verileceği Ceza Muhakemesi Kanunu’muzun 172/1. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Buna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verileceği durumlar:

a) Yeterli şüphe oluşturacak kanıt elde edilememesi,

b) Kovuşturma olanağının bulunmaması,

durumlarından ibarettir.

Gelin bu durumları biraz daha yakından inceleyelim.

Yeterli Şüphe Oluşturacak Kanıt Elde Edilememesi:

Yeterli şüphe elde edilememesi soruşturma evresinin tabi bir sonucu olan iddianame düzenlenmesine engel teşkil eder. Dolayısıyla cumhuriyet savcısı yaptığı soruşturma sonucunda iddianame için aranan yeterli şüpheye ulaşamamışsa bu durumda en doğal sonuç kovuşturulmaya yer olmadığı kararının verilmesi olacaktır. Çünkü cumhuriyet savcısını iddianame düzenlemesine iten sebep yeterli şüphe derecesine ulaşmış olmasıdır. Dolayısıyla yeterli şüphenin yokluğu iddianame düzenlenmesine engel teşkil edecektir.

Örneğin bir kişi A şahsının kendisine hakaret ettiğini ve tehdit ettiğini belirterek şikayetçi olduğunda, Cumhuriyet Savcısı şikayetçinin beyanını alır, şüphelinin ifadesini alır, şikayetçi tarafından eğer tanık ya da başkaca delil bildirilmezse ya da şikayetçinin göstermiş olduğu deliller ya da tanıklar A şahsının hakaret ve tehdit suçunu işlediğine dair yeterli şüpheyi uyandırmıyor ise bu takdirde yapılacak başkaca bir araştırma da kalmamış ise bu takdirde Cumhuriyet Savcısı takipsizlik yani Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verecektir.

Başka bir örnek vermek gerekirse, Gamze isimli bayan Kocasının başka bir kadınla ilişkisi olduğundan dolayı zina sebebiyle cezalandırılması istemi ile şikayetçi olduğunda, Cumhuriyet Savcısı söz konusu eylemin Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil etmediğini tespit ettiğinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verecektir.

Kovuşturma Olanağının Bulunmaması:

Kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesine sebep olan diğer bir neden ise kovuşturma olanağının bulunmaması idi. Burada kovuşturma olanağının bulunmaması ifadesinden çıkarılması gereken sonuç muhakeme şartlarının oluşmaması durumudur. Yani ortada bir suç bulunsa dahi bu suçun işlendiği konusunda iddianame düzenlenmesini gerektirecek düzeyde yani yeterli şüphe oluşsa dahi Cumhuriyet Savcısı kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle takipsizlik yani kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verecektir.

Kovuşturma olanağının bulunmaması durumuna şunları örnek verebiliriz;

Şikayet Yokluğu :

Bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması yani takibi şikayete tabidir. Uygulamada takibi şikayete bağlı suçlar dediğimiz bu hallerde soruşturmaya ya da kovuşturmaya devam edilebilmesi için ortada bir şikayetin mevcut olması gerekmektedir.

Örneğin, Ahmet, Gizem’e hakaret etmiş olsun. Ahmet söz konusu suçu kabul etse bile yani evet ben yaptım dese bile, eğer Gizem şikayetçi değil ise ya da Gizem daha önce yapmış olduğu bu şikayetinden vazgeçer ise bu takdirde artık Ahmet hakkında şikayet yokluğu nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilecektir.

Başka bir örnek vermek gerekirse, Didem, hızlı bir şekilde kullandığı araç ile trafikte seyir halinde iken kontrolünü kaybederek başka bir araca çarpması ya da yayaya çarpması neticesinde yaralamaya sebebiyet verir ise, eğer ortada şikayet yok ise ya da şikayetçi, şikayetinden vazgeçer ise suçun takibi şikayete bağlı olduğundan Didem hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verilecektir.

Yaş Küçüklüğü:

Türk Ceza Kanunu 31/1. maddesinde “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. ” hükmü yer almaktadır.

Örneğin, 8 yaşındaki küçük Akın parkta oyun oynadığı küçük Özlem’e attığı yumruk neticesinde Özlem’in burnu kırılmış olsun. Ortada bir yaralama suçu mevcut olmasına rağmen küçük Akın henüz 12 yaşını doldurmamış olduğundan Cumhuriyet Savcısının kovuşturma olanağı bulunmadığından Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermesi gerekir.

Zamanaşımı Süresinin Dolması:

Dava Zamanaşımı süresini düzenleyen Türk Ceza Kanunu’n 67. maddesi uyarınca:Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.

Örneğin, Osman, Merve’ye ait cep telefonunu rızası ve bilgisi dışında alarak hırsızlık suçunu işlemiş olsun. Merve bu durumu öğrenir öğrenmez Karakola gidip şikayetçi olmuştur. Ancak Osman’a bir türlü ulaşılamamış, adresi tespit edilememiştir. Aradan 8 yıl geçtikten sonra Osman bir kahvede arkadaşları ile oyun oynarken yakalanmış olsa da isnat edilen suçu kabul etmiş olsa bile aradan sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi geçtiğinden artık Osman hakkında kovuşturma olanağı bulunmadığından takipsizlik kararı verilecektir.

Burada takibi şikayete bağlı suçlara değinmek gerekir. Türk Ceza Kanunu’n 73/1. maddesinde takibi şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi bakımından 6 aylık bir zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Buna göre takibi şikayete bağlı suç müştekisi, mağduru ya da suçtan zarar gören kişi, suçun işlendiği tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde şikayetçi olmaz ise bu takdirde Cumhuriyet Savcısı kovuşturma olanağı bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair yani takipsizlik kararı verecektir.

Yukarıdaki örnekten hareket edecek olursak, Didem’in trafik kazası sonucunda bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesi halinde yaralanan kişinin şikayet süresi olan altı aylık süre içerisinde şikayetçi olması gerekir. Bu altı aylık süre içerisinde yaralanan kişiye ulaşılamaması ya da yaralanan şahsın şikayet hakkını kullanmaması hallerinde Cumhuriyet Savcısı Didem hakkında takipsizlik kararı verecektir.

Suçun Affa Uğraması :

Şüpheliye isnat edilen suç, genel ya da özel af kapsamında affa uğramış ise artık Cumhuriyet Savcısı takipsizlik kararı vermek zorundadır.

Şüphelinin Dava Ehliyetini Sürekli Olarak Kaybetmiş Olması;

Dava ehliyeti açısından Türk Ceza Kanunu 32/1. maddesinde “Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.” hükmü yer almaktadır.

Yine soruşturma şüphelisinin ölümü halinde de artık soruşturmaya devam edilemeyecek ve takipsizlik kararı verilecektir.

Takipsizlik Kararında Hangi Hususlar Yer Alır?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararda Hangi Hususlar Yer Alır?

Kovuşturmaya yer olmadığına Dair kararda;

a) Soruşturmayı Yürüten Cumhuriyet Savcılığı,

b) Soruşturma Numarası

c) Takipsizlik Karar Numarası

d) Müşteki, Mağdur, Suçtan Zarar Gören Kimlik bilgi ve adresleri

e) Şüphelinin kimliği ve adres bilgileri,

d) Şüpheliye İsnat Edilen Suçun Türü,

e) Suç Tarihi ve Yeri

d) Soruşturma dosyasında yer alan olayın özeti, müşteki beyanı, şüpheli ifadesi ve soruşturma dosyasında toplanan delillerin nelerden ibaret olduğu,

e) Şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin gerekçesi,

f) Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair verildiği hususu,

g) Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara hangi sürede nereye itiraz edileceği hususu,

h) Kararı veren Cumhuriyet Savcısının Adı Soyadı ve Sicil Numarası

yer alır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Kime Tebliğ Edilir?

Kararın tebliğ edilmesi, kararı veren makam tarafından ilgilisine söz konusu kararın tebligat kanununda yer alan yöntemlerle  (genellikle posta)  yoluyla gönderilmesi, kararın bildirilmesi demektir.

 Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın kime tebliğ edileceği hususu Ceza Muhakemesi Kanununda özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre karar;

a) Suçtan Zarar Görene,

b) Soruşturma nedeniyle önceden ifadesi alınmış ya da sorguya çekilmiş şüpheliye,

tebliğ edilecektir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Nasıl İtiraz Edilir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Karşı Nereye İtiraz Edilir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara itiraz etmek mümkündür. Esasen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkının bulunduğu,  hangi sürede ve nereye itiraz edileceği kararda belirtilmek zorundadır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara itiraz hakkı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiştir. İtiraz hakkının ne şekilde kullanılacağını aşağıda maddeler halinde inceleyelim.

İtiraz Hakkını Kim Kullanabilir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara karşı itiraz hakkı suçtan zarar görene aittir. Yani şüpheli ya da bir başkasının kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkı bulunmamaktadır.

İtiraz Hakkı Ne Kadar Süre İçerisinde Kullanılacaktır?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Karşı itiraz süresi 15 (onbeş) gün ile sınırlandırılmıştır. Bu sürenin başlangıç tarihi kararın suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır.

Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde itiraz hakkını kullanmaz ise bu süre geçtikten sonra itiraz edemeyecektir.

İtiraz Ne Şekilde Yapılacaktır?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara itiraz bir dilekçe ile yapılmalıdır. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

Örneğin, suçtan zarar gören bir kısım deliller bildirmiş ise ve Cumhuriyet Savcısı bu delilleri toplamadan karar vermiş ise bu durumu belirtmek suretiyle karara itiraz edecektir.

İtiraz Nereye Yapılacaktır?

Cumhuriyet Savcısının vermiş olduğu Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazı inceleyip karara bağlama görev Sulh Ceza Hakimliğine aittir.

İtirazın hangi Sulh Ceza Hakimliği tarafından inceleneceği yani neredeki Sulh Ceza Hakimliği’nin inceleneceği  hususunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nda özel bir düzenleme yer almaktadır.

“Cumhuriyet savcısının kararına itiraz 
Madde 173 –  Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.”

Bu hükümden hareketle itirazın, Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı Ağır Ceza Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine yapılması gerekir.

Zaten kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirken hangi Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edileceği hususu açıkça belirtilmektedir.  İşte söz konusu Sulh Ceza Hakimliği tarafından itiraz incelenecek ve karara bağlanacaktır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara (Takipsizlik Kararına) İtirazın Sonuçları Nelerdir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtirazın Sonuçları Nelerdir? 

Kanun, taraflara itiraz hakkı tanırken elbette yapılan bu itiraza bir de sonuç bağlamıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın sonuçlarını CMK 173/3 ve 4. fıkrasında çeşitli ihtimaller halinde düzenlemiştir. Şöyle ki;

a) İtiraz üzerine inceleme yapan Sulh Ceza Hakimliği yapılan itiraz sonucunda soruşturmanın genişletilmesini gerekli görürse itirazın kabulüne karar verir. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın kaldırılmasına karar vererek Cumhuriyet Savcısının soruşturmayı genişletmesini isteyecektir.

b) İtiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliği, kovuşturma için yeterli şüpheye ulaşıldığını tespit ederse bu takdirde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı kaldırarak Cumhuriyet Savcısından iddianame düzenlenmesini talep edecektir.

c) İtiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliği itiraz gerekçelerini yerinde görmez ise bu takdirde itirazın reddine dair karar vererek dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderecektir.

Sulh Ceza Hakimliğinin vermiş olduğu bu karar kesindir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nasıl Bir Sonuç Doğurur?

Yeterli şüpheye ulaşılamaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil elde edilmediği sürece ya da karar itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliği’nce kaldırılmadığı sürece, aynı fiile yönelik olarak kovuşturma yapılamaz.

Ceza Muhakemesi Kanunu 172/2 :

“Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.”

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Ne Zaman Kesinleşir?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın kesinleşmesinden anlaşılması gereken, artık karara karşı gidilecek bir kanun yolunun olmadığı anlamına gelmektedir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi iki ihtimalde gerçekleşir.

Birinci İhtimal: Suçtan zarar gören kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde itiraz hakkını kullanmaz ise,

İkinci İhtimal : Suçtan zarar gören kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmesi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine dair karar verir ise,

bu hallerde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşecektir.

Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ( Ek Takipsizlik Kararı) Nedir?

Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Ek Takipsizlik) Ne Demektir?

Ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı tıpkı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar gibi cumhuriyet savcısı tarafından verilen bir karardır. Cumhuriyet savcısının önüne gelen soruşturma dosyasında, yer alan eylemlerin bir kısmının dava açılmasını gerektiren hususları içermesi bir kısmının ise dava açılmasını gerektirmeyen eylemleri içermesi halinde verilen bir karardır. İşte dava açılmasını gerektirmeyen eylemlerle ilgili olarak cumhuriyet savcısının verdiği bu karara “kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar” adı verilir.

Bazen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar şüpheliler için belirtilir. Örneğin, iki grup arasında çıkan tartışma sonrasında yaralama ya da ölüm eylemi gerçekleştiğinde iki grupta yer alan kişiler hakkında soruşturma başlatılır. Yapılan soruşturma sonucunda bazı şüphelilerin olaya karışmadığı yani bu kişilerin suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşmaması halinde bu kişiler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.

Özetlemek gerekirse; Ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar, iddianamede düzenlenen suç ve şüphelilerden başka dava açmaya yönelik yeterli delil görülmeyen suç ve şüpheliler hakkında da verilebilecektir. Ek Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin bir karar verildiğinde ek karar mutlaka başka karara ek olarak verilir. Örneğin iddianameye ek olarak verilebilir.

Şüphelinin Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz Hakkı Var Mıdır?

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karara itiraz hakkı sadece suçtan zarar görene tanınmış bir haktır.

Dolayısıyla şüpheli hangi amaçla olursa olsun Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara itiraz edemeyecektir.

Takipsizlik Kararına İtirazın Sonuçları

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verildiğinde Şüphelinin Tazminat Hakkı Var Mıdır?

Yürütülen soruşturma sonucunda şüpheli hakkında atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmektedir.

Ancak soruşturma sürecinde şüpheli bir takım kısıtlamalara maruz kalabileceği gibi söz konusu suç isnadı nedeniyle kişilik haklarına saldırı veya duyduğu korku, üzüntü, elem ve panik nedeniyle manevi zararları gündeme gelebilecektir.

Soruşturma aşamasında koruma tedbirlerine maruz kalan kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verilmiş ise kişiye tazminat ödenmesi gündeme gelebilir. Ancak soruşturmada herhangi bir koruma tedbirine başvurulmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise devletin tazminat yükümlülüğü  söz konusu olmaz.

Ancak kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir suçlama ile karşılaşan ya da manevi zarara uğrayan şüphelinin şikayetçi hakkında tazminat hukuku kapsamındaki hakları saklıdır. Yani koşullar var ise haksız surette şikayette bulunan şikayetçi, mağdur ya da suçtan zarar görenden tazminat istemesi mümkün olabilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verildikten Sonra Aynı Konuda Soruşturma Başlatılabilir Mi?

Aynı eylemden dolayı soruşturma yapılması, yeniden bir kamu davası açılabilmesi CMK 172/2 fıkrasında bahsedilen iki durumun varlığı halinde söz konusu olur. Madde kapsamında yer alan bu hususlara değinecek olursak; KYOK kararı verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüpheye ulaşacak yeni deliller elde etmiş olmak ve bu hususla ilgili olarak sulh ceza hakimliği tarafından verilen bir karara ihtiyaç duyulması şartlarına bağlıdır.

Dolayısıyla bu iki şart gerçekleşmedikçe aynı eylemden dolayı soruşturma yapılamayacağı gibi kamu davası da açılamaz. Savcının iddianame düzenlenmesi şartı kanun gereğince bu iki şarta bağlı tutulmuştur.

Örneğin, kovuşturmaya yer olmadığı kararı şüphelinin suçun faili olduğu yönünde yeterli kanıta ulaşıldığı gerekçeleriyle kaldırılmış ise bu durumda cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye vermek zorundadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu