Aile (Boşanma) Hukuku

10 Soruda Tanıma ve Tenfiz Davası

1- Tanıma Davası Nedir?

Tanıma davası: yabancı bir ülkede verilen mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilmesini sağlamaya yönelik açılan dava türüdür.Tanıma davası icrası gerekmeyen hükümleri ihtiva eden mahkeme kararları için gereklidir.

Mesela Fransa Mahkemelerince sadece boşanma kararı verilmiş ise boşanmanın yanında velayet, nafaka, tazminat gibi bir icrai nitelikli hüküm bulunmuyor ise tanıma davası açmak gerekli ve yeterlidir.
Tanıma davasında amaç yabancı mahkeme kararına kesin hüküm ve kesin delil gücü kazandırmaktır.

2- Tenfiz Davası Nedir?

Tanıma davasından farklı olarak tenfiz davasında kararda icraî nitelikli hüküm bulunmaktadır. Bu icrai nitelikli hükmün Türkiye’de de geçerli olmasını sağlamak için tenfiz davası açılmalıdır.

Tanımlamak gerekirse tenfiz davası : Yabancı mahkemelerce kişilerin özel hukuk ilişkilerine ilişkin dava sonucunda verilen, icra nitelikli hükümler ihtiva eden kararlarının Türkiye’de de geçerli olmasını, Türkiye’de hüküm ve sonuçlarını doğurmasını sağlayan dava türüdür.

Yukarıdaki örnekte de belirttiğimiz üzere boşanma kararında çocukların velayetinin verilmesi ve/veya nafakaya hükmedilmiş ise bu durumda kararın tanınması yetmez tenfiz yani icra edilebilirlik açısından Tenfiz Kararı verilmesi gerekir.

İşte bu amaçla açılan yani yabancı mahkeme kararında geçen hükümlerin Türkiye’de de geçerli olması açılan davaya Tenfiz Davası denilir.

3- Tanıma ve Tenfiz Neden Gereklidir ?

Çok basit bir şekilde örneklemek gerekirse: Bir çift Türkiye’de evlendiğinde ya da yabancı bir ülkede evlenip de bu durumu Nüfus Müdürlüğüne bildirildiğinde taraflar evli statüsüne girerler. Birbirlerine karşı aile hukukundan kaynaklanan, birlikte yaşama, zorluklara birlikte göğüs germe, sadakat yükümlülüğü, kadınların kocasının soyadını kullanma yükümlülüğü vs. gibi yükümlülükleri olduğu gibi birbirlerinin mirasçısı da olurlar. Yani mevcut evlilik taraflara yükümlülükler yüklediği gibi bir takım haklar da bahşetmektedir.

Bu kişilerin örneğin Almanya’da boşanmaları halinde ise boşanma kararı sadece Almanya’da geçerli olur. Türkiye’deki kayıtlara göre bu kişiler evli kalmaya devam ederler. Dolayısıyla boşandığı halde diğer eşin mirasçılığı devam ettiği gibi, bu eşlerden bir tanesinin Türk Kanunlarına göre evlenebilmesi için boşandığını kanıtlaması ve hükmün Türkiye Nüfus Sistemine işlenmesini sağlaması gerekir.

Türkiye bağımsız bir ülkedir. Dolayısıyla yabancı ülke mahkemelerinin kararlarını doğrudan uygulamak zorunda değildir. Davaya konu mahkeme kararının Türk Mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığını, Kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediğini inceleyip buna göre kararın geçerliliği veya icra edilebilirliği konusunda tanıma ya da tenfiz kararı verecektir.

4- Tanıma ve Tenfiz Davası Hangi Mahkemelerde Görülür?

Yabancı Mahkemelerce verilen Boşanma, Velayet, Nafaka Yükümlülüğüne ilişkin kararların Tanıma ve Tenfizi için Aile Mahkemesi’nde, Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açılarak görülmekte ve karara bağlanmaktadır.

5- Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Gerekli Olan Belgeler Hangileridir?

  • Boşanma Kararlarının tanıma ve tenfizi için açılacak davalarda aşağıda yer alan belgeler gerekmektedir.
  • Yabancı mahkemece verilen kararın (boşanma kararı) aslı (ıslak imzalı, mühürlü)
  • Yabancı mahkemenin kararının kesinleşmiş olduğunu gösterir şerh veya belge (ıslak imzalı mühürlü)
  • Apostil Şerhi
  • Yabancı mahkemenin vermiş olduğu kararın Türkçe’ ye yeminli tercüman tarafından tercüme edilmesi ve bu tercümenin Noter veya Konsolosluktan onaylatılması
  • Pasaport ve nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Vekaletname ( Vekaletnamede vesikalık fotoğraf olması gerektiği gibi vekaletname içerisinde “yurt dışında verilmiş boşanma kararına ilişkin tanıma ve tenfiz davası açmaya, açılan davayı kabule” yetkilerinin bulunması

gerekmektedir.

Apostil Nedir?
Apostil Nedir

6-Tanıma Tenfiz Davasının Duruşmalarına Tarafların Gelmesi Gerekli Midir?

Bu soruya davacı ve davalı açısından ayrı ayrı incelemek gerekir. Tanıma ve Tenfiz davaları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na tabi davalardır. Dolayısıyla kendisini bir avukat ile temsil etmeyen davacının dava ve duruşmalara takibi zorunludur.

Duruşmalara kendisinin ya da avukatının katılmaması halinde dava işlemden kaldırılır. Yenilenmemesi halinde ise “Davanın Açılmamış Sayılmasına” karar verilir.

Davalı ise duruşmalara hiçbir şekilde katılmak zorunda değildir. Davaya katılmayan davalının yokluğunda davaya devam olunarak karar verilir. Ancak davalıya her halükarda dava dilekçesinin ve duruşma tarihinin tebliğ edilmesi gereklidir. Yine davalıya mahkemece kararın tebliğ edilmesi zorunludur.

7-Tanıma ve Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?

Tanıma ve tenfiz davaları niteliği itibariyle teknik davalardır. Bu davalarda tanık dinletilemez, keşif yapılmaz, bilirkişi incelemesi zorunlu olmadığı müddetçe yapılmaz.

Bu tür davalarda yargılama konusu yabancı mahkeme kararının tanıma ya da tenfiz koşullarını taşıyıp taşımadığı konusunun incelenmesi ile sınırlıdır.

Tanıma ve tenfiz davalarında zaman alan, davanın uzamasına sebebiyet veren husus davalıya yapılan tebligatlardır.

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere dava dilekçesini, duruşma tarihinin ve yargılama sonucunda verilen kararın davalıya tebliği zorunludur. Davalının ise Yurt dışında olması halinde Yurt dışı Tebligat Usulü uyarınca uzun ve karmaşık bir prosedür önümüze çıkmaktadır. Yurt dışı tebligatlarda asgari 4 ay tebligatın yapılması süreci olması, duruşma tarihinin belirlenmesi konuları da nazara alındığında süreç asgari 6 ay ile 1 yıl arası sürmektedir.

Ancak bu süreyi kısaltmak mümkündür. Bunun yolu ya davalının dava ve duruşmalara katılmasının sağlanması ya da davalının kendisini bir avukat ile temsil etmesi halinde süreç kısalacaktır.

Öyle ki dava öncesinde hem davacının hem de davalının kendisini ayrı ayrı avukatlar ile temsil etmesi halinde işbu dava başkaca bir eksiklik olmaması halinde birkaç gün içinde dahi sonuçlanabilmektedir.

8- Tanıma Tenfiz Avukatı Nedir ?

Öncelikle Türk Hukuk sisteminde, Tanıma Tenfiz avukatı şeklinde ayrı bir avukatlık bulunmadığı bilinmelidir. Bir avukat dilediği konuda dilediği dava türüne bakabilir. Ancak bir avukatın tüm dava türleri konusunda uzmanlaşması eşyanın tabiatı ve hayatın olağan akışı içerisinde mümkün değildir.

Dolayısıyla Tanıma Davası, Tenfiz Davası konusunda uzman avukatlardan yardım alabilirsiniz.

Büromuzun temel çalışma alanlarından bir tanesi de Tanıma ve Tenfiz davalarıdır. Uluslararası Hukuk ile sıkı bir ilişki içerisinde bulunan bu dava türlerinde imzalanan uluslararası anlaşmaların İç hukukumuza dahil edilmesi aşamalarını takip eden büromuz tecrübe ve güncel birikimiyle müvekkillerine en kısa sürede, sağlıklı sonuçlar elde etmek konusunda hizmet vermektedir.

9-Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Hangi Avukata Müracaat Etmeliyim?

Boşanma ve Aile Hukuku’na ilişkin verilmiş, Yabancı Mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi için açılacak davalar açısından konusunda uzman Boşanma Avukatının hukuki yardımından yararlanmanız büyük önem taşımaktadır.

Apostil Şerhi Nedir? Neye Yarar?

10- Apostil Nedir ? Niçin gereklidir ?

Apostil, bir ülkede resmi makamlarca düzenlenen resmi belgelerin, başka bir ülkede geçerli sayılması için yapılan onaylama işlemidir. Belgeyi düzenleyen ülke tarafından söz konusu Resmi evrak üzerine “Apostil Şerhi” verilmek suretiyle, başkaca bir onaya gerek kalmaksızın başka bir ülkede geçerli sayılması amaçlanmaktadır.

Örneğin Hollanda mahkemelerince verilen bir karara apostil şerhi eklenmek suretiyle “Evrakın bir mahkeme kararı olduğu, Hollanda ülkesinden verildiği, hangi tarihte kararın verildiği, kararın kim tarafından imzalandığı, mühür olup olmadığı vs.” bilgiler yer almaktadır.

Apostil şerhi bir tasdik işlemidir. Bir çok açıdan önem taşımaktadır. Ancak biz burada Tanıma ve Tenfiz davaları açısından irdeleyeceğiz.

Dünyada bir çok ülke bulunmakta ve bu ülkelerin gerek hukuk sistemi gerekse yönetim sistemleri farklılık göstermektedir. Bu nedenle tüm ülkelerde ortak bir mahkeme kararı formatı bulunmamaktadır. Kaldıki sözkonusu mahkeme kararının içeriğinin teyit edilmesi uzun bir süreç alacaktır.

Bu itibarla; tanıma ya da tenfiz davası açısından, davaya konu edilen bir yabancı mahkeme kararının gerçekte bir mahkeme kararı olup olmadığı, hangi ülke ve hangi mahkemeden verildiği, hangi tarihte karar verildiği kim tarafından tasdik edildiği, evrak üzerinde mühür olup olmadığı hususlarının tespiti; kararı veren mahkemeye sormadan ve teyit ettirmeye gerek kalmadan apostil şerhi verilmek suretiyle sağlanabilmektedir.

Bu nedenle tanıma ve tenfiz davasında apostil şerhi zorunlu bir unsurdur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı