Ceza Hukuku

Ceza Avukatı, Müdafi Ve Zorunlu Müdafilik

Ceza Avukatı :

Uygulamada sıklıkla Ceza Avukatı, Müdafi ve Vekil kavramlarının birbiriyle karıştırıldığını görmekteyiz. Ancak bu kavramlar birbirinden farklı olduğu gibi başlı başına müdafi ve vekil sıfatları  Ceza Avukatına farklı yetki ve yükümlülükler yüklemektedir. Ceza Avukatı bir bütün olarak Ceza Yargılamasında hem vekil ve hem de müdafi olarak görev yapan avukatı ifade etmektedir. Ceza Muhakemesi Hukuku’na göre ceza avukatı:

  • Müşteki, mağdur, katılan, suçtan zarar görenin haklarını savunmak için vekil olarak
  • Şüpheli veya Sanık savunmalarını yapmak ve yardımcı olmak için müdafi olarak

ceza yargılamasına katılır.

Dolayısıyla ceza avukatı, müşteki, mağdur, katılan, suçtan zarar gören vekilliği ile şüpheli ve sanık müdafiliği kavramlarını kapsayan bir üst tanımlamadır. Ceza yargılamasında ceza avukatının haklarını koruduğu taraf itibariyle ya vekil ya da müdafi olarak katılmaktadır.

Ceza Avukatı Nedir?

Müdafi nedir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. Maddesinde Şüpheli veya sağın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukata müdafii denir.

Tanımlar
Madde 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
….
c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,
….

İfade eder.

Bazen uygulamada hatalı olarak sanık tarafından seçilen Avukatın Şüpheli Vekili, Sanık vekili olarak isimlendirildiğini görmekteyiz. Çünkü ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığı gerek kollukta gerek Cumhuriyet Savcılığında ifade almada gerekse ceza davasında savunmasını yapan avukata müdafi denilmelidir. Yardımından faydalanılan avukatın şüpheli/sanık tarafından veya Baro tarafından görevlendirilmesi önem arzetmemektedir.

En kısa ifade ile; Ceza Yargılamasında şüpheli veya sanığın vekili olmaz, Müdafii olur

Çünkü ceza muhakemesinde müdafi şüpheli ya da sanığın temsilcisi değildir. Şüpheli ve ya sanığın savunmasını yapan, savunmasına yardımcı olan kişidir. Bu nedenle kanun koyucu tarafından avukat ya da vekil olarak isimlendirilmemiş, müdafii olarak nitelendirilmiştir.

Müdafi Nedir?

Bir Şüpheli Veya Sanık Kaç Tane Müdafi Yardımından Yararlanabilir ?

Ceza Muhakemesi Kanunu’n 149. Maddesinde, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir ya da birden fazla müdafinin yardımından yararlanabileceği belirtilmiştir. Burada şüpheli ve ya sanık müdafinin sayısı bakımından herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.

Madde 149 – (1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

Müdafi sayısı bakımından sınırlamanın bulunmaması ana kural iken bunun iki istisnası vardır. Yine 149. Maddenin 2. Fıkrasında düzenlenmiştir.

(2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

Dikkat edilirse burada ifade alma sırasında hazır bulunabilecek avukat açısından sınırlama söz konusu olup üç müdafi ile sınırlandırılmıştır. İfade alma dışında şüpheli veya sanığın soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında birden fazla müdafinin yardımından yararlanması mümkündür.

İkinci istisna 03/10/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 Kanun Hükmünde Kararname ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 149. Maddesinin ikinci fıkrasının sonuna ikinci cümle olarak eklenmiştir.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

Sadece örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından getirilen istisna hükmü ile kovuşturma aşamasında duruşmada sanığın en fazla üç müdafinin bulunabileceği hükme bağlanmıştır.

Bir Avukat Aynı Dosyada Kaç Tane Şüpheli Ya Da Sanığın Müdafiliğini Üstlenebilir?

Şüpheli veya sanık birden fazla müdafinin yardımından yararlanabileceği gibi bir avukat, birden fazla şüpheli veya sanığın müdafiliğini üstlenebilir.

Bunun tek istisnası şüpheli ve sanıklar arasında menfaat çatışmasının bulunması halidir. Birden fazla şüpheli ve sanığın aralarında menfaat çatışması bulunması halinde ayrı müdafilerin yardımından faydalanabilirler. Bir başka deyişle, bir avukatın; aralarında menfaat çatışması bulunan şüpheli veya sanıkların müdafiliğini üstlenmesi mümkün değildir.

Üstelik bu hususta Avukatlık Kanunu‘nda da düzenleme bulunmaktadır. Avukatlık Kanunu md. 38/b:

“Avukat…

b)Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa,

….

Teklifi reddetmek zorunluğundadır.
Bu zorunluluk, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar

Müdafinin seçimi:

Müdafilik, ihtiyari ve ya zorunlu olabilir. Müdafiliğin ihtiyari olması demek, müdafinin şüpheli tarafından seçilerek yardımından faydanılması demektir. Zorunlu müdafilik ise şüpheli veya sanığın kendisine hukuki yardımından faydalanacağı bir müdafinin atanmasını talep etmesi ya da şüpheli ve ya sanığın talebi olmaksızın kanunda öngörülen suç tiplerinde ve koşullarda görevlendirilen avukatı ifade eder.

Zorunlu müdafilik:

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. Maddesinde zorunlu müdafiliğe ilişkin olarak iki usul benimsenmiştir.

  • Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merci ya da sorguyu yapan Sulh Ceza Hakimi’nin istemi üzerine,
  • Kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine,

Soruşturma ya da Kovuşturmanın yapıldığı yer Barosu tarafından şüpheli veya sanığa müdafi görevlendirilir.

Zorunlu Müdafilik Halleri:

1- Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Maddesinde düzenlenen zorunlu müdafilik halleri:

a) Şüpheli Veya Sanığın Talep Etmesi Üzerine Zorunlu Müdafilik:

Ceza Muhakemesi Kanunu’n 150. Maddesi gereğince: Şüpheli veya sanığa isnat edilen suç niteliğine ve suçun cezası (yaptırımı) na bakılmaksızın, şüpheli ve sanığın talebi üzerine kendisine müdafi görevlendirilir.

(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
Burada her ne kadar şüpheli ve sanığın talebi olsa da, Baro tarafından avukatın, şüpheli ve ya sanığa müdafii olarak görevlendirilmesi nedeniyle zorunlu müdafilik söz konusudur.

Zorunlu Müdafilik Nedir?

b) Şüpheli Veya Sanığın Kişisel Durumu Nedeniyle Zorunlu Müdafilik:

Şüpheli veya sanık talep etmese dahi Ceza Muhakemesi Kanunu’n 150/2. Maddesinde belirtilen kişilere müdafi görevlendirilmesi gerekir.

Şüpheli veya sanığın;

  • Çocuk olması (18 yaşından küçükler)
  • Kendisine savunamayacak derecede malul,
  • Sağır ve dilsiz ,

Olmaları halinde şüpheli veya sanığın talebi olmaksızın müdafii görevlendirilmesi yapılmak zorundadır. Müdafi olmadan bu kişilerin ifadeleri alınamaz.

c) Hapis Cezasının Miktarı Nedeniyle Zorunlu Müdafilik

Yine şüpheli veya sanığın talebi aranmaksızın şüpheli veya sanığa isnat edilen suçun alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan olması halinde soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında zorunlu müdafi görevlendirilecektir.

1- Alt sınırı 5 yıl hapis cezasını gerektirir bir suç isnat edilen şüpheli veya sanık müdafii olmadan ifadesi alınamaz, sorgusu yapılamaz ve duruşmada savunması alınamaz.

2- Gözlem Altına alınan kişiye zorunlu müdafilik

Ceza Muhakemesi Kanunu 74. Maddesinde :

Gözlem altına alınma
Madde 74 – (1) Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için; uzman hekimin önerisi üzerine, Cumhuriyet savcısının ve müdafiin dinlenmesinden sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına, soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karar verilebilir.
İşte 74. Madde gereğince gözlem altına alınacak kişiye talebi aranmaksızın, hakim veya mahkemenin istemi üzerine baro tarafından zorunlu müdafii görevlendirilir.

3- Ceza Muhakemesi Kanunu 91. Maddesinin 7. Fıkrasında:

Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
CMK.’nun 96. Maddesinde belirtilen gözaltı süresinin sonunda, eğer kişi halen bırakılmamış ise Sulh Ceza hakimi’ne sorguya çıkarılır. İşte Sulh Ceza Hakimi’nce yapılan sorguda şüpheli talep etmemiş olsa dahi şüpheliye bir zorunlu müdafi görevlendirilecektir.

5- Tutuklama için sevk edilen şüpheli ve sanık için:

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 101/3. Maddesi uyarınca “tutuklanmak üzere Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen” şüpheliye talebi olsun olmasın zorunlu müdafi görevlendirilecektir.

6- Tutukluluğu Uzatma Kararı Verilirken :

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. Maddesi uyarınca Tutukluğu uzatma kararı verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı, şüpheli ve müdafinin görüşü alınmalıdır. Bu aşamada müdafisi olmayan şüpheliye müdafi görevlendirilmesi zorunludur.

7-Sanığın duruşma salonundan çıkarılması halinde :

Ceza Muhakemesi 204. Maddesinde “Sanığın duruşma salonundan dışarı çıkarılması”nı düzenlemiştir. Duruşmanın ve yargılamanın güvenliği açısından duruşma salonundan dışarı çıkarılan şüphelinin müdafinin bulunmaması halinde mahkemece bir müdafinin görevlendirilmesi istenir.

Madde 204 – (1) Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır.

8- Sanığın Kaçak olması halinde:

Sanığın kaçak olması halinde duruşma yapılabilmesi için mahkemece müdafi görevlendirilmesi talep edilir.

Ağır Ceza Avukatı Nedir?

Ceza Avukatı İle İlgili Olarak Sık Sorulan Sorular :

Ağır Ceza Avukatı Nedir?

Lütfen Dikkat! Ağır Ceza Avukatı diye bir avukatlık türü, avukatlık ünvanı ya da sıfatı yoktur.

Başta Avukatlık Kanunu olmak üzere, Türk Ceza Kanunu’nda, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda ya da başkaca hiçbir kanunda “Ağır Ceza Avukatı” şeklinde bir ifade, bir cümle, bir tanımlama yoktur.

Dolayısıyla bir avukatın kendisini “ağır ceza avukatı” şeklinde tanımlaması, bu yönde ifadeleri kullanması, meslek etiğine aykırı olduğu gibi kanaatimce avukatlık mesleğinin gerektirdiği vakar ve avukatlık itibarına yakışmayan bir tutumdur.

Bir avukat, kendisini ceza avukatı olarak tanımlayabilir ya da günlük hayatta “falanca avukat Ceza Avukatıdır” şeklinde bir ifade kullanılabilir.  Böyle bir ifade ile söz konusu avukatın faaliyet alanını ceza davaları konusunda yoğunlaştırdığını, dosyalarının büyük çoğunluğunun ceza davalarından oluştuğunu ifade etmek için kullanılır.

Lütfen kendisini Ağır Ceza Avukatı şeklinde tanımlamaya çalışan bu kişilere temkinli yaklaşın.

Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Bir Davaya Hangi Avukat Bakar?

Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen davalarda haklarınızı savunabilmesi için  için bir Ceza Avukatı ile görüşmelisiniz.

Ceza Avukatınız;

  • Müşteki, mağdur, katılan, suçtan zarar görenin haklarını savunmak için vekil olarak (Yani müşteki vekili, katılan vekili vs.
  • Şüpheli, Suça Sürüklenen Çocuk veya Sanık savunmalarını yapmak ve yardımcı olmak için müdafi olarak

görevini ifa edecektir. 

Ceza Avukatını Nasıl Bulabilirim?

Avukatlık mesleğine başlayabilmesi için bir avukatın bürosunun bulunduğu İldeki Baroya kayıt olmak zorundadır. Söz konusu baroya kayıt olması halinde Avukatlık Levhasına kaydı yapılacaktır.

Dolayısıyla bir avukata ulaşabilmek için söz konusu baronun Baro Levhasına bakabilirsiniz. Bunun için internetin imkanlarından faydalanabilirsiniz.

Ya da Türkiye Barolar Birliği’nin web sitesinden https://www.barobirlik.org.tr/AvukatArama linkinde yer alan levhadan avukat sorgulayabilirsiniz.

Ancak hiçbir zaman Baro Levhasında, bir avukatın ceza avukatı ya da boşanma avukatı olduğuna dair bir bilgi yer almaz.

Dolayısıyla ceza avukatı araştırması yapmalısınız. Bu araştırmayı yapmadan önce  Avukat Arayışında Bulunanlar İçin İpuçları başlıklı yazımızı okumanızı önemle tavsiye ediyoruz.

Ceza Avukatım Var Duruşmaya Gitmek Zorunda Mıyım?

Ceza avukatınız olsa da olmasa da duruşmaya gitmek zorundasınız. Mahkemece kabul edilebilir bir mazeretiniz olmadan duruşmaya gitmezseniz  hakkınızda Zorla Getirme Emri çıkartılır.

Ceza Avukatı Sanık Yerine İfade Verebilir Mi?

Avukatların diğer hukuk dallarında görevi genelde vekalet görevidir. Yani  avukat, kendi müvekkilini temsil eder. Kendi müvekkili adına açıklamalarda bulunur.

Oysa Ceza Yargılamasında Ceza avukatının sanık müdafi olarak yaptığı iş kendi müvekkilinin beyan ya da savunmalarından yola çıkarak, hukuk tekniği bakımından, hukuki araçlar ile savunmaktır.

Ceza Yargılamasında maddi hakikate ulaşmak için Suç teşkil eden olayın ne şekilde gerçekleştiği konusunda gerek müşteki ya da mağdurun gerekse şüpheli, ya da sanığın olayı anlatması istenecektir. Mahkeme bu beyan ya da savunmaları alırken gerektiğinde taraflara sorular yöneltecektir. Yine bu sorulara tarafların bizzat kendileri cevap vermek zorundadır.

Çünkü ceza yargılaması geçmişte yaşanmış, sonuçlanmış bir olayın mahkemede; tarafların beyan ve savunmaları, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları ile canlandırılması temeline dayanır. Bu şekilde olayın ne şekilde gerçekleştiği, ne zaman gerçekleştiği, kimin suçlu kimin masum olduğu hususu, yani maddi hakikat ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır.

Bir olayın ne şekilde gerçekleştiğini, nasıl gerçekleştiğini sadece taraflar ve olaya şahit olan tanıklar bilmektedir. Olayın gerçekleştiği esnada orada bulunmayan bir avukatın bu konuda müvekkil yerine geçerek olayı anlatması beklenemez.

Dolayısıyla Ceza Avukatınız da olsa olayın ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin savunmalarınızı bizzat kendiniz vermek zorundasınız.Ancak bu duruşmada yalnız olduğunuz anlamına gelmemektedir. Tecrübeli ceza avukatı  gerek duruşma öncesinde yapacağınız çalışma ile gerekse duruşmada size yönelteceği sorular ve sizin verdiğiniz cevaplar ile gayet güzel sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Kural olarak: Sanığın savunması alınmadan (Sanık bizzat dinlenmeden) sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamaz!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu