Olağan Dışı (Olağanüstü) Evlenmeye İzin Davası
Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davası, adından da anlaşılacağı üzere; hukuk sistemimizde çok istisnai nitelikli bir dava türüdür. Kural olarak her hukuk sisteminde bir evlenme yaşı öngörülür. Ana kural olarak hukuk sistemimizde 18 yaşını dolduran bireyler kimsenin izin ve rızasına bağlı olmaksızın kendi hür iradeleri ile resmi ve yetkili memur önünde evlenme beyanlarını sunarak evlenebilirler.
Bu kuralın düzenlenme sebebi de ;18 yaş altında evlendirilen çocukların fiziksel, cinsel ve ekonomik şiddete daha çok uğradıkları, bu çocukların evliliği bilinçli olarak yapmadıkları ve evlenerek büyük çoğunluğunun eğitim sistemi dışında bırakıldığı, bu nedenle çocukların ruh sağlıklarının bozulduğu, depresyon kaygı bozuklukları, davranış ve durum bozuklukları gibi uyum sorunları yaşadıkları, istenmeyen gebelikler sonucu ruh sağlıklarının bozulduğu ve sağlıklı nesiller yetiştirilebilmesi için erken evliliklerin önüne geçilmesi ve gereken her türlü önlemin alınması şeklinde düşünülebilir.
Bugün size, toplumumuzda belki de en çok merak edilen ama hukuki detayları en az bilinen konulardan birini, yani “Olağan Dışı (Olağanüstü) Evlenmeye İzin Davası”nı anlatmak için buradayım. Genç yaşta evlilikler, kültürümüzde ve gündelik hayatımızda sıkça karşımıza çıkan bir gerçek olsa da, Medeni Kanunumuzun bu konuya nasıl yaklaştığını, hangi şartlar altında bu tür evliliklere izin verildiğini ve bu sürecin hukuki boyutlarını çoğu zaman tam olarak bilemiyoruz.
Bir hukukçu olarak, bu hassas konuyu ele alırken hem bilgilendirici hem de anlaşılır bir dil kullanmayı hedefliyorum. Amacım, hukuki terimlerin ardında yatan gerçekleri, yaşanmış örneklerle açıklayarak, bu karmaşık görünen sürecin aslında nasıl işlediğini sizlere aktarmak. Evlilik, hayatın en önemli kararlarından biri; peki ya bu karar, kanunların belirlediği olağan yaş sınırının altında alındığında neler oluyor? İşte bu yazıda, merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarını bulacaksınız.
Kanuni Evlenme Yaşı ve İstisnaları
Türk Medeni Kanunu’muza göre, evlenmek için belirlenen olağan evlenme yaşı kadın ve erkek için 17 yaşını doldurmuş olmaktır. Yani, 17 yaşını tamamlayan her birey, anne babasının rızasıyla evlenebilir. Ancak, kanun koyucu, bazı istisnai durumlarda bu yaş sınırının altına inilmesine de olanak tanımıştır. İşte bu durum, olağan dışı evlenme yaşı olarak adlandırılır ve hem kadın hem de erkek için 16 yaşını doldurmuş olmayı gerektirir.
Özetlemek gerekirse:
- 18 yaşını dolduran bireyler (kadın ya da erkek) kimsenin izin ve rızasına bağlı olmaksızın evlenebilirler.
- 17 yaşını dolduran bireyler, anne ve babasının rızasıyla evlenebilirler.
- 16 yaşını dolduran bireyler ancak hakim kararıyla evlenebilirler.
Peki, 16 yaşını dolduran herkes evlenebilir mi? İşte tam da bu noktada, “Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davası” devreye giriyor.
Yasal Mevzuat:
Türk Medeni Kanunu‘muzun Evlenme Ehliyeti ve Engelleri başlıklı bölümünde evlenme yaşı 124. maddede düzenlenmiştir.
Madde 124- Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.
Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.
Olağan Dışı Evlenmeye İzin Davası Nedir ve Nasıl Açılır?
Bu dava, adından da anlaşılacağı üzere, 16 yaşını doldurmuş ancak 17 yaşını henüz doldurmamış bir genç kızın veya erkeğin, evlenebilmek için mahkemeden izin istemesi anlamına gelir. Ancak bu izin, öyle her durumda verilmez.
Dava açabilmenin koşulları:
-
Evlenme İzni Alacak Kişi 16 Yaşını Doldurmuş Olmalıdır
Türk Medeni Kanunu’na göre evlenme yaşı normal şartlarda 17’dir. Ancak bazı özel durumlarda, 16 yaşını doldurmuş gençlerin evlenmesine mahkeme kararıyla izin verilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: 16 yaşını doldurmuş, 17 yaşından gün almış olmak yeterlidir. Yani kişinin 16 yaşını bitirmiş olması, bu izni talep edebilmesi için asgari şarttır.
Bu yaşın altındaki bireyler için hiçbir şekilde evlenme izni verilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla hâkim, ilk olarak başvuru sahibinin yaşıyla ilgili bu koşulun sağlanıp sağlanmadığını kontrol eder.
-
Olağanüstü Bir Durum ve Pek Önemli Bir Sebep Bulunmalıdır
Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davasında, yalnızca yaş şartının sağlanmış olması, tek başına evlenmeye izin verilmesi için yeterli değildir. Kanun açıkça, Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davasında böyle bir izin verilebilmesi için “olağanüstü bir durum” ve “pek önemli bir sebep” bulunmasını şart koşmaktadır.
Kanun “olağanüstü bir durum” ve “pek önemli bir sebep” derken bu durum ve sebeplerin hangisi olduğunu belirtmemiştir. Çünkü bu durum ve sebeplerin önceden öngörülebilmesi pek de mümkün görülmemektedir.
Dolayısıyla başvuru sonrasında “olağanüstü bir durum” ya da “pek önemli bir sebep” olup olmadığını takdir edecek kişi aile mahkemesi hâkimidir. Yani başvuru sahibi evlenmeyi zorunlu kılan bir durum yaşıyor olabilir, ancak hâkim bu durumun gerçekten “olağanüstü” ve “önemli” olduğuna kanaat getirmelidir.
Uygulamada sık karşılaştığımız örnekler şunlardır:
- Gebelik: Genç bir kadının hamile kalmış olması, evlenmenin hem çocuk hem de anne açısından zorunlu ve acil hâle gelmesine neden olabilir.
- Ailesel kayıplar: Anne ve babasını kaybeden bir genç, güvenli bir yaşam alanı için evlilik yolunu tercih etmek zorunda kalabilir.
- Karı koca gibi yaşama: Tarafların uzun süredir birlikte yaşamaları ve bu birlikteliğin artık resmiyete dökülmesinin hem toplumsal hem de hukuki olarak gerekli hâle gelmesi hâkim tarafından olağanüstü durum kabul edilebilir.
Her olay kendi içinde değerlendirilir. Dolayısıyla başvuru yapılmadan önce bu şartların gerçekten mevcut olup olmadığı dikkatlice analiz edilmelidir.
-
Mahkeme, Olanak Bulundukça Anne, Baba veya Vasiyi Dinlemelidir
Birçok kişi, mahkemenin evlenme izni vermeden önce mutlaka anne ve babayı dinlemesi gerektiğini düşünür. Ancak bu doğru değildir. Anne, baba ya da yasal vasinin dinlenmesi kanunen zorunlu bir ön şart değil, mümkünse yapılması gereken bir işlemdir.
Yani, eğer ebeveynler hayatta değilse, nerede oldukları bilinmiyorsa ya da mahkeme onlara ulaşamıyorsa, bu durum evlenme izni verilmesine engel teşkil etmez.
Nitekim kanun koyucu da bu noktayı açıkça düzenlemiştir: “Bu kişilerin dinlenmesi mutlak bir zorunluluk değil, ihtiyarîdir; olanak bulunduğu ölçüde yapılır.” Yani hâkim, anne, baba ya da vasiyi dinleyebilecek durumdaysa bunu yapar; ancak dinleyememesi davanın ilerlemesine ve karar verilmesine engel olmaz.
Davanın İşleyişi:
Yetkili Mahkeme:
Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davasına bakmaya yetkili mahkeme, Aile Mahkemeleridir. Eğer Aile Mahkemesi olmayan bir yerde yaşıyorsanız, bu görevi Asliye Hukuk Mahkemeleri üstlenir. Davayı açacak kişinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi yetkilidir.
Hasımsız Dava:
Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davası, hukuken “çekişmesiz yargı” konusudur. Ne demek bu? Yani, ortada iki tarafın karşı karşıya geldiği, birbirine husumet beslediği bir dava yoktur. Evlenmek isteyen kişi, mahkemeden sadece bir izin talebinde bulunur. Bu nedenle, evlenmek istenilen kişiye bile karşı taraf olarak gösterilmez, dava tek taraflı açılır.
Duruşma Şartı:
Hakim, evrak üzerinden, yani sadece dilekçe ve belgelere bakarak karar veremez. Mutlaka bir duruşma yapılır ve evlenmek isteyen kişi bizzat dinlenir. Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davasında, hakimin evlenme olgunluğu konusunda şüpheleri olursa, bir uzmandan (pedagog, psikolog gibi) görüş alması da söz konusu olabilir.
Ana ve Babanın Dinlenmesi:
Kanun, mahkemenin mümkünse anne ve babayı (veya vasiyi) da dinlemesini emreder. Onların görüşleri de mahkeme için önemli bir veri teşkil eder. Ancak yukarıda da belirttiğimiz üzere bu zorunlu değil ihtiyaridir.
Delillerin Toplanması:
Olağanüstü durum ve pek önemli sebebin varlığı, somut delillerle kanıtlanmalıdır. Mahkeme, sunulan tüm delilleri titizlikle inceler ve ancak bu şartların varlığına kanaat getirirse evlenmeye izin verir. Bu hususta tanık dinlenmesi yoluna gidilir. Varsa başkaca deliller de sunulabilir.
Neden Bir Avukattan Destek Almalısınız?
Bu tür davalar, her ne kadar “çekişmesiz yargı” konusu olsa da, Olağan dışı (olağanüstü) evlenmeye izin davası çok hassas ve önemlidir. Mahkemenin, evlenmek isteyen kişinin olgunluğunu ve evlenmeye neden ihtiyaç duyulduğunu tam olarak anlaması gerekir.
- Hukuki süreçlerin karmaşıklığı,
- Doğru dilekçe hazırlanması,
- Gerekli delillerin eksiksiz sunulması,
- Hakim karşısında doğru ifade verilmesi,
gibi konularda profesyonel bir avukatın desteği, davanın olumlu sonuçlanması açısından büyük önem taşır. Tecrübeli bir avukat, sizin durumunuzu en doğru şekilde mahkemeye aktararak, sürecin sağlıklı ve hızlı ilerlemesini sağlayacaktır.
Konuyla ilgili sorularınız var ise yorum kısmından ya da iletişim kanallarından bize ulaşabilirsiniz.