Ceza Hukuku

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı (CMK. 231)

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Nedir? (CMK.231)

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı: Sanığa isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin mahkemece tespit edildiği, cezasının tayin edildiği,  ancak sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ve belirlenen denetim süresi içerisinde tekrar suç işlenmemesi halinde açıklanmayan mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılması anlamına gelen bir ceza hukuku kurumudur. 

Örnekle anlatmak gerekirse, bir suç ile ilgili olarak, suçun faili (sanık) hakkında yapılan yargılama sonucunda; suçun, sanık tarafından işlendiği mahkemece sabit olmaktadır. Sanık hakkında uygulanacak cezanın türü (mahkumiyet – adli para cezası) ve miktarı da belirlenmektedir. Ancak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluştuğundan,  bu ceza hükmü açıklanmamaktadır.

Eğer sanık, belirlenen denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemez ise; denetim süresi sonunda dava düşmekte ve bu mahkumiyet hükmü ortadan kaldırılmaktadır. Sanık adeta bu suçu işlememiş hale gelmektedir. 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Yasal Düzenlemelerin Tarihçesi:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu ilk kez 15/07/2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu‘nun 23. maddesi ile sadece çocuklar hakkında uygulanmak üzere hukukumuza girmiştir. 

Önceleri sadece çocuklar hakkında uygulanan bu kurum 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasa ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231. maddesine eklenen fıkralar ile büyükler için de uygulanmaya başlanmıştır. 

Yetişkin sanıklar yönünden başlangıçta sadece şikayete bağlı suçlar yönünden uygulanan ve hükmolunan cezanın bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen bu düzenleme ile ilgili olarak 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’n 231. maddesinde değişiklik yapılmış ve buradaki ceza alt sınırı iki yıl hapis veya daha az hapis veya adli para cezaları şeklinde değiştirilerek düzenlemenin etkisi genişletilmiştir. 

Yasanın ilk halinde sanığın yada suça sürüklenenin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin beyanı alınmaksızın bu karar verilebilmekte iken 25/07/2010 tarihinde 6008 Sayılı Kanun’un 7. maddesi ile “sanığın kabul etmemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” cümlesi eklenmiştir. 

28/06/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile “Denetim Süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiştir. 

Şu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı hem çocuklar hem de büyükler hakkında uygulanmakta sadece denetim süresi bakımından bir farklılık bulunmaktadır. 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) İçin Gerekli Koşullar Nelerdir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’n 231. maddesine bakıldığında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İçin gerekli koşulları suç, ceza ve sanık yönünden üçlü bir ayırıma tabi tutarak incelememiz gerekir.

Suça İlişkin olarak Koşullar:

HAGB Yasağının Bulunmaması Gerekir. Sanığa isnat edilen ve mahkemece sabit görülen eylemin Anayasa’nın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması gerekir.

Hükmolunan Cezaya İlişkin Koşullar:

Sanık hakkında hükmolunan cezanın,

  • iki yıl veya daha az hapis cezası olması,
  • Ya da Adli Para Cezası Olması

gerekir. Dikkat edilecek olursa hapis cezası ile ilgili iki yıllık bir sınır var iken adli para cezaları yönünden herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Yani adli para cezasının miktarı ne olursa olsun diğer koşulların varlığı halinde Hükmün Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir.

Sanığa İlişkin Koşullar:

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması gerekir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, sanığın suç tarihinde kasıtlı bir suçtan sabıkasının bulunmaması gerekir.

Adli Sicilde yer alan Taksirli Suçlar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel değildir.

Adli Sicilde yer alan kasıtlı suç mahkumiyetinde, cezanın adli para cezası veya hapis cezası olması arasında bir fark yoktur. Bir başka deyişle daha önce işlenen ve suç tarihi itibariyle adli sicilde görünen ceza adli para cezası da olsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.

Adli Sicilde yer alan hapis cezasının süresi ya da adli para cezasının miktarı önem arz etmemektedir.

Sanığın; Mağdurun veya Kamunun Zararlarını Gidermiş Olması Gerekir.

İşlenen suç nedeniyle mağdurun ya da kamunun bir zararı oluşmuş ise, bu takdirde zararın

  • aynen iade,
  • suçtan önceki hale getirme,
  • veya tazmin (bedelini ödeme)

şeklinde tamamen giderilmesi gerekir.

Dikkat edilmesi gereken husus burada giderilmesi istenen zarar maddi zarar kalemleridir.

Zararın kim tarafından giderildiği önem arz etmez. Fail ya da fail adına bir başkası bu zararı giderebilir.

Sanığın Yeniden Suç İşlemeyeceği Yönünde Mahkemede Kanaat Oluşması:

Sanığın kişilik özellikleri, duruşmada takınmış olduğu tutum ve davranışları, eylem ve söylemleri itibariyle  mahkeme/hakimde tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşması gerekmektedir.

Bu yönüyle, burada hakimin takdir yetkisi bulunmaktadır. Olumlu bir kanaat oluşmadığı takdirde, mahkemece sanık hakkında diğer koşullar oluşsa bile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyebilir.

Sanığın, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Olumsuz Beyanının Olmaması:

Mahkemece yapılacak yargılama sırasında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimaline binaen hakkında HAGB hükmü verilmesini isteyip istemediği sorulur. Eğer sanık “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemiyorum” şeklinde olumsuz bir beyan vermezse sanık hakkında hükmün açıklanması kararı verilebilir.

Bir başka deyişle, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemeyen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.

Sanık Hakkında Daha Önce Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Kararın Bulunmaması:

Aynı sanık hakkında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.

Dikkat edilmesi gereken husus, suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi halinde tekrar HAGB hükümlerinin uygulanmayacağıdır.

Tüm bu koşulların tamamının varlığı halinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İçin Talep Gerekli Midir?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı İçin Sanığın Talepte Bulunması Gerekir Mi?

Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması için ne sanığın ne de başka bir yargılama unsurunun talepte bulunması gerekmemektedir. 

Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusunda gerekli koşulların oluşup oluşmadığını mahkeme/hakim kendiliğinden (re’sen) değerlendirme yapılacaktır. 

Yani mahkeme hakimi;

  1. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan adli sicil kaydının (sabıkasının) bulunmadığını,
  2. Atılı suç ile ilgili olarak karşılığı olarak; cezanın iki yıl veya daha az hapis cezası ya da Adli Para Cezası olarak düzenlendiğini, 
  3. Sanığın katılanın zararlarını gidermiş olduğunu,
  4. Duruşmadaki tavırları itibariyle bir daha suç işlemeyeceği kanaatine varırsa,

Sanık talep etmeden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini isteyip istemediğini soracaktır.

Mahkeme bu koşulların oluşup oluşmadığını kendiliğinden değerlendireceği gibi, buna ilişkin kanaatini ve takdirini gerekçeli olarak denetime elverişli surette kararında belirtmek zorundadır. 

HAGB Kararının Niteliği Nedir?

Hükmün Açıklanmasının geri bırakılması kararı, ilk defa suç işlemiş (daha doğrusu suça öyle ya da böyle bir şekilde bulaşmış), iyi niyetli, dürüst şahıslara tanınan ikinci bir şans anlamına gelir.

Adeta sanığa “evet bu suçu işlemişsin, daha önce kasıtlı bir suçtan sabıkan yok, mağdurun ya da kurumun zararlarını da gidermişsin, kişilik özelliklerini ve tutum-davranışlarını değerlendirdik bir daha suç işlemeyeceğini umuyoruz,  sana ikinci bir şans veriyoruz. Eğer beş yıl boyunca hiçbir suç işlemez isen bu cezayı işleme koymayacağız. Beş yıl sonra sanki beraat etmiş gibi olacaksın. Eğer beş yıl içerisinde suç işlersen bu takdirde şimdi hükmettiğimiz ceza ile birlikte işlediğin suçun da cezasını ayrı ayrı çekeceksin.” denilmektedir.

HAGB Kararlarında, sanık hakkında hükmolunan ceza açıklanmamaktadır. Bu yönüyle “ASKIDA” bir hükümdür. Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işleninceye kadar askıda kalmaya devam edecek, suç işlenince askıdan alınarak işleme konulacaktır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını Kabul Etmek Suçu Kabul Anlamına Gelir Mi

Sanığın; Hakkında HAGB Uygulanmasını İstemesi, Suçu Kabul Ettiği Anlamına Gelir Mi?

Yukarıda HAGB kararı verilebilmesi için gerekli koşullardan bir tanesinin, sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına en azından rızası olması gerektiğini belirtmiştik. Çünkü açıkça hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini istemeyen sanık hakkında HAGB kararı verilemeyeceğini belirtmiştik.

Uygulamada sanığın mahkemede sorgusu yapıldıktan sonra sanığa, hakkında ceza verilmesi halinde (ihtimalinde), hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediği sorulmaktadır.

Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği yönündeki beyanı, suçu ya da cezayı kabul ettiği anlamına gelmemektedir.

Çünkü burada henüz yargılama sonuçlanmamış sanık hakkında verilen bir ceza bulunmamaktadır. Sanık bu şekildeki beyanı suçu kabul ya da ikrar anlamına gelmeyecektir.

Yargılamanın herhangi bir süjesi tarafından, sanığın bu beyanı suçu kabul ya da ikrar olarak değerlendirilemeyecektir. Mesela, müşteki taraf “Sanık suçu işlemeseydi, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmezdi” diyemez. 

Mahkemece Sanığa,  HAGB Uygulanmasını İsteyip İstemediğinin Sorulması Ceza Verileceği Anlamına Gelir Mi?

Hayır, çünkü henüz yargılama devam etmektedir. Sanığın savunması alınmış olabilir ancak delillerin tam olarak toplanması, mağdur, suçtan gören veya katılanın beyanlarının alınması gerekir.

Dikkat edilecek olursa, HAGB uygulanmasını isteyip istemediği hususu sanığın sorgusu yapılırken (savunması alınırken) sorulmaktadır.

Mahkemece sanığa bu soru, sanık hakkında ceza verilmesi ihtimaline dayalı olarak sorulmaktadır. Sanığın yargılama sonucunda, atılı suçtan beraat etmesi pekala mümkündür.

Hapis Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması :

Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, cezanın kanunda öngörülen sınırı değil mahkemece hükmolunan cezadır. Örneğin sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde hakkında 3 yıl hapis cezasını gerektirdiği tespit edildikten sonra yapılacak takdiri indirimlerle veya kanunda yer alan diğer cezada indirim nedenleri uygulanması sonucu (örneğin sağır ve dilsizlik, ya da yaş küçüklüğü vs.) sonuç olarak hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis cezası ise diğer koşulların da varlığı halinde HAGB uygulanacaktır. Bir başka ifadeyle kanunda öngörülen ceza değil, netice olarak mahkemece hükmolunacak cezaya bakılır.

Bu durum çocuklar (18 yaşını doldurmamış) için de geçerlidir. Yani suçun faili 18 yaşından küçük de olsa hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az hapis cezasına hükmolunması gerekir.

Adli Para Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması:

Sanık hakkında mahkemece adli para cezasına hükmetmiş ise bu durumda adli para cezasının miktarına bakılmaksızın (diğer koşulların da varlığı halinde) Hükmün Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Bir başka ifadeyle hapis cezası açısından iki yıl sınırı var iken, adli para cezasında cezanın miktarı konusunda herhangi bir sınırlama yoktur.

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İtiraz Edilebilir Mi?

HAGB Kararına İtiraz Edilebilir Mi?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardandır. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına itiraz edilmesi mümkündür.

Zaten hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde hangi süre içerisinde hangi mahkemeye itiraz edilebileceği hususu kararda belirtilmek zorundadır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Karşı Ne Kadar Sürede İtiraz Edilir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararına karşı kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde itiraz edilmelidir.

HAGB Kararına İtiraz Süresi Ne Zaman Başlar?

Eğer kararın verildiği duruşmada sanık hazır bulunuyor ise, kararın verildiği duruşmadan itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir. Kararın duruşmada hazır bulunanlara bildirilmesi işlemine tefhim denilir.

Eğer kararın verildiği duruşmada sanık hazır değil ise, yani sanığın yokluğunda karar verilmiş ise; gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde karara itiraz edebilir.

Aynı durum katılan için de geçerlidir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararına Karşı Nasıl İtiraz Edilir?

Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, taraflar; kararın duruşmada öğrenilmesi halinde öğrenme tarihinden itibaren, kararın verildiği duruşmada hazır bulunmayanlar ise gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içinde itiraz dilekçesi ile itiraz edebilirler.

İtiraz dilekçesi kararı veren mahkemeye verilecektir.

unutulmamalıdır ki; İtiraz dilekçesinin bir ceza avukatı tarafından hazırlanması hayati önem taşımaktadır.

HAGB Kararlarında İtirazı İnceleme Mercii Hangisidir?

HAGB kararları CMK. 231. maddesi gereğince itirazı kabil kararlardandır. Bu nedenle İtiraz Yargı Yoluna tabidir.

CMK.’nun 267 ve 268. maddelerinde İtiraz Kanun Yolu düzenlenmiştir. Buna göre;

Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği kararlara karşı itiraz halinde,  Asliye Ceza Mahkemesinin bağlı bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesi itirazı inceleyecektir.  Örneğin, Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen HAGB kararına karşı itiraz halinde, Gaziantep Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenecektir.

Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararlara karşı itiraz halinde, kararı veren Ağır Cezayı numara olarak takip eden Ağır Ceza Mahkemesi itirazı inceleyecektir.  Örneğin, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı itirazı, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi inceleyecektir.

Eğer tek Ağır Ceza Mahkemesi var ise en yakın Ağır Ceza Mahkemesi itirazı inceleyecektir.

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen karara karşı itirazı, Ceza Dairesini numara olarak takip eden Ceza Dairesi inceleyecektir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin HAGB kararına karşı itirazı, 4. Ceza Dairesi inceleyecektir.

HAGB Kararına Karşı İtiraz İncelemesi Nasıl Yapılır? İtirazlar hangi yönlerden incelenir?

Hükmün Açıklanmasının geri bırakılması kararının tarihçesini açıklarken bu hükmün cezanın bireyselleştirilmesi bağlamında Ceza Hukuk Sistemimize sonradan entegre edildiğini belirtmiştik.

Yargıtay, HAGB kurumunun ceza hukukumuza girdiği ilk aşamalarda HAGB kararlarının sadece şeklen incelenmesi gerektiği düşüncesinde idi. Yani sadece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde inceleme yapılması gerektiği düşüncesinde idi.

Ancak daha sonra HAGB kararlarının şeklen incelenmesinin ciddi hak kayıplarına ve adil yargılanma hakkının ağır ihlallerine neden olduğu görüldü. Üstelik bazı mahkemeler sadece şekil yönünden inceleme yaparken bazı mahkemelerin hem şekil hem de esas yönünden inceleme yapması yargıdaki yeknesaklığı (tekdüzen) bozduğu görülmüştür.

Bu nedenle Yargıtay, sadece şeklen incelenmesi yönündeki görüşünden vazgeçerek HAGB kararlarının hem şekil hem de esas bakımından incelenmesi gerektiği yönünde içtihadını değiştirmiştir.

Sonuç olarak artık HAGB kararlarına itiraz edilmesi halinde, itiraz mercii;

  • Hem Şekli olarak: Sanığın daha önce başka bir suçtan sabıka kaydının olup olmadığını, suç nedeniyle ortaya çıkan zararın karşılanıp karşılanmadığını, sanık hakkında daha önce verilen bir HAGB kararının bulunup bulunmadığını, işlenen suçun kasıtlı bir suç olup olmadığı, sanığın tutum ve davranışları bakımından sanık hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilmesinin hukuka uygun olup olmadığını,
  • Hem de esasa ilişkin olarak: atılı suçun sanık tarafından işlenip işlenmediği, yargılamada hukuka aykırı bir durum olup olmadığı, sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediğini vs.

inceleyerek itiraza ilişkin bir karar verecektir.

HAGB Kararına İtiraz İncelemesi Duruşmalı Yapılabilir Mi?

Hayır. Duruşmalı olarak itiraz incelemesi yapılmayacaktır.

5271 sayılı CMK.’ nun 271. maddesinde, kanunda aksi yazılı olmadıkça itiraz hakkında duruşma yapılmayacağı öngörülmüştür. Cumhuriyet savcısı ile müdafi veya vekilin dinlenmesi zorunlu olmadığı gibi, sanığın ve katılanın dinlenilmesi öngörülmemiştir.

Yasanın 231. maddesinde de, itirazın duruşmalı olarak yapılması öngörülmediğinden bu konudaki itirazın duruşma yapılmaksızın inceleneceği anlaşılmaktadır. CMK.’ nun 271. maddesi uyarınca gerçekleştirilen işlemin duruşmalı bir inceleme olmadığı açıktır. Çünkü, yargılamanın asıl tarafı olan sanık ve katılanın hazır bulunması istenmemiş, Cumhuriyet savcısı ile müdafi veya vekilin dinlenmesi dahi zorunlu tutulmamıştır.

HAGB Kararına İtiraz Üzerine, İtiraz Mercii, Mahkeme Yerine Geçerek Karar Verebilir Mi?

Hayır. İtiraz mercii sadece itirazın yerinde olup olmadığını inceleyecektir. Eğer itiraz yerinde görülmez ise HAGB kararına itirazın reddine karar verecektir.

Eğer itiraz merci yapılan itirazı yerinde görürse bu durumda itirazın kabulüne, HAGB kararının kaldırılmasına ve yeniden karar verilmek üzere mahkemesine dosyayı gönderecektir.

HAGB Kararına İtiraz Kabul Edilirse Ne Olur?

İtiraz mercii itirazı yerinde görür ise bu durumda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Kararı kaldırır. Dosyayı yeniden karar vermek üzere mahkemesine gönderir.

Mahkemece hemen yeni bir duruşma tarihi belirlenerek taraflara usulüne uygun tebligat gönderecektir. Belirlenen duruşma tarihinde mahkeme yeni bir karar verecektir.

HAGB Kararına İtirazın Reddine Karar Verilirse Ne Olur?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yapılan itiraz ile ilgili inceleme yapan itiraz mercii, itirazı yerinde görmez ise itirazın reddine dair karar verir. Dosyayı mahkemesine gönderir.

İtiraz merciince verilen bu karar kesin olup, itiraz merciinin vermiş olduğu bu karara itiraz edilemez.

HAGB Kararlarına Karşı Yargılamanın Yenilenmesi Yoluna Gidilebilir Mi?

Hayır, HAGB kararlarında yargılamanın yenilenmesi olmaz. Çünkü yargılamanın yenilenmesine ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 311 ve devamı maddeleri incelendiğinde, bir olağanüstü kanun yolu olarak düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumunun sadece kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilecek bir yol olduğu belirtilmiştir.

Oysa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hukuki niteliğini açıklarken, askıda bir hüküm olduğunu; bu nedenle ortada açıklanmamış ve kesinleşmemiş bir mahkeme kararı olduğunu belirtmiştik.

Şu halde ortada henüz açıklanmamış ve kesinleşmemiş bir mahkeme hükmü olduğundan HAGB kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün değildir.

HAGB Denetim Süresi Ne Kadar Olacaktır?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Halinde Denetim Süresi Ne Kadar Olacaktır?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında denetim süresi bakımından suç failinin,  suç tarihindeki yaşı bakımından bir ayrıma gidilmiştir.

Eğer suç tarihinde 18 yaşından küçük ise (Suça Sürüklenen Çocuk), bu takdirde denetim süresi Çocuk Koruma Kanunu 23. maddesi uyarınca 3 yıl olacaktır.

Eğer suç tarihinde 18 yaşından büyük ise (sanık), takdirde denetim süresi 5 yıl olacaktır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece bir denetim süresi öngörüldüğünü bu denetim süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde hükmün açıklanmayacağı ve davanın düşmesine karar verileceğini belirtmiştik.

Denetim Süresi İçerisinde Suç İşlememe Dışında Başka Bir Yükümlülük Var Mıdır?

Denetim süresi büyükler için 5 yıl 18 yaşından küçükler için 3 yıl olarak belirlenmektedir. Bu denetim süresi içerisinde kasten işlenebilen bir suçun işlenmemesi gerekir.

Bunun yanı sıra denetim süresi içerisinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

karar verilebilir.

İşte HAGB denetim süresi içerisinde sanığın hem 5 yıllık süre boyunca yeniden suç işlememesi hem de eğer mahkemece belirlenmiş ise 1 yıldan fazla olmayacak süre ile belirlenen tedbirleri ihlal etmemesi gerekir.

Aksi takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanır.

HAGB Denetim Süresi Ne Zaman Başlar?

Yukarıda Hükmün Açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceğini belirtmiştik. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde denetim süresinin ne zaman başlayacağını açıklayabilmek için iki ihtimalden bahsetmek gerekir.

Eğer hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı tefhim ya da tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz yoluna gidilmez ise bu sürenin dolduğu tarihten itibaren,

Eğer hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı 7 günlük süre içerisinde itiraz edilmiş ise itiraz merciince itirazın reddine karar verildiği tarihten itibaren ,

Denetim süresi başlayacaktır.

HAGB Zararın Giderilmesi

HAGB İçin Mağdurun Manevi Zararlarının Giderilmesi Gerekir Mi?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun  03.02.2009 tarihli 2008/250 esas ve 2009/13 karar sayılı, 26.06.2018 tarihli 2015/99 esas ve 2018/313 karar sayılı kararları ile benzer nitelikteki birçok kararında açıklandığı üzere;

“… hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan objektif koşullardan biri de, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir. Bu zararın, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zarar olması gerekir. Manevi zarar bu kapsama dahil değildir.”

Bir başka ifadeyle Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılması için giderilmesi gereken zarar maddi zarar olup, sanığın manevi zararları gidermesi gerekmemektedir. 

Ancak bu durum mağdurun manevi zararlarını talep edemeyeceği anlamına gelmemelidir. Yani mağdur sanığa karşı hukuk mahkemelerinde manevi zararlarının giderilmesi için Manevi Tazminat davası açabilir. Buna hiçbir engel bulunmamaktadır.

HAGB için Mağdurun Giderilmesi Gereken Maddi Zararları Ne Şekilde Tespit Edilir?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, HAGB için maddi zararın “… kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zarar olması gerekir…” şeklindeki içtihadıyla maddi zararın basit bir araştırma ile tespit edilmesi gerekir.

Burada hakimin zararı yaklaşık olarak tespit etmesi gerekir. Ancak bazen zararın tespiti, hakimin genel bilgisini aşan teknik inceleme gerektirebilir. Bu durumda yaklaşık zararın tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.

Hukuk mahkemelerinde bir tazminat davası açıldığı zaman, maddi zarar kalemleri en ince detayına kadar incelenir, hatta bilirkişi marifetiyle bu zararların ne kadar olduğu tespit edilir.

Oysa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin şartlardan olan “zararın giderilmesi” kapsamında yapılan inceleme detaylı olmayacaktır.

Bu durumda mağdurun zararının tamamının karşılanmaması gündeme gelebilir. Bu takdirde mağdurun yapacağı şey hukuk mahkemelerinde sanık aleyhine maddi tazminat davası açmak olacaktır. HAGB kapsamında zararı giderilen mağdurun, zararının tam karşılanmadığından bahisle hukuk mahkemelerine tazminat davası açmasına engel bir durum yoktur.

Mağdurun Zararı Giderilmezse HAGB Kararı Verilmesi Mümkün Müdür?

Zarar suçları dediğimiz, suçun işlenmesi ile birlikte maddi zararların ortaya çıktığı suçlarda mağdurun, suçtan zarar görenin maddi zararlarının ,

Sanık tarafından ,

  • aynen iade,
  • suçtan önceki hale getirme
  • veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

gerekir.

Eğer sanık zararı bu üç durumda belirtilen şekillerde gidermez ise sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.

Ortada Tespit Edilebilir Bir Zarar Yok İse HAGB Uygulanabilir Mi?

Yukarıda belirttiğimiz üzere HAGB için öngörülen zararın giderilmesi koşulu zarar suçları açısından geçerlidir.  Zararın maddi nitelikli olması gerektiğini de belirtmiştik.

Ancak bazı suçlar vardır ki ya zarar oluşmamakta ya da zarar maddi nitelikli değildir.

Örneğin tehdit, hakaret suçlarında maddi nitelikli bir zarar söz konusu değildir.

Yine imar kirliliğine neden olma suçu, mühür fekki suçlarında da ortada giderilmesi gereken bir zarar söz konusu değildir.

İşte maddi nitelikli zararın olmadığı ya da hiçbir zararın doğmadığı suçlarda HAGB koşulu olan “uğranılan zararın giderilmesi” aranmayacak diğer koşulların varlığı halinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir.

Mağdur ya Da Müşteki Zararın Giderilmesini Kabul Etmez İse Ne Olur?

Sanık mağdurun zararını gidermeyi kabul etmiş, ancak mağdur ya da müşteki zararının giderilmesini kabul etmediğini, sanığın cezalandırılmasını talep ettiğini beyan ederse ne olacaktır?

Bu takdirde mahkeme hakiminin yapması gereken tevdi mahalli tayin etmesi ya da sanığın zararı PTT yoluyla mağdurun adresine konutta teslim şeklinde göndermesi gerekir.

Tevdi mahalline zararın parasal karşılığının verilmesi ya da PTT yoluyla mağdur ya da müştekinin adresine, konutta teslim şeklinde gönderilmesi halinde “zararın giderilmesi” koşulu yerine getirilmiş olacaktır.

İkinci Kez HAGB Yasağı

İkinci Kez HAGB Yasağı Ne Zaman Uygulanır?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildikten sonra söz konusu karanın süresi içerisinde itiraz edilmemesi ya da itiraz edilmesi üzerine itiraz merciince red kararı verilmesi halinde denetim süresinin başlayacağını belirtmiştik.

İşte başlayan denetim süresi içerisinde artık aynı sanık hakkında bir daha HAGB uygulanması mümkün değildir. 

Burada, ikinci HAGB düşünülen suçun denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediğine bakılmayacaktır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasını Kabul Etmeli Miyim?

Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmediğini beyan etmesi halinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğini belirtmiştik.

Bu durumda müvekkillerimizin “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı verilmesini kabul etmeli miyim?” sorusuyla karşılaşmaktayız.

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; HAGB kararı verilmesini kabul etmek suçu kabul etmek anlamına gelmeyecektir.

HAGB kararına itiraz edilmesi halinde itiraz incelemesinin hem şekil (HAGB koşullarının oluşup oluşmadığı) hem de esasa ilişkin (suçun sanık tarafından işlenip işlenmediği, yargılamanın adil şekilde yapılıp yapılmadığı vs.) hususları incelenecektir.

Ancak, HAGB kararına itiraz incelemesi dosya üzerinden yapılmakta, duruşmalı inceleme olmamakta, tarafların ya da tanıkların dinlenmesi mümkün değildir. Yani hiçbir şekilde bir istinaf incelemesi kadar etkili ve detaylı olamamaktadır. 

Genel itibariyle HAGB’yi kabul etmek lehe olsa da her durum için geçerli değildir. Özellikle bazı memuriyet tipleri açısından riskler bulunabilir. örneğin bir polis memuru hakkında hırsızlık suçundan dolayı HAGB kararı verilse bile çok ciddi sonuçlar doğurabilecektir. İlk derece mahkemesi tarafından suçun sabit görülmesi halinde bu kararı istinaf ya da temyiz aşamasına taşımak ve kendini aklamak mümkün olmayabilir.

Bu nedenle mutlaka ama mutlaka bir ceza avukatının hukuki yardımından faydalanmalısınız.

Aynı Kararda Sanık Hakkında Aynı Suç Nedeniyle Hem HAGB Hem De Erteleme Kararı Verilebilir Mi?

Hayır verilemez. Sanık hakkında ya Erteleme hükümleri ya da Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilmelidir.

Sanık Hakkında Erteleme ve HAGB Koşulları Oluşursa Hangisi Uygulanacaktır?

Sanık hakkında Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması koşulları bulunursa sanığın daha lehine bulunan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilmelidir.

Çünkü, sanık hakkında HAGB kararı verilmesi halinde henüz hüküm ve sonuç doğurmayan bir karar olacaktır. Bu yönüyle sanığın adli sicil kayıtları itibariyle herhangi bir olumsuz kayıt bulunmayacak, sanık hakkında mahkumiyete dayalı bir kısıtlama bulunmayacak, kişi milletvekili ya da devlet memuru olabilecek vb.

HAGB Kararının Hukuk Mahkemesine Etkisi Nedir?

HAGB Kararı Hukuk Mahkemesi Hakimini Bağlar Mı? HAGB Kararının Hukuk Mahkemesine Etkisi Nedir?

Sanık hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı hukuk mahkemesi hakimini bağlamayacaktır.

Türk Borçlar Kanunu‘nun 74. maddesinde:

“Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.”

hükmü yer almaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-son cümlesinde:

“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.”

hükmü yer almaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01/02/2012 tarih ve 2011/19-639 esas, 2012-30 karar sayılı kararında da: 

“…maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, hukuk hakimini bağlamayacağının kabulü gerekir.”

şeklinde içtihatta bulunmuştur.

HAGB Kararı Verilmesi Silah Ruhsatı Almaya Engel Teşkil Eder Mi?

Evet. Engeldir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı’nın hukuki niteliğini açıklarken “Askıda” bir karar olduğunu ve suç işlenmediği 5 yıl boyunca askıda kaldığını belirtmiştik.

Şu halde, denetim süresi boyunca sanığın hukuki durumu “Yargılaması Devam Eden” konumundadır.

Dolayısıyla haklarındaki ceza yargılaması devam eden kişilere silah ruhsatı verilmediğinden, haklarında HAGB kararı verilip denetim süresi dolmamış kişiler Silah Ruhsatı alamayacaktır.

Hakkında HAGB Kararı Verilen Sanık Ne Zaman Silah Ruhsatı Alabilir?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sonrasında denetim süresi içerisinde suç işlememiş olan sanık, sürenin bitmesi üzerine kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararını ibraz etmek suretiyle silah ruhsatı alabilecektir.

HAGB  Kararı Adli Sicile İşler Mi? Sabıka Kaydında Görünür Mü?

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Adli Sicil kaydında yani sabıka kaydında görünmez.

Hükmün Açıklanmasının geri bırakılması kararları kendisine özgü bir sisteme kaydedilir. Ancak hakim veya savcı tarafından bir soruşturma ya da kovuşturma ile ilgili olarak incelenebilir.

HAGB Kararı Özel Güvenlik Olmaya Engel Midir?

Hayır değildir. Kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise yargılaması devam edenler statüsündedir. Bu durumda denetim süresi içerisinde herhangi bir suç işlememesi halinde Özel Güvenlik olmaya engel değildir.

Ancak denetim süresi içerisinde suç işlenmesi ve HAGB kararı verilen hükmün açıklanması halinde, kişiler hakkında yeniden değerlendirme yapılabilecektir. Özel güvenlik olmaya engel bir hüküm verilmiş ise (cezanın miktarı veya türü bakımından) bu takdirde çalışma izinleri iptal edilecektir.

HAGB Kararı Silahlı Özel Güvenlik Olmaya Engel Midir?

Evet engeldir. Haklarında HAGB kararı bulunan kişiler silah ruhsatı alamadıkları gibi Silahlı Özel Güvenlik olarak da görev yapamazlar.

Bu husus İçişleri Bakanlığı’nın genelgesinde:

“Silahlı özel güvenlik görevlisi olacaklar için ise, Yönetmeliğin 24 üncü maddesi gereğince silahlı çalışacak özel güvenlik görevlilerinde 6136 sayılı Kanun ve 91/1779 karar sayılı Yönetmelikte aranan şartlar arandığından ve 91/1779 karar sayılı Yönetmeliğin 16 ncı maddesi dördüncü fıkrası “Bu madde kapsamında sayılan fiillerden dolayı yargılanması devam eden şahısların ruhsat verilme ve yenileme işlemleri, yargı kararı kesinleşinceye kadar durdurulur. Yargılama sonucuna kadar silah ilgili birimce emanete alınır.” hükmünce yargılaması devam edenlere silah ruhsatı verilmediğinden, 91/1779 karar sayılı yönetmeliğin 16 ncı maddesinde geçen suçlardan yargılaması devam edenler silahlı özel güvenlik görevlisi olamayacak, talepleri olması ve başkaca engel bir durumları olmaması halinde kendilerine silahsız çalışma izni verilecek, yargılama sonucunda durumları tekrar değerlendirilecektir.”

şeklinde düzenlenmiştir.

HAGB Kararının Memuriyete Etkisi Nedir?

HAGB Kararının Memuriyete Etkisi Nedir?

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu‘nun 48/A-5. maddesinde:

“Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

5. Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,  zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak….”

hükmü yer almaktadır.

Dikkat edilecek olursa memurluğa engel olan husus, bu suçlardan yargılanmış olmak değil, bu suçlardan dolayı mahkumiyet hükmünün bulunmasıdır.

Oysa yukarıda açıkladığımız üzere Hükmün Açıklanmasının Geri bırakılması kararı henüz açıklanmamış, hukuk dünyasında sonuç doğurmayan ve kesinleşmemiş bir hüküm bulunmaktadır. Yani HAGB kararı almış sanık hakkında bir mahkumiyet hükmü bulunmamaktadır.

Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kişinin memur olmasında ya da sanığın zaten memur olması halinde memuriyetinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacaktır.

Denetim Süresi İçerisinde Suç İşlenmesi Halinde Ne Olur?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi ve bu suç ile ilgili mahkumiyet kararı verilmesi halinde bu durum HAGB kararını veren mahkemeye bildirilir.

HAGB Kararı veren mahkeme, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Kaldırılmasına ve hükmün açıklanmasına karar verir. Ancak açıklanan hükmün seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da ertelenmesi mümkün değildir.

Hükmün Açıklanması Halinde Sanığın Hakları Nelerdir?

Sanık hakkındaki mahkumiyet Hükmünün açıklanması üzerine sanık istinaf kanun yoluna gidebilecektir. Bu durumda hükmü açıklayan mahkemeye vereceği istinaf dilekçesi ile kararı istinaf edecektir. 

İstinaf incelemesini hükmü açıklayan mahkemenin bağlı bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesi yapacaktır. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu