İşçi Davaları

Kötü Niyet Tazminatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kötü niyet tazminatı, götürü usulde işçinin zararı herhangi bir zararı ortaya çıkmasa da koşulları oluştuğunda ödenmesi gereken, sadece işçinin isteyebileceği bir tazminat türüdür. İşverenin kötü niyet tazminatı isteme hakkı bulunmamaktadır.

İşveren eğer koşulları mevcut ise maddi ve manevi tazminat talebinde bulunur. Buradaki maddi ve manevi tazminat talepleri ise genel hükümlere tabi olacaktır.

Kötü niyet tazminatı 4857 sayılı İş Kanunu 17. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre:

“….18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.”

hükmü nazara alınarak Kötü niyet tazminatının tanımını yapalım.

Kötü Niyet Tazminatı Nedir?

İş güvencesi kapsamında bulunmayan ancak belirsiz süreli olarak çalışan işçinin iş akdinin işveren tarafından bildirimli olarak sona erdirildiği hallerde, işverenin kötü niyetli olması halinde istenilebilen özel bir tazminat türüdür.

Eğer iş güvencesi kapsamında ise işçinin yapılan feshin kötü niyetli olması halinde işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Ancak iş güvencesi kapsamında yer almayan işçi işe iade talebinde bulunamayacağından haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı surette fesih halinde başvurabileceği yegane yol kötü niyet tazminatı talebidir.

Dolayısıyla işçi hem işe iade davası ile kötü niyet tazminatını birlikte isteyemez. Ancak kötü niyet tazminatı ve ihbar tazminatı birlikte istenebilir ancak böylesi bir durumda bildirim süresine uyulmamış olunması ve iş sözleşmesinin dürüstlük kurallarına aykırı surette feshedilmiş olması gerekir.

Kötü niyet tazminatı bir zarar tazminatı değildir. Yani işçinin bir zararının bulunması gerekmemektedir. Kötü niyet tazminatında işçinin hiçbir zararı olmasa da götürü nitelikte bir tazminat olduğundan koşulları oluştuğunda ödenmesi gereken bir tazminat türüdür. Kötü niyet tazminatı, yasa maddesinde belirtildiği üzere bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında götürü ve brüt tutarda hesaplanan bir tazminattır.

İşverenin İş Kanunu 25. maddesine göre yaptığı bildirimsiz feshin haksız olması ve sözleşmenin belirsiz süreli olup işçinin iş güvencesi kapsamında olmaması halinde de kötü niyet tazminatı istenebilir. Çünkü her haksız fesih, aynı zamanda bir usulsüz fesihtir. Bu durumda kötü niyet tazminatı hakkının doğması için, feshin hem haksız olarak, hem de kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki her haksız fesih; kötü niyetli fesih değildir.

İş kanununda kötü niyetli fesih halinde kötü niyet tazminatının ödeneceği belirtilmiş ise de hangi hallerin kötü niyetli fesih olduğu hususunda bir açıklama yapılmamıştır. Yasa maddesinin gerekçesini incelediğimizde ise, sadece bazı örnekler verilmek suretiyle kötü niyetli fesih örneklenmiştir. Hakimin her durum için ayrı ayrı olmak üzere yapılan feshin kötü niyetli olup olmadığını belirlemesi gerekir.

Kanun maddesinin gerekçesini incelediğimizde ise işçinin işveren hakkında bir şikayette bulunması halinde, veya işçinin işveren aleyhinde dava açtığı ya da işveren aleyhine açılan dava da şahitlik yapıldığı hallerde işçinin iş sözleşmesi sona erdirilmişse kötü niyet tazminatının ödenmesi gerektiği yönünde örnekler verilmiştir.

Aynı şekilde işçinin sosyal güvenlik mevzuatından doğan bir alacağını istemesi nedeniyle işten çıkarılması halinde de geçerli olup bu durumda işverenin kötü niyetli olduğunun kabulü gerekecektir.

Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre; ihbar öneline ait dönem içinde doğacak haklardan işçiyi yararlandırmamak için yapılan fesih, işverenin meşru olmayan bir talebini geri çeviren işçinin sözleşmesinin feshi, kanundan doğan bir hakkını kullanan işçinin bundan dolayı sözleşmesinin feshi, çok sayıda işçi çıkarılıp yerine başka işçilerin alınması, işçinin işvereni bölge çalışma müdürlüğü veya adli mercilere şikâyet etmesi veya işverene karşı dava açması, evli kadının sırf hamileliği dolayısıyla rapor alması nedeniyle sözleşmesinin feshi hallerinde kötü niyet tazminatı istenebilir.

Yine Yargıtay uygulamasına göre İşçinin raporlu olduğu dönemde iş sözleşmesinin feshinde, kötü niyet tazminatının koşulları oluşmaz..

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı