Aile (Boşanma) Hukuku

Boşanma Davasında Tedbir Nafakası

Tedbir Nafakası Nedir?

Aslında Türk Medeni Kanunu’nda “Tedbir Nafakası” şeklinde düzenlenmiş bir nafaka türü bulunmamaktadır. Tedbir nafakası ismi öğretide ve hukuk uygulayıcıları tarafından kullanılan ve istikrar kazanan bir terim olarak hukuk literatürüne geçmiştir.

Türk Medeni Kanunu’muzun 169. Maddesinde boşanma ya da ayrılık davası açılması halinde tedbir nafakasını (geçici tedbir nafakası), 197. Maddesinde boşanma davası açılmadan ya da boşanma davasından bağımsız olarak açılan ayrı yaşama nedeniyle tedbir nafakası, 196. yine açılmış bir boşanma davası olmaksızın açılan tarafların birlikte yaşamalarına rağmen tedbir nafakası olmak üzere üç tür tedbir nafakası olduğunu söyleyebiliriz.

Yazımızın konusu Boşanma Davasının açılması Nedenine Dayalı olarak Eş ve çocuğun Geçimi İçin geçici önlem niteliğindeki geçici tedbir nafakasıdır. Biz bu yazımızın konusuyla sınırlı kalmak kaydıyla sadece tedbir nafakası olarak isimlendireceğiz.

Türk Medeni Kanunu’muzun 169. Maddesinde boşanma davası ya da ayrılık davası açılması halinde, mahkeme hakimine bir takım tedbirleri re’sen yani kendiliğinden alması gerektiği yönünde emir vermektedir.

Boşanma ya da ayrılık davasının açılması ile birlikte taraflar ayrı yaşama hakkı kazanmaktadır. Ancak bu ayrı yaşama hakkı artık diğer eşe veya çocuklara yönelik bakım yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Boşanma davası devam ederken eşlerin bakımı, çocukların bakımı, barınması, çocukların kimin yanında kalacağı, eşlerden birinin diğerine ve çocukların geçimine ve bakımına ilişkin parasal katkının belirlenmesi konusundaki tedbirleri mahkeme hakimi kendiliğinden almak zorundadır.

İşte boşanma davasının açılmasıyla ayrı yaşama hakkı kazanan eşlerden, yoksulluğa düşme ihtimali bulunan diğer eşe, yine tedbiren velayeti kendisine verilen eşe, çocuklar yararına kullanmak üzere vermekle yükümlü tutulduğu parasal katkıya Tedbir Nafakası demekteyiz.

Tedbir Nafakası Nedir?

 

Tedbir Nafakasını Kim İsteyebilir?

Tedbir nafakasını davanın taraflarından biri yani eşlerden biri isteyebilir. Eşlerin nafaka istemesi hususunda kadın ya da erkek olmalarının hiçbir önemi yoktur. Yani erkek eş de boşanma davasında maddi durumunun kötü olmasından dolayı, yoksulluğa düşeceğinden bahisle eşinden tedbir nafakasını isteyebilir.

Yine tedbir nafakası açısından talep eden kişinin davacı ya da davalı olması da önem arz etmez. Çünkü kanunda bu yönde bir sınırlama bulunmadığı gibi aksi bir düzenleme kötüye kullanımlara yol açabilecektir.

Dolayısıyla açılan boşanma davasında tedbir nafakası isteyen eş davacı da olsa davalı da olsa koşulların bulunması halde tedbir nafakası talep edebilir.
Çocuklar açısından tedbir nafakasını müşterek çocukların fiilen yanında barındığı ya da mahkemece boşanma davası sırasında tedbiren velayeti kendisine verilen eş diğer eşten çocuklar yararına kullanmak üzere tedbir nafakası talep edebilir.

Tedbir Nafakası İçin Talep Zorunlu Mudur?

Kural olarak Aile Mahkemeleri’nde yazılı yargılama usulü uygulanır. Yazılı yargılama usulünde taleple bağlılık ilkesi söz konusudur.
Taleple bağlılık ilkesi, mahkeme hakiminin taleple bağlı olduğunu, tarafların talebinin bulunmadığı bir konuda karar veremeyeceği gibi talep miktarı ile bağlı kalarak talebi aşan bir kararı veremeyeceğini ifade eder.

Bu yönüyle tedbir nafakasının talep edilmediği durumlarda mahkeme hakiminin bu hususta kendiliğinden karar verip veremeyeceği hususu gündeme gelebilir.

Ancak Tedbir Nafakasına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 169. Maddesinin lafzına bakıldığında Mahkeme Hakimi’nin “Re’sen” yani “kendiliğinden” (taraflarca bu yönde bir talep olmasa dahi) karar vermesi gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08/06/2016 tarihli kararında da mahkeme hakiminin tedbir nafakasına ilişkin olarak bu yönde talep olmasa dahi kendiliğinden karar verebileceği özellikle belirtilmiştir.

Eş Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Nafakası İstemediğini Beyan Etmiş İse:

Bir hakkın kullanılması için hakkın doğmuş olması gerekir. Dolayısıyla henüz doğmamış bir haktan feragat edilmesi ilke olarak mümkün değildir.

Tedbir nafakasına ilişkin talep hakkı boşanma ya da ayrılık davasının açılması ile doğar. Dolayısıyla bir kişi boşanma davası açılmadan önce tedbir nafakası istemiyorum şeklinde yazılı bir beyanat vermiş olsa dahi boşanma davası henüz açılmamış olduğundan bu yöndeki feragati hukuken geçersizdir.

Dolayısıyla eğer Tedbir Nafakasından Feragat edilmesi boşanma davasından önce ise bu feragat geçersiz olup boşanma davasının açılması ile birlikte eş dilerse tedbir nafakası talep edebilir.

Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden biri açıkça Tedbir Nafakası talep etmediğini, tedbir nafakasından feragat ettiğini beyan etmesi halinde tedbir nafakasından feragat geçerli olacaktır.

Tutuklu, hükümlü ya da askerlik görevini yapan eşten Tedbir Nafakası İstenebilir Mi?

Koşullarının bulunması halinde tedbir nafakası ödenmek zorundadır.

Kural olarak kişinin hükümlü, tutuklu olması kendisini nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. Kişinin tutuklu ya da hükümlü olmasının veya muvazzaf asker olarak askerlik görevini yapması eşine ve çocuklarına karşı nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır.

Bu kişilerin hareket özgürlükleri veya hukuki işlem özgürlükleri sınırlandırılmış olsa da başkaca bir gelirleri veya para çevrilebilecek malı ya da servetinin bulunması halinde bu kişiler aleyhine tedbir nafakasına hükmedilebilir.

Bir başka deyişle bu kişilerin hükümlü, tutuklu, muvazzaf asker gibi bir takım özgürlükleri sınırlandırılmış ya da kısıtlı olmalarının yanında hiçbir malvarlığının ve gelirinin bulunmaması halinde tedbir nafakası ile yükümlü tutulamayacaktır.

Akıl hastası eşten tedbir nafakası istenebilir mi?

Akıl Hastası olan eşten, bu kişinin tedbir nafakası ödeyebilecek bir gelirinin bulunması, ya da paraya çevrilmesi mümkün mal ya da servetinin bulunması halinde tedbir nafakası ödemekle yükümlü tutulabilir.

Aksi takdirde Yargıtay, malvarlığı ve başkaca geliri bulunmayan akıl hastası kişinin tedbir nafakası ile yükümlü tutulamayacağını kabul etmektedir.

“Akıl hastası olan davalı kocanın hiçbir malvarlığı bulunmadığı gibi bir geliri de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buyön gözetilmeden davacı kadın yararına tedbir nafakasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 09/10/2006 tarih ve 2006/6442 Esas ve 2006/13434 karar sayılı ilamı)

Eşlerin gelirlerinin aynı olması halinde Tedbir Nafakası:

Ekonomik yönden gelirleri aynı düzeyde bulunan veya birbirine yakın olan eşlerin birbirlerine tedbir nafakası verme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Örneğin her iki eşin emekli olması halinde başkaca malvarlığı ya da gelirlerinin bulunmaması halinde birbirlerinden tedbir nafakası talep edemeyeceği hususu Yargıtay’ca benimsenmiştir.

Tarafların mahkemece yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ile yine sunulan deliller ile tespit edilen ekonomik durumları birbirlerine yakın olduğunun tespit edilmesi halinde birbirlerine tedbir nafakası vermekle yükümlü tutulamazlar.

Ancak bu durum eşlerin birbirlerine tedbir nafakası verme konusunda geçerli olup, her halükarda müşterek çocuk için tedbir nafakası verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır.

 

Tedbir Nafakasında Kusur Durumu Dikkate Alınır Mı?

Tedbir Nafakasında Kusur Durumu Dikkate Alınır Mı:

Aslında en çok eleştirilen ve tartışılan konulardan bir tanesi tedbir nafakasında tarafların kusur durumu hususudur.

Çünkü evrensel hukuk ilkesi olarak “kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez” ilkesi bizim hukukumuzda da geçerlidir.

Yukarıda da değindiğimiz üzere TMK.169. maddesi gereğince tedbir nafakası boşanma davasının açılması ile birlikte istenebilen bir haktır.

Ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kimin kusurlu olduğu ya da hangi oranda kusurlu olduğu veyahut kimin kusurunun az ya da daha fazla olduğu hususu ancak tüm yargılama süreci tamamlandıktan sonra tespit edilebilmektedir.

Ülkemizde yargılama faaliyetinin ve dava sürecinin uzun bir süreye yayılması nedeniyle böylesi bir durum diğer eşin parasal katkısına muhtaç durumda bulunan, yani ekonomik anlamda zayıf durumda bulunan eşin belki de telafisi imkansız mağduriyetlerine sebep verebilecektir.

Kanun bir çok maddede tarafların kusuru hususundan bahsetmekte iken boşanma sırasında eşin geçimi için takdir edilen tedbir nafakası konusunda kusurdan bahsetmemiş bilinçli olarak susmuştur. Yoksulluk nafakası ve bağımsız tedbir nafakasında kusur durumuna ilişkin düzenleme yapılmış iken TMK. 169. Maddesinde kusura ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.

Bu yönüyle kural olarak tedbir nafakasında tarafların kusur durumu dikkate alınmaz.

Ancak öyle durumlar vardır ki; söz konusu kusur karşısında artık tedbir nafakasına hükmedilmesi hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir.

Örneğin eşlerden birisinin bir başkasıyla yaşıyor olması halidir. Bir başkasıyla yaşayan eşin, diğer eşten tedbir nafakası istemesi hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir.

Tedbir Nafakası Ne Zamana Kadar Ödenecektir?

Yukarıda açıkladığımız üzere Türk Medeni Kanunu’nun 169. Maddesinde düzenlenen Tedbir Nafakası “Geçici Tedbir Nafakası” olarak düzenlenmiştir. Geçici olarak nitelendirilmesinin sebebi boşanma ya da ayrılık davasının açılmasından itibaren başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesidir.

Hükmün kesinleşmesi ile birlikte artık tedbir nafakası ödenmeyecektir. Hükmün kesinleşmesi ile tedbir nafakası sona erer.

Ancak tedbir nafakasının sona ermesinin tek yolu hükmün kesinleşmesi değildir. Diğer sona erme sebepleri aşağıda açıklanacaktır.

Tedbir Nafakası Sona Ermesi

Tedbir Nafakası Yükümlülüğü Ne Zaman Sona Erer?

Geçici tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden itibaren başlayan ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eden bir yükümlülüktür.

Ancak tedbir nafakasının bazı hallerde hükmün kesinleşmesinden daha önce de sonlanması mümkündür.

Eşlerden birisinin ölmesi halinde durumunda eş için takdir edilen geçici tedbir nafakası kendiliğinden sonlanır.

Ölüm Benzeri Durumun Gerçekleşmesi veya Eş Hakkında Gaiplik Kararı alınması halinde de tedbir nafakası yükümlülüğü sona erer.

Eşlerden birisinin bir başkasıyla düzenli yaşamaya başlaması halinde de bu durumun tespit edilmesi ile mahkemece tedbir nafakasının sona ermesine karar verilir.

Boşanma davasından ya da tedbir nafakasından feragat edilmesi halinde, davadan feragat tarihinden itibaren tedbir nafakası yükümlülüğü sona erer.

Tedbir nafakasının mahkemece kaldırılmasına karar verilmesi halinde nafaka yükümlülüğü sona erer.

Çalışan Eş Kendisi için Tedbir Nafakası İsteyebilir Mi?

Kural olarak her ikin ekonomik gücü aynı ya da birbirine yakın ise bu takdirde birbirlerine tedbir nafakası ödemek zorunda değildir.

Ancak eşler arasında ekonomik anlamda ciddi farkın bulunması halinde ekonomik gücü daha az olan eş diğer eşten tedbir nafakası talep edebilir. Ancak gelirler arasındaki farkın ciddi olması gerekmektedir.

Eş Çalışmaya Başlarsa Tedbir Nafakası Ödenir mi?

Eşin çalışmaya başlaması tedbir nafakasının verilmemesi ya da kaldırılması için yeterli bir neden değildir.

Önemli olan eşlerin gelirleri arasındaki farktır. Eğer tedbir nafakası talep eden ya da tedbir nafakası alan eş çalışmaya başlamış ise ancak diğer eşe göre ciddi anlamda daha az geliri bulunuyor ise yine de tedbir nafakası talep edebilir.

Örnek vermek gerekirse eşlerden birinin doktor olması karşısında diğer eşin bir temizlik işi bularak temizlik yapması halinde doktor eşin nafaka yükümlülüğü ortadan kalkmayacaktır.

Tedbir Nafakası Başkası İle Yaşayan Eş

 

Eşlerden Biri Başka Birisi İle Birlikte Yaşıyor İse Tedbir Nafakası Talep Edebilir Mi?

Eşlerden birisinin bir başkası ile düzenli olarak yaşıyor olması ve bu durumun kanıtlanması halinde tedbir nafakası talep edemez. Eğer tedbir nafakası alıyor ise mahkemece bu tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilir.

Ancak bu hususun mahkemece kanıtlanması zorunludur. Mahkemece toplanan deliller ile eşlerden birisinin bir başkası ile düzenli yaşadığı, beraber yaşadığı kişinin bu eşin desteği haline geldiği ve ekonomik anlamda bir birlik oluştuğu tespit edilmelidir.

Ben Çalışmıyorum, İşim Yok Nafaka Ödemek Zorunda Mıyım?

Kişinin çalışmıyor, işsiz, iş bulamıyor olması eşine ve çocuklarına karşı tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz.

Tedbir nafakası bir yükümlülüktür. Bakım yükümlülüğüdür. Dolayısıyla kişinin işsiz olması, çalışmıyor olması, iş bulamaması hallerinde dahi tedbir nafakası ödemekle yükümlü tutulacaktır.

Burada bir ayrıma gidilmesi gerekir. Eğer kendisinden tedbir nafakası talep eden kişinin çalışmıyor olması kişinin çalışmasına engel bir sağlık probleminden kaynaklanıyor ise ve başkaca geliri ile malvarlığı bulunmuyor ise bu takdirde tedbir nafakası ile yükümlü tutulmamalıdır.

Nafaka Ödenmezse Ne Olur

 

Tedbir Nafakası Ödenmez İse Ne Olur?

Mahkeme talep üzerine ya da kendiliğinden vermiş olduğu bir ara kararı ile eşlerden birinin diğer eşe tedbir nafakası vermesine hükmedebilir. Dolayısıyla tedbir nafakası alacağı mahkemece verilen ara kararına dayanmaktadır.

Ortada hukuken geçerli ve mahkeme ara kararına dayanan bir tedbir nafakası alacağı bulunduğundan tedbir nafakası alacaklısı bulunan eş diğer eşe karşı icra takibi başlatabilir.

Tedbir nafakası alacaklısı eşin hakkı bununla sınırlı olmayıp icra takibi ile nafaka alacağını temin edememesi halinde ödenmeyen son üç aylık tedbir nafakası alacağı için İcra Ceza Mahkemesine Nafaka Yükümlülüğünü İhlal Nedeniyle diğer eş hakkında şikayet yoluna başvurabilir.

Nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen eş İcra Ceza Mahkemesi’nce diğer koşulların bulunması halinde şikayetin varlığı ve devamı halinde “üç aya kadar hapsen tazyik” cezası ile cezalandırılabilir.

Karara rağmen tedbir nafakası ödemeyen eş Üç Ay Tazyik Hapsi nedeniyle cezaevinde bu tazyik hapsi infaz edilecektir.

Tedbir Nafakasını Ne Zaman Ödemem Gerekir?

Kural olarak mahkemece dava tarihinden itibaren tedbir nafakası ödenmesine karar verilir. Ancak çoğu zaman tedbir nafakası davanın açıldığı tarihten belirli bir süre sonra verilir.

Örneğin dava 02/02/2019 tarihinde açılmış mahkemece 14/07/2019 tarihinde tedbir nafakası ödenmesine karar vermiş olsun. Mahkemece dava tarihinden itibaren tedbir nafakası ödenmesi şeklinde ara karar tesis etmiş olduğundan 02/02/2019 ila 14/07/2019 tarihleri arasında işlemiş bulunan tüm tedbir nafakasını ödemek zorundasınız.
Bunun yanı sıra dava tarihi ayın 2. Günü olduğundan her ayın 2. Gününde tedbir nafakasını ödemek zorundasınız.

Tedbir Nafakasını Kime Ya Da Nereye Ödeyeceğim?

Tedbir nafakasının ödenmemesi halinde İcra Ceza Mahkemesi’nce üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabileceğinden genel olarak tedbir nafakasının ödendiğinin evrak ve kayıt ile ispatını tavsiye etmekteyiz.

Bu itibarla Tedbir nafakasını eşin banka hesabına ya da PTT yolu ile kendisine ödeyebilirsiniz.

Ayrıca eğer eşiniz size karşı tedbir nafakasına ilişkin icra takibi başlatmış ise ödeme emrini düzenleyen icra dairesinin bildirdiği hesabına ya da bizzat icra dairesi veznesine ödeme yapmanız mümkündür.

Eşim Tedbir Nafakasını Ödemiyor Ne Yapabilirim?

Tedbir nafakasının eşiniz tarafından size rızası ile ödenmemesi halinde İcra Dairesine müracaat ile tedbir nafakasına ilişkin ara kararın infazını istemelisiniz.

Bunun için mahkemece tedbir nafakasına ilişkin ara kararın onaylı bir suretini icra Dairesine götürerek burada dilekçe ekinde söz konusu tedbir nafakası kararının infazını talep edebilirsiniz.

İcra Dairesi’nce tedbir nafakasına ilişkin icra takibi başlatılacak akabinde ise nafaka borçlusu eşinize ödeme emri gönderilecektir.

Eşiniz ödeme emrinin tebliğine rağmen yasal süresi içerisinde tedbir nafakasını ödememesi halinde eşinizin haczi kabil taşınır ve taşınmaz malları ile varsa maaş hacizleri, bankada bulunan para ve diğer haklarına haciz uygulayabilirsiniz.

Bunun yanı sıra ayrıca Eş hakkında İcra Ceza Mahkemesi’ne Nafaka Yükümlülüğünü İhlal Suçundan dolayı şikayet edebilirsiniz.

Şikayet konusunu inceleyen İcra Ceza Mahkemesi’nce üç aya kadar hapsen tazyik cezası verilecektir. Tazyik hapsi kararına rağmen ödemeyi yapmayan eşin üç ay tazyik hapsi cezaevinde infaz edilecektir.

 

Tedbir Nafakası Ne Kadar?

Hakim Tedbir Nafakasını Nasıl Belirler?

Yazımızın konusu olan tedbir nafakası Türk Medeni Kanunu 169. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre hakim gerekli gördüğü tedbirleri almakla yükümlüdür.
Dava açılır açılmaz mahkemece tarafların nüfus aile kayıt tablosu dosya içerisine celp edilir, tarafların sosyal ve ekonomik durumları kolluk (polis, jandarma) aracılığıyla tespit edilir, tarafların taşınmaz ve taşınır mallarına ilişkin kayıtları Takbis, Takbas sistemleri üzerinden getirtilir.

Mahkemenin bunları kendiliğinden toplamasının sebebi tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını tespit etmektir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları tespit edildiğinde bu hangi eş için hangi miktarda tedbir nafakasının uygun olacağını belirleyecektir.

Yine nüfus aile kayıt tablosu itibariyle kaç tane müşterek çocuk bulunduğu bu çocukların yaşları itibariyle ne kadar tedbir nafakasının uygun olacağını belirleyerek çocuklar için tedbir nafakasını belirleyecektir.

Dolayısıyla herkes için tedbir nafakası miktarı aynı olmayacaktır. Dolayısıyla daha önce boşanan bir yakınınızın, komşunuzun, arkadaşınızın vs. aldığı tedbir nafakası ile aynı miktarda tedbir nafakasına karar verilmeyebilir. Bu durum tedbir nafakasının belirlenirken hakimin (gerekli gördüğü oranda) takdir yetkisinin olduğu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak belirlendiğini belirtmek isteriz.

Mahkemece Belirlenen Tedbir Nafakası Miktarı Çok Yüksek Ne Yapabilirim?

Mahkemece belirlenen tedbir nafakası dosyaya ibraz edilen belgeler ve yapılan tespitler üzerine takdir edilir.

Ancak tedbir nafakası niteliği itibariyle acil olarak karara bağlanması gereken bir tedbir olduğundan bazen maddi gerçek dosyaya tam olarak yansımayabilir. Örneğin, eşlerden birinin sadece geliri dosyaya sunulmuş ancak giderleri veya borçları dosyaya yansımamış olabilir.

Dolayısıyla bu yönde kurulan tedbir nafakasına yanlış, hatalı ya da eksik inceleme sonucunda verildiği konusunda bir kanı var ise buna ilişkin ispat vasıtası deliller ile kararın değiştirilmesi yargılama sonuna kadar mahkemeden istenebilir.

Örneğin, A, mahkemeden tedbir nafakası talep etmiş olsun. Yapılan tespitte B’nin devlet memuru olduğu aylık 3.000,00 TL. geliri olduğu hususu tespit edilmiş olsun. Bu takdirde mahkemece 3.000,00 TL. gelir üzerinden eş ve çocuklar için bir tedbir nafakasına hükmedilecektir.

Oysa B’nin 1200 TL. civarında bir konut kredisinin bulunduğu, yine başkaca borçlardan dolayı maaşında bankalarca konulan haciz olduğu hususu dosyaya bildirilir ise bu durumda mahkeme hakimi gerekli görürse daha önce belirlediği tedbir nafakasında indirim yapabilir.

Şunu unutmamak gerekir ki; tedbir nafakasına ilişkin kararlar ara kararı olup dönülemez, değiştirilemez ya da kaldırılamaz nitelikli kararlardan değildir. Yargılama aşamasında şart ve koşulların değişmesi halinde değiştirilebilir, kaldırılabilir veya bu yükümlülük yer değiştirebilir. Yeter ki koşulların ve şartların değiştiği hususu ispat edilmiş olsun.

Tedbir Nafakasının Azaltılması ve kaldırılması

 

Mahkemece Verilen Nafaka Miktarı Çok Düşük Ne Yapabilirim?

Tedbir nafakasına ilişkin kararlar dosyaya yansıyan hal ve şartların değişmesi halinde değiştirilebilen, kaldırılabilen ve yükümlüsü değişebilen kararlardır.
Bu nedenle dosyaya yansıyan deliller itibariyle hal ve şartların değiştiği ispatlanabilir ise tedbir nafakası miktarı değişebilir.

Tedbir nafakası yükümlüsü Eş hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu gören eş, bu hususu mahkemeye ibraz edeceği deliller ile tedbir nafakasının arttırılmasını talep edebilir.

Örneğin, haftada beş gün çalışmakta bulunan bir işçinin aynı zamanda hafta sonlarında web sitesi tasarlayarak ekstra bir gelirinin olduğunu, veya başka bir işyerinde çalışmak suretiyle ayrıca bir gelirinin olduğunu ispatlayan eş tedbir nafakası miktarının arttırılmasını talep edebilir.

Veya dava açıldığı sırada okula gitmeyen çocukların okula gitmeye başlaması ile birlikte giderlerinin arttığı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Bu durumda tedbir nafakası alacaklısı çocukların okula başladığına ilişkin bilgi ve belgeleri mahkemeye ibraz ederek, hükmedilen tedbir nafakasının çocuklar için yeterli olmadığını dolayısıyla tedbir nafakası miktarının arttırılmasını talep edebilir.

Tedbir Nafakasının Kaldırılması İçin Ne Yapmalıyım?

Yukarıda tedbir nafakası yükümlülüğü sona erdiren halleri belirtmiştik. Tedbir nafakası yükümlülüğünü doğuran bir olayın ortaya çıkması veya tespit edilmesi halinde tedbir nafakası yükümlüsü eş tarafından mahkemeye bu hususu beyan ederek ispat araçlarını ileri sürerek tedbir nafakasının kaldırılmasını talep edebilir. Bunun için ayrı bir davaya ihtiyaç bulunmayıp bu hususu beyan etmesi yeterlidir.

Mesela, eşlerden biri dava açıldıktan sonra çalışmaya başlamış ve aldığı ücret nafaka yükümlüsünün aldığı ücret ile aynı veya yakın ise bu takdirde nafaka yükümlüsü bu hususu mahkemeye bildirerek tedbir nafakasının kaldırılmasını talep edebilir.

Örneğin A ev hanımı iken fabrika işçisi B’den tedbir nafakası almaktadır. Ancak A, bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başlamış ise B bu hususu tespit ederek mahkemeye bildirerek tedbir nafakasının kaldırılmasını talep edebilir. Burada önemli olan A’nın çalışmaya başlamış olması değil, B ile aynı veya yakın ekonomik güce ulaşmış olmasıdır.

Bir başka örnek vermek gerekirse boşanma davası devam ederken eşlerden birisinin bir başka kişi ile yaşadığı hususunu tespit eden eş, mahkemeye bu hususu beyan ederek eşinin başka biri ile düzenli bir şekilde yaşamaya başladığını bu nedenle tedbir nafakasının kaldırılmasını talep etmelidir.

Sonuç itibariyle; tedbir nafakasının kaldırılması için, kişinin tedbir nafakasının kaldırılmasını gerektiren nedeni, delillerini ve tedbir nafakasının kaldırılması yönündeki talebini mahkemeye beyan ve ibraz etmek zorundadır.

İlgili Makaleler

13 Yorum

  1. Sayın yetkili
    Eşim öğretmen devlet memuru ve aynı zamanda ortak alınmış gayrimenkul ziynet eşyası ve araçlarda ondadır aynı zamanda gelirleri de ona yatmaktadır. Fakat benim inşaat şirketim bulunmakta ve yaklaşık 2 yıldır iş yapmamakta birlikte bir sürü de icra borcum vardır. Hakim tedbir nafaka si vermiş olup bunu odeyememekteyim aynı zamanda tutuklama kararı cikmistir.Konu ile ilgili yapmam gereken işlemler hakkında yardımcı olmanızı talep eder. İyi Çalışmalar Diliyorum. Saygılarımla….

    1. Merhaba,
      Sorununuz bir çok hukuk dalı ile ilişkili. Yani tek bir cevabı bulunmamaktadır. Bu nedenle en kısa zamanda konusunda uzman bir boşanma avukatına müracaat ederek hukuki yardımından faydalanmanızı öneririm.
      İyi günler.

  2. 2 ay evli kalip.esim evden ayrdı ve boşanma.dsvasi açtı mahkeme bana 400 lira tedbir nafakasina bağladı benim masasın.2700 tl ama kredi bordu ödüyorum.1300 tl benim.avukatim bana birşey demedi yukarda okuduğum.bilgiler borcun olduğu halde nafaka ücretin düşer diye benim.avukatimdami bir sorun var acaba?

  3. merhabalar.ben 12 ay önce esime bosanma davasi actim bu koronalardan dolayi sadece bi defa durusma oldu ona da taraflar cikmadi bi dahaki durusma ekimde 5 yasinda oglumda benim yanimda ben ve cocugum icin nafaka baslamadi.davadan önce baslanabilir mi bu nafakanin nereye basvurulur.tesekkurler

    1. Merhaba,
      Avukatınız tedbir nafakası için mahkemeden talepte bulunsun. Ortada açılmış bir boşanma davası bulunduğundan mahkemece kolluktan talep edilen Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçları gelmiş ise duruşmayı beklemeden celse arasında tedbir nafakası talep edilebilir.
      İyi günler ve esenlikler dileriz.

  4. merhabalar.ben esime 12 ay önce bosanma davasi actim bu virüslerden sadece bi defa mahkeme oldu ve taraflar ekimdeki mahkemede cikacak.5 yasindaki oglumda benle esim devlet memuru biz cocugumla daha hic nafaka almadik ekimden önce almamiz mümkün olurmu olursa nereye basvurmaliyim

    1. Merhaba,
      Avukatınız tedbir nafakası için mahkemeden talepte bulunsun. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçları gelmiş ise duruşmayı beklemeden celse arasında tedbir nafakası talep edilebilir.
      İyi günler ve esenlikler dileriz.

  5. İyi günler. 5 eylül 2019 da boşanma davası açtım 12 mart 2020 de tedbir nafakası bağlandı. İcraya verdim. Teblig bir kez gönderildi adreste yok diye iade edildi. İkemehgah değiştirmiş tekrar gönderildi bu seferde muhtar teslim aldı 5 gün önce. Fakat gönderim mernis serli değil. Kendisi memur fakat şuana kadar icraya verileli 3 ayı geçti ödemedi. Ben hapis isteyebilir miyim. Ya da suan ki durumumda ne yapmam lazım lütfen yol gösterir misiniz? İyi çalışmalar…

    1. Merhaba,
      Ödeme emri tebliğine rağmen nafakasını ödemeyen kişiye karşı İcra Ceza Mahkemesinde nafaka yükümlülüğünün ihlali nedeniyle hapsen tazyik istemi ile dava açabilirsiniz.
      Bir boşanma avukatı ile iletişime geçiniz.
      İyi günler ve esenlikler dileriz.

  6. Merhaba lütfen benim soruma bi cevap verin.Eşim benden habersiz anlaşmalı boşanma davası açmış haberim olmadığına dair dilekçe verdim ilk mahkemede eşime davanız çekişmeliye döndü dilekçe yaz 15gün içinde dendi dilekçeler yazıldı cevaba cevap vs. Mahkeme günü tebliğ edildi fakat korena yüzünden iki kere ertelendi 3kez gün verildi eylül 23e dava ekimin 3ünde bi sene olucak bana hiçbir nafaka bağlanmadı tedbir nafaka sı neden bağlanmadı çok mağdurum 3çocuk annesiyim iki oğlum babannede en küçüğüm benim yanımda babamın yanındayım ne yapabilirim

    1. Mevlüde hanım merhaba,
      Boşanma avukatına müracaat etmezseniz veya maddi durumunuz yok ise barodan talep etmezseniz kimse size yardımcı olamaz.
      Bir an önce boşanma avukatı ile görüşmelisiniz.
      İyi günler ve esenlikler dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı