Aile (Boşanma) Hukuku

Boşanma Davasında Tanıklık

İçindekiler

Tanık Nedir?

Bilindiği üzere Yargılama faaliyeti tarafların kendi iddialarını ispatlamaya çalıştığı bir süreçtir. Kişiler iddialarını dile getirmekle kalmaz aynı şekilde bu iddialarını ispatlamakla zorunludur. Bu husus  eski tabirle “müddei iddiasını ispata mecburdur” şeklinde ilke olarak kabul edilmiştir.

Delil dediğimiz zaman ise uyuşmazlık konusunu çözmeye, maddi hakikate ulaştırmaya elverişli ve hukuken yasaklanmamış olan her türlü araç olarak anlaşılması gerekir. Bu deliller hakim tarafından serbestçe değerlendirilir ve ispata elverişli olup olmadığı tespit edilir.

İşte bu delillerden bir tanesi de tanık delilidir.

O zaman tanık kavramını açıklamak gerekir. Bilindiği üzere uyuşmazlık konusunu işlemler, olaylar olarak ikiye ayırırız. Bazen uyuşmazlık konusu bir işlem olabilir. Örneğin sözleşme düzenlenmesi gibi. Bazen de uyuşmazlığın konusu olay olabilir. Örneğin boşanma davasında fiziksel şiddet olayı gibi. Yazımızın konusu olayların ispatı araçlarından tanık delili üzerinde olacaktır.

Tanık bir olaya beş duyu organından bir ya da bir kaçı ile vakıf olan bu yönüyle de bilgi sahibi olan kişiyi ifade eder. Beş duyu organı derken görme, duyma (işitme), dokunma, tatma ve koku duyularından bir tanesi ile uyuşmazlık konusu olay ya da iddialara vakıf olmak suretiyle bilgi sahibi olmayı  ifade etmekteyiz.

Dolayısıyla tanık,  uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak bilgisi olan ve bu bilgisi beş duyu organından bir ya da bir kaç tanesine dayandığı iddia edilen kişidir.

Tanık bir uyuşmazlık konusu hakkında bilgisine başvurulduğunda bilgisini ve bu bilgisinin dayanağını açıklamak zorundadır. Örnek vermek gerekirse eşler arasındaki bir hakaret eylemini bildiğini iddia eden tanık bu bilgisinin neye dayandığını ispatlamak zorundadır. Eğer sözlü bir hakaret eylemi var ise bu takdirde tanığın bu hakareti duyup duymadığı ve ne şekilde hakaret ettiğini hangi sözleri kullandığını beyan etmesi gerekmektedir.

Boşanma Davasında Tanıklar

Boşanma Davasında Tanıklar.

Boşanma davasında konu, tarafların mizacı, karakteri, zekası ya da kişilikleri değildir. Boşanma davasında davanın konusu taraflar arasındaki evliliği boşanma sürecine sokan kusurlu eylem ve hareketleridir. Bu nedenle boşanma davasında çoğu uyuşmazlığın konusu taraflar arasında gerçekleşen olaylardır.

Dolayısıyla bu olayların ispatları eğer görüntülü ve sesli bir kayıt bulunmuyor ise karşı tarafça da bu iddia açıkça kabul edilmiyor ise bu takdirde iddianın ispatı tanık ile olacaktır.

Bu yönüyle boşanma davasında tanıkların önemi çok büyüktür. Kusurlu eylemin varlığından ziyade biz hukuk uygulayıcıların aradığı husus kusurlu eylemin varlığının ispatı için elverişli bir aracın olup olmadığıdır. Örneğin eğer bir sadakatsizlik eylemi var ise bu eylemin ispatının mümkün olup olmadığını müvekkiller ile yaptığımız görüşmelerde özellikle sormaktayız.

Tanıkların her şeyi değil karşı tarafın kusurlu eylemlerine ya da karşı tarafın iddiasının aksinin olduğuna ilişkin bilgisinin bulunması ve bu bilginin beş duyu organından bir ya da bir kaçına bağlı olması gerekmektedir.

Tanıklara ilişkin Yasal Düzenleme

Yazımızın konusu boşanma davasında tanıklar olduğu için ve boşanma davaları da Hukuk Yargılaması niteliğinde olduğu için boşanma davasındaki tanıklara ilişkin hükümler konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun tanıklığa ilişkin hükümlerini incelemek gerekir.

Tanıklık 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 240. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak tanıklara ilişkin hükümler sadece burada olmayıp Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bir çok maddesinde tanıklara ilişkin düzenlemeler mevcuttur.

Tanıklara ilişkin düzenlemeler ışığında tanıkların çağrılması, dinlenilmesi ve değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Boşanma Davasında Tanık Nasıl Bildirilir?

 

Boşanma Davasında Tanık Deliline nasıl Dayanılır?

Bu soruyu  boşanma davasında dosyaya nasıl tanık bildirebiliriz? şeklinde de sorabiliriz.

Boşanma davasında tanıkların dinlenmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca belirli usul şartlarına bağlanmıştır.

Buna göre dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde tanık deliline dayanıldığı hususunun açıkça belirtilmiş olması gerekir. Eğer dava dilekçesinde yahut süresi içerisinde verilmiş bir cevap dilekçesinde tanık deliline dayanılmamış ise yani dilekçede deliller kısmında tanık beyanlarına dayanıldığı belirtilmemiş ise tanık dinlenmesi mümkün olmayacaktır.

Yine dava dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde cevap verilmemiş ise bu takdirde davalının tanık dinletmesi mümkün olmayacaktır.

Tarafların dava ya da cevap dilekçesinde tanık deliline açıkça dayandıklarını belirtmiş olmaları şartı ile ön inceleme duruşması sırasında tanıkların isim, soy isim, T.C. kimlik numaraları, adres bilgileri ve hangi vakıalara tanıklık edecekleri hususunun bir tanık listesi şeklinde sunulması istenir. Çoğunlukla bu hususta taraflara iki haftalık kesin süre verilir.

Tanıkların taraflarca iki haftalık kesin süre içerisinde bildirilmesi üzerine mahkeme hakimi tanıkların duruşma gün ve saatini bildirir davetiye ile duruşmaya gelmeleri sağlanacaktır.

Boşanma Davasında Bildirilen Tanıkları Değiştirmek Mümkün Müdür?

Tanık listesinin sunulması belirli ve katı usul kurallarına tabi tutulmuştur. Burada en önemli ilkelerden bir tanesi “İkinci Tanık Listesi Yasağı”dır.

Bu yasağın anlamı taraflar belirlenen sürede tanık listesi sunduktan sonra artık yeni tanık ya da tanıklar ekleyemeyeceği gibi bu tanıklar yerine başkaca tanıklar da ileri süremeyeceklerdir.

Ancak ana kural bu olmakla birlikte tanık listesinde yer alan tüm tanıkların ölmesi, ya da tüm tanıkların çekinme hakkını kullanmaları gibi istisnai durumlarda ikinci tanık listesinin verilebileceği kabul edilmektedir.

Boşanma Davası Tanıklık

 

Hakim Kendiliğinden Tanık Dinleyebilir Mi?

Boşanma davalarında taraflarca hazırlama ilkesi hakimdir Bunun anlamı tarafların ileri sürmediği hususlar mahkeme hakimi tarafından dikkate alınmayacağı gibi tarafların bildirmediği bir tanığında kural olarak mahkeme hakimi tarafından kendiliğinden dinlenmesi mümkün değildir.

Ancak kural bu olmakla birlikte hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü karşısında bazen hakim dosyaya sunulan bilgi ve belgelerde ismi geçen kişi ya da kişilerin davanın aydınlatılması gerekliliği kapsamında gerekli görür ise kendiliğinden tanık olarak dinleyebilir.

Boşanma Davasında Tanık Olan Gösterilen Kişinin Adresinin Tespit Edilememesi:

Tanık listesinde taraflar tanıkların isim ve soyisimleri ile tebligata elverişli bir adresini dosyaya bildirmek zorundadır. Söz konusu adrese tanık için gönderilen davetiye eğer tanığın bu adreste oturmadığından bahisle iade olunur ise bu takdirde mahkeme hakimi, tanığı dosyaya bildiren tarafa yeni adres bildirmesi için süre verilir. Verilen süre içerisinde tanığın yeni adresi bildirilmez ise ya da bildirilen bu yeni adreste de tebligat yapılması mümkün olmaz ise  bu takdirde bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçmiş sayılacaktır.

Boşanma Davasında tanıklar farklı bir yerde oturuyor ise

Mahkemelerin kendi yargı çevreleri bulunmaktadır. Bu onların yargı sınırlarını ifade eder. Örneğin Gaziantep Aile Mahkemesinin Yargı Çevresi Gaziantep ilidir. Dolayısıyla örneğin İstanbul ya da Kilis ilinde bulunan bir tanığın beyanının alınması için Gaziantep’e gelmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Şu halde mahkeme kendi yargı çevresi dışında bulunan bir mahkemeden bir usul işleminin yapılmasını talep ederse buna istinabe diyoruz. Yazımızın konusuna uyarlayacak olursak Gaziantep ilinde görülen bir dava ile ilgili olarak İzmir ilindeki bir tanığın beyanının alınması gerekiyor ise bu takdirde İzmir Aile Mahkemeleri için istinabe evrakı düzenlenir. Uygulamada buna talimat yazılması, talimat yoluyla tanığın ifadesinin alınması denilmektedir.

Örneğimizde İzmir Aile Mahkemesi, istinabe (talimat) evrakının gelmesi halinde evrakta belirtilen tanığa davetiye gönderir, duruşma gün ve saati belirtilir. Tanık İzmir Aile Mahkemesine giderek uyuşmazlık konusuna, iddialara, olaylara ilişkin bilgisini sanki Gaziantep Aile Mahkemesi’nde imiş gibi beyan verecektir. tanığın beyan vermesi üzerine İzmir Aile Mahkemesi evrakı Gaziantep Aile Mahkemesine gönderecektir.

Boşanma Davasında Kimler Tanıklık Yapabilir?

Boşanma Davasında Kimler Tanık olabilir?

Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere taraflar arasındaki olaylara ve uyuşmazlık konusuna ilişkin bilgisi bulunan ve bu bilgisi beş duyu organından bir ya da bir kaçına dayalı bulunan kişiler tanıklık yapabilir.

Ancak bunun en temel ve mantıki sonucu uyuşmazlığın konusu tarafların tanıklık yapamayacağıdır. Yani tanıklık yapacak kişi uyuşmazlık konusunun tarafı olmayan kişilerdir.

Boşanma Davasında Anne, Baba, Kardeş vs. tanıklık yapabilir mi?

Hukukumuzda kural olarak tanıklığı kabul etmiş olması kaydıyla ve mahkeme huzurunda tanıklık yapacağını beyan eden uyuşmazlığın tarafı olmayan herkes tanıklık yapabilir.

Sıklıkla karşılaştığımız sorulardan bir tanesi de boşanma davamda annemin, babamın, kardeşimin, teyzemin, amcamın, dayımın, ağabeyimin, vs. tanıklık yapması mümkün müdür? şeklindeki sorulardır.  Aslında burada merak edilen husus bu derece yakın akrabanın tanıklığının mahkemece itibar edilip edilmeyeceğidir.

Hukuk Muhakemesi Kanunu’muzda Yakın akrabalarının altını çizerek belirtmek gerekirse “eğer kendileri ister ise, çekinme hakkı” bulunduğu belirtirmiştir. Yani taraflardan birisinin babası duruşmada ben tanıklık yapmak istemiyorum demesi halinde tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır.

Aksi takdirde yani tanıklık yapacağını beyan eden tüm yakın akrabalar tanık olarak dinlenir.

Esasında boşanma davaları çoğunlukla tarafların özelinde meydana gelen olaylara ilişkindir. Dolayısıyla çoğu zaman bu olaylara yakın akrabalar şahit olmaktadır. Bu olayların ispatı için yakın akrabanın tanıklığına ihtiyaç duyulacaktır.

Şu halde eğer kendileri tanıklık yapmayı kabul etmeleri koşuluyla yakın akrabanın tanıklık yapmasında hiçbir engel olmadığı gibi, akraba olmayan tanıklar ile beyanlarının itibar edilmesi noktasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.

Şunu özellikle vurgulamak isteriz ki; Yargıtay’ın artık istikrar kazanan içtihatlarından bir tanesi de “aslolan tanığın doğruyu söylediğidir.

Hukuk Genel Kurulu 12/09/2012 tarihli 2/387-551 sayılı kararında:

“Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz.”  şeklinde içtihatta bulunmuştur.

Boşanma Davasında Tanıklar

Boşanma Davasında Tanıklık Yapmak Zorunlu Mudur?

Taraflarca tanık olarak gösterilen kişi tanıklık yapmak zorundadır. Çünkü yargılama faaliyeti devletin üç temel yetkisi ve asli görevi kapsamında kalmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü devletin görevi ve vatandaşlarına ödevidir. Devletin temel görevlerinden bir tanesi de adalet dağıtmaktır.

Bu yönüyle uyuşmazlığın çözümünde etkili rol alan tanıklık açısından, tanıklığın bir kamu görevi olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Dolaysıyla kural olarak tanık olarak gösterilen ve kanunda istisnaları belirtilen tanıklıktan çekinme hakkına sahip olmayan kişiler tanıklık yapmak zorundadır.

Bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 245. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Tanık çağrılmışsa duruşmaya katılmak ve tanıklık yapmak zorundadır.

Eğer bir boşanma davasında tanık olarak gösterilmiş iseniz, duruşmaya gitmek ve bildiklerini doğru olarak söylemek zorundasınız.

Boşanma Davasında Tanık Gösterildim. Duruşmaya Gitmez isem ne olur?

Hukuk Yargılamamızda tanıklara gönderilecek davetiyede tanığın dinleneceği duruşma gün ve saati açıkça belirtilir. Ayrıca davetiye de tanığın mazeret bildirmeksizin duruşmaya gelmemesi halinde zorla getirileceği ve gelmemesinin sebep olduğu giderlere yine aleyhinde disiplin para cezasına hükmedileceği hususu belirtilir.

Dolayısıyla bir boşanma davasında tanık olarak duruşmaya katılmaz iseniz ve duruşmaya katılmamayı haklı gösterir bir mazeretinizin bulunmaması halinde mahkemece hakkında Zorla Getirme Kararı verilecektir. Yani ertelenen yeni duruşma tarihinde polis zoruyla ve refakatiyle duruşmaya götürüleceksiniz.  Mahkeme gerek görürse duruşmanın ertelenmesi nedeniyle ayrıca bir gider oluşmuş ise bu gider ile ayrıca disiplin para cezasına mahkum edilebilirsiniz.

Eğer kanunda istisna olarak düzenlenen ve çekinme hakkı sahibi kişilerden iseniz, ya duruşmaya gelerek çekinme sebebinizi belirterek tanıklık yapmaktan çekinebilir ya da dilekçe sunmak suretiyle ve çekinme sebebinizi açıkça belirtmek suretiyle tanıklıktan çekinebilirsiniz.

Boşanma Davasında Tanıkların Çekinme Hakkı

Boşanma Davasında Tanıklıktan Çekinme Hakkı:

Yukarıda belirttiğimiz üzere boşanma davasında tanık olarak gösterilen kişi kural olarak tanıklık yapmak zorunda ve tanıklık için çağrıldığında gitmek zorundadır.

Ancak yasada sınırlı olarak sayılan durumlarda kişiler tanıklık yapmaktan çekinebilirler. Bu durum tanık olarak gösterilen kişiler ile taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinden kaynaklanmaktadır.

Boşanma davasında tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiler Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzun 248, 249 ve 250. maddelerinde düzenlenmiştir.

Buna göre;

a) Kişisel Nedenlerle Çekinme Hakkı:

Kanun taraflar ile ilişkilerinin mahiyeti itibariyle bazı kişilerin tanıklık yapmak zorunda olmadığını, bu kişilerin bu hususu ispat etmeleri halinde dinlenmeme ve tanıklık yapmama hakkının olduğunu kabul etmiştir.

Kural olarak tanığa yemin verdirilir ve tanık bildiklerini doğru bir şekilde anlatmak zorunda olduğu hatırlatılarak tanıklık yaptırılır.

İşte taraflar ile belirli bir kişisel ilişkisi bulunan kişilerin tanıklık yapmamak şeklindeki bu hakkı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 249. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kişiler;

Taraflardan bir tanesinin eski eşi boşanma davasında tanıklık yapmaktan çekinebilir.

Taraflardan birisinin alt soyu veya üstsoyu : Kişinin çocukları, torunu veya annesi, babası, büyük babası, büyük annesi tanıklık yapmaktan çekinebilirler.

Taraflardan bir tanesinin evlatlığı tanıklık yapmaktan çekinebilir.

Üçüncü dereyece kadar kan hısımları ile evlilik bağı kalkmış olsa dahi kayın hısımları: Kan hısımlığı dediğimizde tarafların doğum ile oluşan akrabalarını anlamak gerekir. Hukukumuzda hısımlık derecelendirmeye tabi tutulmaktadır.

Birinci derece kan hısımları, kişinin çocukları, kişinin anne ve babasıdır.

İkinci Derece Kan Hısımları: Kişinin kardeşleri, kişinin torunları, kişinin büyük anne ve büyük babasıdır.

Üçüncü Derece Kan Hısımları : Kişinin kardeşlerinin çocukları yani yeğenleri, kişinin amcası, halası, teyzesi ve dayısıdır.

Kayın hısımlığı evlenme ile ortaya çıkan akrabalık türüdür. Dolayısıyla:

Birinci Derece Kayın Hısımları: Tarafın eşinin çocukları ile eşinin anne ve babasıdır. (kayınbaba, kayınvalide)

İkinci Derece Kayın Hısımları: Tarafın eşinin kardeşleri (görümce, kayınbirader, baldız), eşinin torunları, eşinin büyük anne ve büyük babasıdır.

Üçüncü Derece Kayın Hısımları: Tarafın eşinin kardeşlerinin çocukları, eşinin amcası, halası, teyzesi ve dayısıdır.

Taraflardan bir tanesinin koruyucu ailesi veya kendisinin koruyucu ailesi olduğu çocuğun tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır.

b) Sır Saklama Yükümlülüğü Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme Hakkı:

Yine çekinme hakkı konusunda “sır saklama yükümlülüğü” altında bulunan kişinin bu yükümlülüğü kapsamındaki bilgiler kapsamında tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır. Örneğin Avukatların kanundan doğan “sır saklama yükümlülüğü” bulunmaktadır. Dolayısıyla avukatlık mesleği kapsamında kalan ilgili tarafça kendisine verilen bilgi ve belgeler ile ilgili olarak tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır. Ancak bunun istisnasını Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 249. maddesinde “sır sahibinin izin vermesi” şeklinde düzenlenmiştir. Gerçekten de sır sahibi sırrın açıklanmasına izin vermesi halinde avukat artık tanıklıktan çekinemez.

c) Menfaat İhlali Tehlikesi Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme Hakkı:

Kimse kendi eylemleri nedeniyle kendisinin veya yakınlarının zarara uğramasına sebebiyet vermesine zorlanamaz.

Bazen yapılacak tanıklık kişinin kendisine veya yakınlarına maddi bir zarar vermesi ya da kişinin şeref veya itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına ya da kovuşturmasına sebebiyet verecek ise ya da tanıklık yapması meslek sırrının açıklanması gibi ciddi bir sonuca sebebiyet verecek ise bu takdirde tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir.

Açıklamak gerekirse, tanık nişanlısının, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının (akrabalarının), evlat edindiği veya evlat edinildiği kişinin, koruyucu ailesinin veya kendisinin koruyucu ailesinin maddi olarak zararına sebebiyet verecek yahut bu kişilerin şeref ve itibarlarına zarar verecek ise tanıklıktan çekinme hakkını kullanabilecektir. Yine kendisinin veya bu kişilerin ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacak ise tanıklıktan çekinme hakkı vardır.

Yine tanıklık yapması nedeniyle meslek veya sanat sırrı açığa çıkma ihtimali bulunan ve bu nedenle zarar görme ihtimali bulunan kişinin de menfaat ihlali tehlikesi bulunması nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır.

Tanık Çok Ağır Hasta ve Duruşmaya Gelemeyecek Derecede Engelli İse:

Bazen tanığın çok ağır hasta olması veya duruşmaya gelemeyecek derecede engelli olması halleri olabilir. Bu takdirde tanığın illa duruşmada dinlenmesi için getirilmesi insan hakkı ihlali olabilecektir.

Bu durumda mahkeme hakimi tarafından tanığın bulunduğu yere gidilir. Tanığın beyanları tutanağa geçirilir. Bu şekilde bu tanığın beyanları tespit edilmiş olacaktır.

Boşanma Davasında Tanıklık Zorunlu Mudur?

Boşanma Davasında Tanık Olarak Gösterilmişim Ne yapmalıyım?

Eğer boşanma davasında tanık olarak gösterilmiş iseniz, tarafınıza bir davetiye gelecektir. Gelen davetiye de mahkemenin hangisi olduğu, dosya numarası,  tanığın adı soyadı, adresi, duruşma gün ve saati, davanın konusu ve tarafları ile duruşmaya gelmemeniz halinde hakkınızda zorla getirme kararı verileceği gibi bilgiler yer alacaktır.

Duruşma gün ve saatinde duruşma salonu önünde hazır bulunmanız gerekecek, mübaşir adınızı anons ettiği zaman duruşma salonuna gireceksiniz.

Duruşma salonunda önce kimliğinin tespitine geçilecektir. Bu nedenle kimliksiz dolaşmadığınız gibi duruşmaya da kimliğinizi alarak gitmeniz gerekmektedir.

kimlik ve adres bilgileriniz tespit edilecek sonra size yemin verdirilecektir. Yemin ayakta yapılır. Yani duruşma salonunda bulunan herkes ayağa kalkacak size söylenen sözleri tekrar etmek suretiyle yemin edeceksiniz.

Hakim taraflar arasındaki boşanma davasını ve sizin hangi konuda tanık olarak beyanlarınıza başvurulacağı konusunda bilgilendirme yaptıktan sonra bildiklerini doğru ve tam olarak anlatmanız istenecektir. Tanığın beyanı kesilmeden dinlenir.

Boşanma davasının hakimi beyanlarını dinledikten sonra ve sorular sorduktan sonra beyanlarınızı duruşma tutanağına geçirecektir.

Tarafların ve vekillerinin tanığa soru sorma hakkı bulunmaktadır. Yine söz konusu sorulara tam ve doğru olarak cevap vermek ile yükümlüsünüz.

Tanık olarak beyanlarınız alındıktan ve sorulara cevap verdikten sonra beyanlar tutanağa geçirilecek ve size gösterilecek yerde oturmanız duruşmanın bitinceye kadar duruşma salonunu terk etmemeniz yönünde uyarı yapılacaktır.

Duruşma sona erdikten sonra duruşma tutanağında beyanlarınızın altında isim ve soyisim bulunan kısmın altına imzanız alınacaktır. Bu imzanız alındıktan sonra artık tanık olarak görevinizi yapmış bulunmaktasınız.

Tanık Sadece Duruşma Salonunda Mı Dinlenir?

Yargılama faaliyeti dediğimiz şey sadece adliyede bulunan duruşma salonlarındaki faaliyetlerden ibaret değildir. Bazen bir şeyi ya da bir olayı yerinde incelemek gerekli olabilir.

Hukukumuzda yargılamaya egemen olan ilkelerden bir tanesi de “doğrudan doğruyalık” ilkesidir. Yani hakim delilleri doğrudan ve kendiliğinden tespit ve takdir edecektir.

Şu halde bazen bir olayın ya da iddianın açıklığa kavuşturulması adına mahkeme olayın gerçekleştiği yerde inceleme yapılmasına (keşif icrasına) karar verebilir. Böylesi bir durumda tanıkların keşif mahallinde hazır edilerek dinlenmesine karar verilebilecektir.

Tanıklar keşif mahallinde hazır bulunup bildiklerini beyan etmek zorundadırlar.

Boşanma Davasında Tanıklık Ücreti:

Bilindiği üzere tanıklık için kişilerin kendi işlerini, günlük rutinlerini ve planlarını düzenlemeleri gerekmektedir. Yine duruşmaya katılmak üzere yol gideri yapmaktadırlar. İşte tüm bunlar için tanıklık ücreti mevzuatımızda düzenlenmiştir.

Tanıklık yapan kişiye mahkemece takdir olunacak tanıklık ücreti ödenecektir.

Tanıklık ücreti dava açılırken ve en son ön inceleme duruşmasında taraflara verilen iki haftalık tanık listesi sunma süresi içerisinde talep eden kişi tarafından mahkeme veznesine gider avansı olarak yatırılır. Yani tanıklık ücreti tanık deliline dayanan kişiden peşin olarak alınır, tanıklık yapan kişiye ödemesi yapılır.

Ancak kişiler bu tanıklık ücretini istemeyebilirler. Tanıklık ücretini istemeyen kişinin bu husustaki beyanı da duruşma tutanağına geçirilir.

Boşanma Davasında Tanık Yemini

Boşanma Davasında Tanıklar Nasıl Yemin Eder?

Mahkeme hakimi tanığa tanıklığın önemi ve sorumlulukları hakkında bilgilendirme yapacaktır. Buna göre; hakim tanığa,

  1. Gerçeği söylemesinin önemi,
  2. Gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,
  3. Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği,
  4. Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği ve gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği,

hususlarını anlatacaktır.

Tanığa yemin teklif edilir. Tanık yemin edeceğini beyan etmesi üzerine duruşma salonundaki seyirciler dahil herkes ayağa kalkar ve tanığın yemin etmesini sessizce dinlerler.

Mahkeme Hakimi tanığa şu soruyu sorar:

“Tanık sıfatıyla sorulacak sorulara vereceğiniz cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına ve bilginizden hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyor musunuz?”

Bu soru karşısında tanığın cevap olarak

“Sorulacak sorulara, hiçbir şey saklamadan doğru cevap vereceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.”

demesi halinde yemin yerine getirilmiş olacaktır.

Tanık Duruşmada Yemin Etmek Zorunda Mıdır?

Tanıklığın bir kamu görevi ve kanunen tanık olarak çağrılan kişinin tanıklık yapmak zorunda olduğunu daha önce belirtmiştik.

Pekala tanık duruşmaya geldiğinde ben yemin etmeyeceğim diyebilir mi?

Duruşmaya çağrılan bir tanık kendisine yemin teklif ettiğinde yemin etmeyeceğini belirtirse ne olacaktır?

Bu durumda duruşmaya çağrılan bir tanık kendisine yemin teklif edildiğinde yemin etmeyeceğini belirtir ise mahkeme hakimi tarafından disiplin para cezasına mahkum edilir ve tekrar dinlenilmek üzere yeni bir duruşma tarihi verilerek bu durum tanığa bildirilir.

Tanık şu halde disiplin para cezası ile duruşmanın ertelenmesi nedeniyle ortaya çıkan giderleri de ödemek zorundadır.

Mahkemece belirlenen yeni duruşma tarihinde de tanık eğer yemin etmeyeceğini beyan eder ise bu takdirde tanık hakkında disiplin hapsi cezası uygulanacaktır. Bu süre iki haftaya kadar olup disiplin hapsi cezasıdır.

 

Boşanma Davasında Tanık Beyanına İtiraz

Boşanma Davasında Tanığa Soru Sorabilir Miyim?

Tanık gerek hakim gerekse tarafların sorduğu sorulara tam ve doğru olarak cevap vermek zorundadır.

Bu nedenle eğer boşanma davasının tarafı iseniz siz ya da vekiliniz tanığa sorular sorabilirsiniz. Bu nedenle soracağınız soruların tanığın bilgisi dahilinde bulunan ve tanığın cevaplamasıyla davanızdaki iddiaların ispatına katkı sağlayacak sorular olmasına dikkat etmelisiniz. Zaten konusunda uzman bir boşanma avukatı gerek müvekkili tarafından belirlenen gerekse karşı tarafça belirlenen tanıklara soracağı soruları müvekkili ile görüşerek kararlaştırıp sorularını tespit ederek duruşmada soracaktır.

Boşanma Davasında Tanığın Dinlenmesinden Vazgeçilebilir Mi?

Taraflarca dosyaya bildirilen tanığın dinlenmesinden belirli sebeplerle vazgeçilmesi mümkündür. Böylesi bir durumda söz konusu tanığın ya da tanıkların dinlenmesinden vazgeçildiği hususunun beyan edilmesi üzerine karşı tarafça tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine muvafakatinin bulunması halinde bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilebilir.

Eğer karşı taraf tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine muvafakat etmez ise bu tanığın dinlenmesi gerekecektir. Karşı tarafça tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine yönelik muvafakatin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Hakim Tüm Tanıkların Dinlemek Zorunda Mıdır?

Uyuşmazlığa ilişkin bir çok tanığın dinlenmesi taraflarca istenmiş olabilir. Ancak bazen tanıkların aynı olaylara tanıklık yaptığı ve hakimde söz konusu iddianın ya da olayın tanık beyanları ile aydınlatılmış olması halinde diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçilebilir. Bu husus mahkemece verilecek diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçildiğine ilişkin ara karar ile tutanağa geçirilir.

Tanık Beyanlarına Karşı İtirazlar:

Duruşmada dinlenen tanık beyanlarına karşı itiraz edilmesi mümkündür. Söz konusu itiraz aynı duruşma içerisinde olabileceği gibi duruşmadan sonra yazılı olarak bildirilmek üzere mahkemeden süre de istenebilir. Bunun yanında tüm tanıklar dinlendikten sonra beyanda bulunulabileceği de yine duruşmada beyan edilmesi mümkündür.

Tanık beyanlarına karşı duruşmada yapılacak ise mahkeme hakiminden söz istenir ve beyanlara ilişkin itirazlar ileri sürüldükten sonra mahkeme hakimince söz konusu itirazlar duruşma tutanağına geçirilir.

Tanık beyanlarına karşı itirazları ileri sürmek için süre istenirse genel itibariyle iki haftalık süre içerisinde ya da mahkeme hakimince verilen ara kararda belirtilen süreye kadar tanık beyanlarına karşı itirazlar dilekçe halinde hazırlanır ve mahkeme kalemine teslim edilir.

Yalan Tanıklık Suçu

Yalan Tanıklık Suçu :

Yukarıda da belirttiğimiz üzere tanık dinlenmeden önce mahkeme hakimi tarafından tanığa gerçeği söylemesinin önemi, gerçeği söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı uyarısı yapılarak tanığa yemin teklif edilir. Tanık yemin ettikten sonra beyanlarının alınmasına geçilir.

Tanık söylediklerini tam ve gerçek şekilde açıklamak zorundadır. Bu zorunluluk kanundan kaynaklı olup gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde bunun yaptırımı Türk Ceza Kanunu’muzda suç olarak düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu’nun “Yalan Tanıklık Suçu” başlıklı 272/2 maddesinde :

“Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. “

şeklinde düzenlenmiştir.

Dolayısıyla boşanma davasında yalan tanıklık yapan, yani gerçeğe aykırı şekilde tanıklık yapan kişinin bu eylemi sabit olduğunda Asliye Ceza Mahkemesi’nce hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Duruşmada Dinlenmiş Bir Tanığın Yalan Tanıklık Suçundan Mahkum Edilmesi:

Duruşma sırasında dinlenen bir tanığın beyanlarına itibar edilerek kurulacak bir kararda (örneğin boşanma davasında tanıklık yapılması nedeniyle davanın kabul ya da reddine karar verilmiş ise), daha sonra tanığın bu beyanının gerçek dışı olduğu ve tanığın yalan tanıklık suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair karar verilmiş olması Yargılamanın İadesi sebebidir.

Bu takdirde tanığın mahkumiyet kararını alan ilgili taraf yargılamanın iadesini isteyerek yeniden davanın görülmesini isteyebilir.

Tanık Beyanlarının Hukuki Niteliği

 

Tanık Delilinin Hukuki Niteliği:

Bilindiği üzere maddi hakikate ulaşmaya yarayan, yargılama konusu uyuşmazlığı sübuta erdiren ve iddiaları ispata yarayan araçlara delil diyoruz.

Ancak tüm delillerin ortak özelliği, yargılamanın tüm süjeleri tarafından tartışılabilir, denetlenebilir ve değerlendirilebilir olması gerekmektedir. Yani yargılamanın tüm süjeleri dediğimizde hakim, davacı ve vekili, davalı ve vekili açısından delillerin tartışılabilir, denetlenebilir ve değerlendirilebilir olması gerekmektedir.

Yargılama usulünde tanıklık Takdiri Delil olarak düzenlenmiştir. Delilleri kesin deliller ve takdiri deliller olarak ikili bir ayırıma tabi tutabiliriz. Bazı deliller kesindir. Örneğin noter senetleri, mahkeme ilamları, imzası ikrar edilmiş senet vs. gibi. Kesin deliller ile davanın ispatı daha kolay ve hızlı olacaktır. Kesin deliller mahkeme hakımını bağlayacaktır. Yani bir iddiasını kesin delile dayandıran ve kesin delili mahkemeye ibraz eden kişi iddiasını ispat etmiş olacaktır.

Oysa takdiri deliller de durum daha farklıdır. Takdiri deliller mahkeme hakimini bağlamaz. Örneğin bir tanık beyanının hakimi bağlayıcı bir niteliği yoktur. Dolayısıyla hakim kendi tespit ettiği husus ile tanığın beyanı arasında kalırsa kendi tespit ettiği hususa itibar edecektir. Mahkeme tanığın beyanına bu yönüyle itibar etmeyeceğini kendi serbest vicdanı ile takdir edecektir.

Ancak burada şunu özellikle belirtmek isteriz ki; Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarında da belirtildiği üzere duruşmada dinlenen bir tanığın beyanlarına itibar edilmemiş ise bu takdirde mahkeme gerekçeli kararda bu tanığın beyanlarına neden itibar edilmediği hususunu açıkça belirtmek zorundadır. Aksi takdirde bu durum İstinafta “Kararın Kaldırılması”, Yargıtay’da “Bozma” sebebi olacaktır.

Tanık Beyanlarını Yazılı Bir Dilekçe Ya Da Yazı İle Bildirebilir Mi?

Tanık hangi davada tanık gösterilmiş ise o davanın hakimi tarafından dinlenecektir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere İstinabe yani talimat yoluyla alınan beyanlar da aynı mahkemede alınmış gibi kabul edilecektir.

Tanık ben sözlü olarak beyanda bulunmak yerine bunları yazıp mahkemeye teslim edeceğim diyebilir mi? Ya da bildiklerini bir mektup ya da dilekçe şeklinde dosyaya bildirebilir mi?

Tanık bildiklerini sözlü olarak açıklar ve tanığın sözü kesilmez. Duruşmaya çıkıp yazılı şekilde hazırlamış olduğu bir beyanı da okuyamaz. Tanık bildiklerini herhangi bir yazılı dökümandan okumadan sözlü olarak açıklamasını yapacaktır.

Ancak bazen öyle olur ki özellikle hesap işlemleri ve tarihsel işlemler olduğunda tanığın bazı hesapları ya da tarihleri not alması ve duruşmada bu notlara sadece kısaca bakarak rakamları ya da tarihleri söylemesi kabul edilebilir niteliktedir.

Ana kural bu olmakla birlikte bazen tanığın sağır veya dilsiz olması halinde yazı yazabilecek nitelikte olması halinde tanığa sorular yazılı olarak iletilir ve kendisinden yazılı olarak cevaplanması istenebilir.

Sağır ve Dilsiz Tanık

 

Tanığın Türkçe Bilmemesi veya Sağır/Dilsiz Olup Okuma Yazması Yok ise:

Eğer tanık Türkçe Bilmiyor ise bu takdirde tanığın dinlenmesi sırasında Tercüman bulunacaktır. Söz konusu tercüman Mahkeme hakimi  ya da taraflarca sorulan soruları tanığa kendi dilinde tercüme ederek iletecek, tanığın beyanlarını da yine duruşma salonunda tercüme ederek beyan edecektir.

Aynı şekilde eğer Sağır ve Dilsiz olan tanığın beyanlarına başvurma ihtiyacı ortaya çıkmış ise sağır ve dilsiz tanığın okuma yazma bilmiyor ise bu takdirde işaret dilinden anlayan bir bilirkişinin yardımından yararlanılacaktır.

Duruşma Sırasında Tarafların Tanığa Müdahale Etmesi:

Kural: Tanığın sözü kesilmeden dinlenir.

Duruşma sırasında tarafların tanığın sözünü kesmeleri, söz ve ya hareketler onları tahkir etmeleri (hakaret etmeleri vs) yasaktır.

Bu şekilde tanığa müdahale eden taraf veya vekili hakim tarafından uyarılır ve bu uyarı duruşma tutanağına geçirilir. Hakimin uyarısına rağmen bu hareketlerine devam eden taraf veya vekili; hakim tarafından uygun görülür ise 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun 79. veya 151. maddesi gereğince işlem görecektir.

Vekilin veya vekalet verenin duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışı

MADDE 79 – (1) Vekil, duruşma sırasında uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa, hakim tarafından uyarılır; vekil uyarıya uymaz ve fiil disiplin suçu veya adli suç teşkil eder nitelikte görülürse, duruşma salonunda bulunan kişilerin kimlik bilgileri, adresleri de yazılarak olay tutanağa geçirilir ve duruşma ertelenir. Vekil hakkında gerekli yasal işlem yapılmak üzere mahkemece vekilin kayıtlı olduğu baroya ve gerekiyorsa Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunulur.

(2) Davasını kendisi takip eden kimse, duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa, hakim kendisini uyarır; bu uyarılara uyulmaz ve gerekli görülürse kendisini vekil ile temsil ettirmesine karar verip, hemen duruşma salonundan dışarıya çıkartılmasını sağlar; vekil ile temsil ettirmemesi halinde, tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.

Yine hakimin duruşma düzenini sağlama yükümlülüğü kapsamında tanığa yapılacak müdahaleleri önleme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Duruşma düzeni

MADDE 151 – (1) Hakim, duruşmanın düzenini bozan kimseyi, bunu yapmaktan men eder ve gerekirse, avukatlar hariç, derhal duruşma salonundan çıkarılmasını emreder.

(2) Bir kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda uygun olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhal yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Bu fıkra hükmü avukatlar hakkında uygulanmaz.

(3) Mahkemenin düzenini bozan eylem veya mahkeme huzurunda söylenen uygun olmayan söz veya davranış, ayrıca bir suç oluşturuyor ise bu durum bir tutanak ile Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve gerekiyorsa, avukatlar hariç, fiili işleyenin tutuklanmasına da karar verilir.

Boşanma Davasında Kaç Tane Tanık (Şahit) Gösterilebilir?

Kural olarak boşanma davasında bildirilecek tanık sayısı konusunda herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Yani taraflar dilediği kadar şahit (tanık) gösterebilir.

Boşanma Davasında Bildirilen Tüm Tanıklar Dinlenilir Mi?

Kural olarak tarafların bildirdiği tüm tanıkların dinlenilmesi gerekir. Ancak aynı konuya ilişkin birden fazla tanık gösterilmiş ise bu tanıkların dinlenilmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşılır ise mahkemece bu tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilebilir.

Boşanma Davasında Tanıklara Neler Sorulacaktır?

Tanıklara kimlik bilgileri ile adres bilgilerinin yanı sıra:

  • Taraflar arasında bir akrabalık bulunup bulunmadığı,
  • Tarafları nereden tanıdıkları,
  • Hangi olaya şahit oldukları,
  • Taraflar arasında meydana gelen ve şahit oldukları olayların hangi zamanda ve nerede gerçekleştiği,
  • Tanığın bu olaya nasıl şahit olduğu hususu,
  • Tarafların aynı çatı altında yaşaması ya da evlilik birliğinin devam etme olasılığının bulunup bulunmadığı,
  • Tanıklık ücreti talebinin olup olmadığı,

hususları sorulacaktır.

Tanık Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?

Tanıklık kamu görevidir. Bu nedenle kanunda belirtilen nedenler olmaksızın tanıklıktan çekinilemez. Bu itibarla, tanığın duruşmaya katılması ve bildiklerini doğru bir şekilde anlatması zorunludur. Tanık kendisine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmez ise hakkında “Zorla Getirme Kararı” verilir. Polis zoruyla duruşmada hazır edilir.

 

 

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Cekişmeli boşanma davasinda kaç tanik dinlenir en fazla ..Örneğin 7 tanik yazilmişsa 7 si bir den durusmayami gelir belki çağrilaniluriz açisindan tesekkurler

    1. Merhaba,
      Çekişmeli boşanma davasında dinlenecek tanık sayısı bakımından bir sınırlama bulunmamaktadır. Ancak mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olayların yeterince aydınlatıldığı ve diğer tanıkların da aynı konuya ilişkin tanıklık yapacağına kanaat getirir ise diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçebilir.
      Diğer sorunuza gelecek olursak, bir duruşmada dinlenecek tanık sayısını hakim belirleyecektir. Bu hususu ise duruşma günü olarak belirlenen tarihteki dosya yoğunluğu veya mahkemenin genel uygulaması belirleyici olacaktır. Yani bazen hakim her iki taraftan belirli sayıda tanık dinleyip diğer tanıkları bir sonraki duruşmada dinlemeye karar verebileceği gibi önce davacı tanıklarını dinleyip,sonraki duruşmalarda davalı tanıklarını dinleyebilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı