Ceza Hukuku

Mala Zarar Verme Suçu

Mala Zarar Verme Suçu – Yasal Düzenleme :

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. Maddesinde Mala Zarar Verme suçunun temel şekli belirlenmiştir.

Mala zarar verme
Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

Mala Zarar Verme Suçunun Tanımı ve Unsurları:

Suçun maddi konusu açısından Mala Zarar verme suçu:

  • Başkasının taşınır ve taşınmaz malına zarar verme suçu
  • Başkasının canlı hayvanına zarar verme suçu olmak üzere

İkili bir ayrıma tabi tutulur.

Her iki durum açısından verilecek temel ceza aynıdır. Yine her iki durumda da bu suçun kasten işlenmesi mümkündür. Suçun taksirli hali düzenlenmediğinden taksir ile işlenmesi mümkün değildir. Bir başka ifade ile kazayla başkasının malına zarar verme suç değildir. Hukuki ihtilaf niteliğinde olup failin tazminat sorumluluğunu doğurur.

Bu suça ilişkin düzenleme ile, yasa koyucu tarafından korunmak istenen hukuksal değer kişilerin mülkiyet hakkıdır.

A)Başkasının taşınır ve taşınmaz malının kısmen ya da tamamen fail tarafından kasten yani bilerek ve isteyerek,

  • Yıkılması,
  • Tahrip Edilmesi
  • Yok edilmesi
  • Bozulması
  • Kullanılamaz hale getirilmesi
  • Kirletilmesi eylemlerinin gerçekleşmesi halinde,

Mala zarar verme suçu oluşur.

B) Başkasının hayvanının fail tarafından haklı bir neden olmaksızın, kasten yani bilerek ve isteyerek,

  • Öldürülmesi,
  • İşe yaramaz bir hale getirilmesi,
  • Değerinde azalmaya neden olması

Hallerinde mala zarar verme suçu oluşur.

Mala Zarar Verme Suçu – Görevli Mahkeme:

Türk Ceza Kanunu’nun 151. Maddesinde düzenlenen Mala zarar verme suçunun temel şekli açısından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Failin 18 yaşından küçük olması halinde görevli mahkeme Çocuk Mahkemesi’dir.

Basit Mala Zarar Verme Suçu- Şikayet, Uzlaşma

TCK. 151. Maddede düzenlendiği şekliyle mala zarar verme suçunun takibi şikayete bağlı suçlardandır. Şikayete tabi olduğundan şikayet yokluğu ya da şikayetten vazgeçme halinde başlanılmış olan soruştuşturma ve kovuşturma işlemlerine devam olunmaz.

Mala Zarar verme suçu takibi şikayete tabi suçlardan olduğundan dolayı Uzlaşmaya Tabi suçlardandır.

Basit Mala Zarar Verme Suçu – Cezası (Yaptırımı)

Mala Zarar verme suçunun temel şeklinin yer aldığı TCK. 151/1. Maddesinde fail hakkında dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Adli Para cezası ile Hapis Cezası seçenek yaptırım olarak belirlenmiştir. Yani fail hakkında ya hapis cezası yada adli para cezası öngörülecektir.

Mala Zarar Verme suçunun Nitelikli (Cezayı Arttıran) Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 152. Maddesinde mala zarar verme suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Bu nitelikli hallerde suçun temel şeklinden daha fazla ceza öngörülmüştür. Bunun sebebi söz konusu mala zarar verme suçunun oluşumunda büyük kitlelerin zarar görme ihtimalinin bulunmasıdır.

Madde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.(1)
(3) Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

TCK. 152. Maddede düzenlenen Mala Zarar Verme suçları takibi şikayete tabi suçlardan değildir. Şikayet olmasa da bu suçlar re’sen soruşturulur ve kovuşturulur.

TCK. 152. Maddede düzenlenen Nitelikli Mala Zarar Verme Suçu kural olarak uzlaşmaya tabi değildir. Ancak mağdurun Türk Ceza Kanunu’nun 167/2. De yer alan kişilerden olması halinde suç uzlaşmaya tabidir.

Suçun mağdurunun:

  1. Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden biri,
  2. Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden biri,
  3. Aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımları,

Olması halinde uzlaşmaya tabidir.

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. Slm Ali Bey.Biz iki kardeşiz.miras kaçırmadan dolayı dayımı mahkemeye verdik.Anlaşma yoluna gidilerek sorun çözüldü.Ancak henüz mahkeme kararları daha çıkmadığından resmi paylaşım yapılamadı.Bu söz konusu tarlanın tamamı ceviz fidanı ekili ve fidanlar 3-4 yasında.Dayım mahkeme kararlarını beklemeden ve hiç bize danışmadan tarlayı ortadan gayri resmi bölmüş.Bizim tarafımızdan kalması gereken fidanları da sökerek başka tarlaya ekmiş yani fidanları bizden kaçırmak suretiyle malımıza zarar vermiş bizide zarara uğratmıştır. Şimdi :
    1-Bu eyleminden dolayı dava açabilir miyiz.

    2- kendi tarafında kalan fidanlarla bizim taraftan sökülen fidanların çukurlarını foto ve kamerayla belgelemek delil sayılır mı?
    3-hukukta bu sökülen fidanlardan dolayı bizim maddi zararımız nasıl hesaplanıyor .
    4-Benim fidanların söküldüğü için ekili olan kısmı almak ve zararı bu yolla gidermek için bu yönde bir dava açılarak ekili kısım talep edilebilir mi?
    İlginize tşk ederek acil cvp bekliyorum

    1. Merhaba,
      Web sitemizin amacı hukuki mütalaa ve danışmanlık niteliğinde olmayan genel nitelikli bilgi vermektir. Bu nedenle öncelikli tavsiyemiz bulunduğunuz yerdeki bir avukata müracaat ederek detaylı bir şekilde konuyu değerlendirerek bir sonuca ulaşmanız.
      1- Mala zarar verme suçundan dolayı suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ancak bunun için söz konusu taşınmaz ya da fidanlar üzerinde mülkiyet hakkınızın bulunması gerekmektedir.
      2- Fotoğraflar ve video kayıtları gerek ceza yargılamasında gerekse hukuk yargılamasında delil olarak kullanılabilir.
      3- Maddi zararın hesaplanması bilirkişi aracılığıyla yapılmaktadır. Bunun için keşif yapılmakta keşif esnasında bilirkişi ya da bilirkişi heyeti zararınızı hesaplamaktadır. Hesaplama teknikleri çok kapsamlı olduğundan burada yer vermemiz mümkün değildir.
      4- Açtığınız davanın niteliğini bilemediğimiz için tapu da mülkiyet durumunuzun ne şekilde olduğunu ve fiili kullanımın ne şekilde olduğunu bilemediğimiz için 4. sorunuza sağlıklı bir cevap verebilmemiz mümkün değildir.
      İyi günler ve esenlikler dileriz.

  2. Ali Bey slmlar.İlginize çok tşk ederim.4.soruda takılmışsınız.Ben yinede sizi bilgilendireyim.Dayım annaanem ölmeden adli tıp raporuyla miras hakkımız olan malı önce başkasının sonra da kendi üzerine satış yapmak suretiyle malı kaçırmıştır.Bizim açmış olduğumuz dava da buna istinaden tasarrufu men davasıdır.Dava açıldıktan sonra anlaşma yoluna gidildi ve dayım avukatımıza imza atarak malın miras hakkımız olan yarısını vermeyi kabul etti.Ancak kararlar henüz çıkmadan ve bizimle hiç irtibata geçmeden tarlayı gayri resmi bölmüş,kendince yarısını içinde ekili fidanlarla almış ama diğer yarısındaki fidanları sökerek başka bir tarlaya çekmiştir.Bir de şu sorularına cvp verirseniz memnun olurum.
    1-Ali bey,bizim bu tarla ve fidanlar üzerinde hak sahibi olmamız için açtığımız miras davasının sonuçlanmasını beklememiz ve kararlarını almamız lazımki resmi olarak hak sahibi olalım öyle değil mi.?Aynı şekilde karşı tarafta bu kararı beklemek zorunda değil mi?
    2-Bu tarla mirastan dolayı bölünürken içindeki fidanlarla beraber bölünmesi gerekmez mi ? Yani tarla bölündüğünde herkes kendi toprağının ve içinde ekili fidanın sahibi olması lazım.Kimse bu fidanları ben ektim benim malım söker alırım hakkına sahip değil,doğrumu bildim?
    3-Paylaşımın yapılması için diğer hak sahibi mirasçının onayı alınması ,bir protokol ve
    ya yazılı anlaşmanın yapılması gerekmez mi?
    Bu konularda da aydınlatırsanız mnn olurum.Hayırlı bayramlar dilerim.

    1. Merhaba Ali bey
      Benim bi tane davam var mala zarar verme suçundan paramı vermeyen birisinin aracını çizdim ve o şikâyetçi olmamasına rağmen kamu dava açtı 16 yaşındayken yaptım şuan da 17.5 yaşındayım.
      Kamu davası sizce bu davadan bisey çıkarmı hapis cezası gibi bunun haricinde hiç bi olaya karışmışlığım yok sicilim de yok .
      Teşekkürler Ali bey

      1. Hakan bey merhaba,
        Eylemin sabit olması halinde ceza verilecektir. Ancak verilecek cezanın nevi ve miktarı her somut olayda ayrı ayrı dikkate alınır. Suç tarihinde yaş küçüklüğünüz nazara alınacak ve bir ceza verilecektir. Meydana gelen zararı giderip gidermediğiniz hususları da dikkate alınacaktır.
        Bu nedenle bir ceza avukatının hukuki yardımından faydalanınız.
        İyi günler ve esenlikler dileriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu