Aile (Boşanma) Hukuku

Boşanma Sürecine İlişkin 12 Altın Kural

Boşanma sürecinde iseniz; bu yazıyı mutlaka sabırla sonuna kadar okuyunuz. Yıllarca boşanma avukatı olarak mesleğimi ifa ederken karşılaştığım ve kesinlikle yapılmaması gereken hatalar ile bu konudaki uyarılarımızı bu yazımda toparlamaya çalıştım.

Boşanma davası sizin için de bir dönüm noktası, boşanmadan önceki hayatınız ve boşanmadan sonraki hayatınız şeklinde bir ayrıma gideceksiniz. Ancak burada bir ara dönem daha bulunmakta :

“Boşanma Dava Süreci”.

Gerek açacağınız gerekse size karşı açılan boşanma davası öncesinde tecrübeli ve iyi bir boşanma avukatı arayışı içerisine girersiniz. Daha önce boşanan yakınlarınıza sorarak ya da internetin imkanlarından faydalanarak en iyi boşanma avukatını bulmaya çabalarsınız.

Boşanma avukatından beklediğiniz ise,  haklarınızı en iyi savunan, mahkemeyi ikna edebilen, sizi tam olarak anlayabilen bir avukat olmasıdır.

Ama biz bu yazımızda boşanma avukatından değil boşanacak kişilerden bahsedeceğiz. Boşanma davası açma düşüncesinde bulunan kişilerin boşanma avukatı ile yaptığı görüşmelerde yaptığı, yine gerek dava öncesi gerek dava süresince yapılan hataları yani  Boşanma Sürecine İlişkin 12 Altın Kuralı inceleyeceğiz.

Boşanmaya Karar Vermek

Boşanmak Ya da Boşanmamak…

Boşanma davası kişilerin alabileceği en zor, belki en acı ve radikal karardır. Sonuçta kimse boşanmak için evlenmemiştir.Düğünler, halaylar, davullar ve zurnalar ile başlayan evlilik sürecinin bir noktadan sonra artık kişiler için hayatı çekilmez hale geldiği nazara alındığında, kişilerde oluşan travmayı, acıyı ve belirsizliği bir boşanma avukatı olarak çok iyi anlıyoruz.

Ancak “boşanmalı mıyım?” sorusunun cevabını kendisine ve mesleğine saygısı bulunan hiçbir boşanma avukatı olumlu ya da olumsuz cevaplamayacaktır.

Boşanma davası açmak düşüncesi ile gelen tüm müvekkillerime çok kaba bir üslup da olsa şunu özellikle söylüyorum:

“bizi elinde neşter bulunan bir doktor gibi düşünün, neşterin vurulacağı yeri siz söyleyecek, acısını ve sonrasını siz yaşayacaksınız, bu nedenle kararınızı kesin bir şekilde vermelisiniz. Kurtarılmaya değer bir evliliğiniz var ise tüm seçeneklerinizi değerlendirin. Kesin bir şekilde boşanmaya karar verdikten sonra birlikte yol alacağız.”

Bu itibarla; boşanma avukatı öncesinde, boşanmak isteyip istemediğinizi, tüm boyutlarıyla değerlendiriniz. Evliliğiniz kurtarılabilir ve devam edilebilir nitelikte ise tüm seçenekleri değerlendirin. Evlilik danışmanları ve psikologlardan yardım isteyebilirsiniz. Çift terapilerine katılabilirsiniz.

Tereddütleriniz var ise bu süreci erteleyebilirsiniz.

Tüm bunları değerlendirdikten ve boşanma konusunda tam ve kesin bir karara ulaştıktan sonra boşanma avukatınız ile görüşünüz.

Sakin Olun Ama Hemen Harekete Geçin

 

Sakin Olun Ancak Hızlı Hareket Edin

İyice düşündünüz ve boşanmaya karar verdiniz. Ya da hiç beklemediğiniz anda size karşı açılan boşanma dava dilekçesi geldi.

“Ne yapacağım?, nasıl yapacağım?”, “bunu bana nasıl yapar?”, “Boşanma davası açacağına ihtimal vermiyordum” şeklinde  panik yapmayın. Sakin olun! Ama zaman kaybetmeyin.

Hemen bir boşanma avukatına müracaat ile dava açılması gerekiyor ise davanızı açın, size karşı dava açılmış ise cevap dilekçenizi hazırlayıp mahkemeye sunun.

Süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmaması halinde o davada hiçbir surette yeni iddiada bulunamayacağınızı veya delil bildiremeyeceğinizi biliyormuydunuz?

Ya da bazı boşanma sebeplerine dayanılması halinde dava açma süresinin kaçırılması halinde dava açamayacağınızı ?

Farklı şehirlerde yaşıyor olmanız halinde hangi yerdeki mahkemenin davanıza bakacağını davayı ilk açan kişinin seçebildiğini biliyor muydunuz?

Bu konu hakkında detaylı bilgi için Boşanma Davasını İlk Kim Açmalıdır? başlıklı yazımızı inceleyiniz.

Hızlı hareket etmelisiniz çünkü boşanma avukatı arayışınız, vekaletname işlemleri, avukatınız ile öngörüşme ve dilekçenizin hazırlanması belirli bir süreç demektir. Bu süreci en etkili şekilde kullanabilmeniz ve boşanma avukatınızın dilekçenizi hazırlaması için yeterli sürenin temin edilmesi için beklemeden harekete geçmelisiniz.

Boşanma Davasında Karşınızdaki Düşman Değil

Karşınızdaki Kişi Düşmanınız Değil!

2002 yılında görevime başladığımda dikkatimi çeken bir şey olmuştu. Adliye de polis noktası olur ve belirli mahkemeler önünde taraflar arasında olaylar çıkmasın, çıkan olaylar hemen bastırılsın diye polis memurları güvenliği sağlamak adına burada beklerdi.

Ancak onlarca Asliye Ceza Mahkemesi, Sulh Ceza Mahkemesi olmasına rağmen, yine bir çok hukuk mahkemeleri bulunmasına rağmen sadece ama sadece Ağır Ceza Mahkemeleri önünde ve Aile Mahkemeleri önünde görevli polisleri bulunmaktaydı.

Davalar nedeniyle meydana gelen,  taraflar arasında tartışmaların, sözlü sataşmaların ve hatta kavgaların yaşandığı yerler büyük çoğunlukla Aile Mahkemesi Duruşma salonlarının bulunduğu yerlerdi. Öyle ki, Ağır Ceza Mahkeme Duruşma salonlarının önünde bile bu kadar çok tartışma ve kavga yaşanmamaktaydı.

O zamanlar bu duruma çok şaşırmaktaydım. Ancak  zaman içerisinde boşanma sürecinin kişileri ne denli ağır bir şekilde etkilediğini, boşanma davasının kişilerin en hassas olduğu konuları içerdiğini ve boşanmaya sebebiyet veren olayların tarafları ne denli yıprattığını öğrendim.

Çünkü evlilik, sadece iki kişinin aynı çatı altında ve birlikte yaşama iradesinden çok daha fazla duyguları ve beklentileri barındırmaktadır.

Evlilik; güvenebilme, sevebilme, saygı görme, sadık olma, bağlılık, koruma ve korunma gibi bir çok beklentiyi, yükümü ve ümitleri içinde barındırmaktadır. Ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylar ile, bu duygusal beklentilerin tamamı yerle bir olmaktadır.

Ancak şunu bilmeli ve benimsemelisiniz ki; eğer hakkınızı dava yolu ile temin etmek düşüncesi ile boşanma davası açmayı düşünüyorsanız, hukukta düşman kavramı sadece savaş hukukunda yer alır. Duruşma salonunda ya da davada düşman olamaz.

Amacınızı bu şekilde belirlemeli sizi öfkelendiren veya sinirlendiren etkenlerden sıyrılarak sağlıklı bir karar vermelisiniz.

      • Boşanmak mı istiyorsunuz?
      • Evet,
      • Tazminat mı istiyorsunuz?
      • Evet,
      • Nafaka Mı İstiyorsunuz?
      • Evet
      • Çocukların Velayetini mi İstiyorsunuz?
      • Evet,
      • ……

bu haklara sahip olabilirsiniz ama bunları elde etmek için düşman olmanıza gerek yok. Sadece davacı olmanız yeterli.

Boşanma davasında düşman yoktur, davalı ya da davacı vardır. Karşınızdaki düşman değil, dava açarsanız sadece davalı olacaktır.

Bu nedenle amacınız karşı tarafa acı çektirmek değil, kendi haklarınıza kavuşmak ve yeni hayatınıza bir an önce başlamak olmalıdır.

Kaldı ki ortada müşterek çocuklar bulunuyor ise mahkemece çocuk ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilecektir. Kişisel ilişki kurulması esnasında karşı taraf ile karşılaşacaksınız. Düşmanca tavırlar ile hareket etmeniz halinde bir daha birbirinizin yüzüne bakamayacak hale gelebilirsiniz.

Boşanmaya Bağlı Taleplerinizi Netleştirin

Taleplerinizi Net Olarak Belirleyin

Boşanma davasında temel hedef taraflar arasındaki evliliğin hukuken sona erdirilmesidir. Ancak boşanma mâlî ve mâlî niteliği olmayan bir çok sonucu olan bir hukuki kurumdur.

Boşanmanın mali sonuçları olarak;

  • Yoksulluk Nafakası
  • İştirak Nafakası
  • Maddi Tazminat
  • Manevi Tazminat
  • Ziynet Eşyası Alacağı
  • Eşya Alacağı
  • Mal Rejiminden Kaynaklı Alacaklar vs.

Mali Olmayan Sonuçlar olarak

  • Velayet
  • Çocuk İle Kişisel İlişki Kurulması,
  • Kadının Kocasının Soyadını Kullanma Talebi vs.

olarak sıralayabiliriz.

Boşanma davasında boşanma konusunu düşündüğünüz kadar, boşanmanın sonuçlarını düşünmelisiniz.

Nafaka istiyor musunuz? Ne Kadar Nafaka İsteyebilirsiniz? Eşiniz maddi durumu itibariyle size ne kadar nafaka verebilecektir? Sizin için yeterli nafaka miktarı ne kadar olabilir?

Çocukların velayetini istiyor musunuz? Çocuk ile Eşiniz hangi günlerde hangi saatlerde görüşebilir? Çocuğun yaşı, sağlık durumu, eğitim durumu itibariyle ne kadar iştirak nafakası talep etmelisiniz?

Boşanmaya yol açan olaylarda eşinizin kusur durumu nedir? Ne kadar Maddi tazminat istemelisiniz? Eşiniz ne kadar maddi tazminat ödeyebilir?

İşte yapmanız gereken, boşanmanın sonuçları üzerine bir değerlendirme yaparak boşanma ile birlikte neyi, ne kadar talep edeceğinizi belirlemeniz gerekiyor.

Asgari ücretle çalışan eşinizin başkaca hiçbir malı veya geliri bulunmuyor ise aylık 5.000 TL. yoksulluk nafakası 1 Milyon Türk Lirası Maddi tazminat istemeniz gerçekçi olmadığı kadar mahkemece kabul edilmeyecek taleplerdir.

Sizin koşullarınızı ve eşinizin imkanlarını en iyi siz bilebilirsiniz. Bu nedenle gerekirse bu konuda boşanma avukatınızdan yardım alarak taleplerinizi netleştirmeniz gerekmektedir.

Sakın “Ceketimi Alır Giderim” Demeyin!

İnsanoğlu yapısı itibariyle acıdan kaçınma eğilimindedir. Ancak bu acıdan kaçınma eğilimi bazı kişilerde sonradan çok pişman olacağı hatalı kararlara sebebiyet vermektedir.

Bazen “beni boşayın yeter, hiç bir şeyini istemiyorum” şeklinde talepte bulunan kişilere de rastlamaktayız.

Özellikle çocukların kendisinden alınacağı yönünde yanlış bilgi sahibi olan müvekkillerimiz “çocuğumu versin başka bir şey istemiyorum” şeklinde anlık ve hatalı kararlar almaktadırlar.

Boşanmadan sonra çocukların ve kendisinin ne şekilde hayatına devam edeceği yönünde hiçbir planlama ve hesaplama yapılmaksızın verilecek yanlış kararlar sonucunda hayatı boyunca zorluklar ve pişmanlıklar yaşanacaktır.

Bu nedenle yukarıda da belirttiğimiz üzere boşanmanın mali ve mali olmayan sonuçlarını detaylı bir şekilde değerlendirmeli,bu konuda  boşanma avukatınızın yardımından istifade etmelisiniz.

Boşanma Avukatınıza Karşı Dürüst OLun

Boşanma Avukatınıza Karşı Dürüst Olun

Avukatlar kanunen “Sır Saklama Yükümlülüğü” altındadır. Müvekkil ve vekil arasındaki konuşmalar, görüşmeler, yazışmalar mesleki faaliyet içerisinde kalmak koşuluyla “sır” kapsamındadır.

Bu nedenle Avukatınıza karşı dürüst olmalısınız.

Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda çoğunlukla eşlerin sadece kendileri veya aileleri bulunmaktadır. Çünkü aile içinde gerçekleşen olaylarda tesadüfler haricinde sadece bu kişiler vakıf olabilmektedir.

Bir hukuki ilişkide taraflar vardır. Hukuki ilişkinin tarafı olmayanları ifade etmek için hukuk literatüründe “üçüncü kişi” ifade edilmektedir.

Örneğin bir kişi manavdan bir elma almak ister, manava para verir ve karşılığında elma alır. Satım sözleşmesi olarak nitelendirilen bu hukuki ilişkide satım sözleşmesinin tarafları alıcı ve satıcı(manav)dır. Diğer herkes bu hukuksal ilişki bakımından taraf olmadığından üçüncü kişidir.

Avukat bey bunun konumuz ile alakası nedir?

Boşanma avukatınız, boşanma davasında üçüncü kişi değil sizi temsil eder. Yani siz ve boşanma avukatınız duruşmada bir tarafta yer alırsınız. Siz ve avukatınız aynı tarafsınız. Hatta avukatınız demek “siz” demektir. Kendinize yanlış bilgi verir ya da çarpıtır mısınız? O halde boşanma avukatınıza karşı dürüst olun.

Avukatınıza gerçek dışı beyanlarda bulunmanız halinde avukatınız sizin beyan ve anlatımlarınıza dayanarak  hareket edecek ve dava süresince avukatlık hizmetlerini yerine getirmeye çalışacaktır.

Yanlış ya da gerçek dışı beyanlarınız doğrultusunda hareket eden boşanma avukatınız, meydana gelecek olumsuz sonuçlardan sorumlu tutulamayacaktır.

Örneğin eşinizin size fiziksel şiddet uyguladığı yönünde gerçek dışı beyanda bulunmanız halinde avukatınız fiziksel şiddet iddiası ile boşanma davası açacaktır. Ancak karşı tarafın beyanları ve delilleri ile bu durumun gerçek dışı olduğunun tespit edilmesi halinde davanızın reddine karar verilecek ve olumsuz sonuçtan siz etkileneceksiniz.

Bu nedenle boşanma avukatınıza olayları, tüm detayları ile, lehinize ve aleyhinize olan tüm yönleriyle anlatmalısınız.

Avukatınızdan Gerçekleri Saklamayın

 

Avukatınızdan Bir Şey Saklamayın

Gerçek dışı beyan kadar avukatınızdan bir şeyleri saklamanız da yapacağınız en büyük hatalardan bir tanesi olacaktır.

Şunu sakın unutmayın, avukatınızdan sakladığınız, avukatınıza anlatmadığınız her olay, her hareket,  karşı tarafça cevap dilekçesinde büyük bir darbe olarak size dönecektir.

Örneğin, eşinizin size hakaretler ettiğini, size saygısız davrandığını, duygusal şiddet uyguladığını beyan ederek açtığınız bir davada, davalı tarafça cevap dilekçesinde sizin bir başkasıyla cinsel sadakat yükümüne aykırı şekilde davrandığınız (başka birisi ile ilişkiniz olduğu) yönünde bir iddia ve bu iddianın delili olarak fotoğraf, kamera görüntüleri, telefon dökümleri sunulması halinde mahkemece verilecek kararı tahmin etmek hiç de zor değil. Değil mi?

Bu nedenle boşanma avukatınıza karşı tarafın kusurlu hareketleri ve karşı tarafça gerçekleştirilen boşanmaya sebebiyet veren eylemleri kadar; karşı tarafça ileri sürülmesi olası (ihtimal dahilinde bulunan) sizin kusurlu hareketlerinizi de boşanma avukatınıza anlatmalısınız.

Merak etmeyin! Sır saklama yükümlülüğü bulunan avukatınız siz istemediğiniz müddetçe hiç kimseye anlatmayacaktır.

Avukatınızın Uyarılarını Dikkate Alın

Boşanma Avukatınızın Uyarılarına Mutlaka Uyun

Boşanma avukatınız ile prensiplerde anlaştınız. Vekaletnameyi sundunuz. Görüşmelerinizi yaptınız. Avukatlık Ücretini ödediniz. Ama  bitmedi henüz…

Avukatınız size bir takım uyarılarda bulunacaktır. Bu uyarılara harfiyen uymalısınız. Avukatınız bu uyarıları keyfi olarak yapmamaktadır.

Boşanma davası açmak taraflara ayrı yaşama hakkı verir. Yani ayrı bir eve çıkabilirsiniz, ayrı bir yaşamınız olabilir. Ancak boşanma kararı mahkemece verilip kesinleşinceye kadar eşiniz ile halen evlisiniz. Evliliğin eşlere yüklediği tüm yükümlülükler devam etmektedir. Mesela karşı cinsten bir kişi ile duygusal ya da cinsel bir birliktelik yaşayamazsınız. Eşinize telefon ya da mesajla hakaret edemez taciz edemezsiniz.

Avukatınız size boşanma süreci ile ilgili olarak bir çok uyarıda bulunacaktır. Bu uyarılara uymanız sizin menfaatinizedir. Uyulmaması halinde olası sonuçlar sizin hayatınızı etkileyecektir.

Avukatınıza Argüman Temin Edin

Avukatınıza Lazım Olan Argümanları Temin Edin

Yargılamada temel savunma argümanlar delillerdir. Olaylar çoğu zaman eşler arasında meydana geldiğinden delillerin varlığı ve nerede olduğu konusunda bilgi sahibi olan kişiler eşlerdir.

Benim burada size tavsiyem, avukatınız ile dilekçenizi hazırlamadan önce bir çay ya da kahve ile birlikte alın elinize kağıt ve kalemi yazmaya başlayın.

Neyi mi yazacaksınız? Tabi ki başınızdan geçen ve boşanmaya sebebiyet veren olayları….

Benim kendi müvekkillerimden hazırlamalarını istediğim bir ödev var. Kendilerinden bana dilekçe ya da mektup yazmalarını istiyorum. Bana yazacakları dilekçede veya mektupta boşanmaya sebebiyet veren olayları detaylı bir şekilde hazırlamalarını istiyorum.

Bunu neden mi istiyorum? Boşanmaya sebebiyet veren olayları hemen sıralamak mümkün değildir. Özellikle yıllarca süren evliliklerde olayları bir anda hatırlamak mümkün değildir. Üstelik boşanma avukatının yanında olayları tekrar hatırlamak zorunda kalmak ve duygu yoğunluğu içerisine girmek kişilerin bazı olayları hatırlamamaları veya eksik hatırlamalarına yol açmaktadır.  Daha rahat bir ortamda gerekirse araya dinlenme fasılları ve molalar vererek rahat rahat notlarını almaları ayrıntıları kaçırmamak adına verimli olmaktadır.

Ancak her bir olay açısından,

  • Olay ne zaman gerçekleşti?
  • Olay nerede gerçekleşti?
  • Olay sonucunda ne oldu?
  • Olayı ne şekilde ispatlayabilirsiniz?

sorularına cevap vermelerini istiyorum.

Örneğin “eşim bana sürekli hakaret ediyor” diyen müvekkilimize

Size hakaret olarak söylenen sözler nedir? Tam olarak ve eksiksiz olarak belirtmesini istiyoruz. Çünkü bu sözlerin hakaret olup olmadığını tespit etmemiz gerekiyor. Ağza alınmayacak küfürler içeren sözler de olsa bunu öğrenmek zorundayız. Çünkü yargılamada “ayıp” kavramı bulunmamaktadır.

Size hakaret sözlerini ne zaman söyledi? Tam olarak gün ve ay olarak bilmenize gerek yok. “Kurban bayramıydı”, “Ramazanın ortalarında kayınvalideme yemeğe gitmiştik. Orada söyledi.” şeklindeki belirlenebilir nitelikteki tarihler de bizim için yeterlidir.

Size bu hakaret sözlerini nerede söyledi? “Ablamların evindeydik”, “Kendi evimizdeydik”, “Uçakta söyledi” vs.

Size hakaret sözlerini söylediğini nasıl ispatlayabilirsiniz? “Annem ve kardeşlerim duydu”, ” bana bağırdığı için komşumuz söylediklerinin tamamını duymuş”,”arkadaşım oradaydı şahitlik yapar”, “Bana hakareti mesaj yoluyla yapmıştı, telefonumda hala kayıtlı” şeklindeki beyanlar bizim için yeterli olacaktır.

İşte bu detaylar ve olayı ispata elverişli araçlar konusunda boşanma avukatınız ile birlikte çalışmanız halinde yüz güldüren bir sonuç ile karşılaşma ihtimaliniz artacaktır.

Şunu kesinlikle unutmayın! Sizin anlatmadığınız, beyan etmediğiniz bir hususu avukatınızın dilekçesinde belirtmesi mümkün değildir. Yani siz ne anlatırsanız, ne kadar anlatırsanız avukatınız dilekçenizi o şekilde hazırlayacaktır. İyi ve detaylı bir dava dilekçeniz olmasını istiyorsanız, avukatınıza gerekli argümanları sağlayın.

Çocukları Boşanma Sürecine Dahil Etmeyin!

Aranızdaki Problemlere Çocukları Dahil Etmeyin!

Şunu unutmayın siz eşinizden boşanıyorsunuz. Çocuklarınızdan değil!

Boşanma sonucunda siz artık eş olmayacaksınız. Ama halen çocuğunuzun babası ya da annesi olarak yaşamaya devam edeceksiniz.

Çocuğun hem anneye hem de babaya ihtiyacı vardır. Bu çocuk için en zorunlu ihtiyaç ve en temel haktır. Zaten bu nedenle taraflar talep etmemiş olsa bile mahkemece, çocuklar ile velayet kendisine verilmeyen eş arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilecektir.

Detaylı bilgi için Çocuk ile Kişisel İlişki Kurulması konulu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Her çocuk annesini ve babasını hatasız ve kusursuz bir şekilde görmek ister. Babasını dünyanın en güçlü insanı olarak gören, bir kahraman olarak gören çocuğa boşanmaya sebebiyet veren olaylar ileri sürülerek babanın çocuklar yanında kötülenmesi, aşağılanması, babası hakkında hakaretvari sözler söylenmesi ne size ne de karşı tarafa bir zarar ya da fayda sağlamayacaktır. Sadece gelişim çağındaki çocuğun psiko-sosyal gelişimini mahvedersiniz.

Siz de çok iyi biliyorsunuz ki; anne ve babasının onayını almak, onların sevgisini kazanma çocuklar için çok önemli bir amaçtır. Bu amaç çocuğun daha iyi şeyler yapma, daha çok başarma yönünde teşvik eden unsurlardan bir tanesidir.

Çocukların baba ve anne imajını sarsacak davranışlarda bulunulması çocuğun hayat boyunca öfkeli, özgüvensiz, sürekli terkedilme ve kaybetme korkusu ile yaşayan bireyler haline getirecektir.

Çocuğunuzun geleceğinin bu şekilde şekillenmesini istermisiniz?

Bu nedenle çocuklarınızı boşanma sürecine dahil etmeyin, yıpranmalarına ve hayatları boyunca travma yaşamasına izin vermeyin.

Boşanmakta olduğunuz eşinizi çocukların yanında kötülemeyin! Özellikle kişisel ilişki kurulması günlerinde çocuğunuzu eşiniz ile görüşmesi için teşvik edin. Unutmayın bunu çocuğunuz için yapıyorsunuz. 

Çocuğunuzun bu ayrılıktan ve boşanma sürecinden  çok etkilendiğini düşünüyorsanız gerekirse bir profesyonelin yardımından da faydalanabilirsiniz.

Eğer gerçekten çocuğunuzu ve çocuğunuzun geleceğini düşünüyorsanız. Bu süreci en rahat bir şekilde atlatabileceği ortamı sağlamalısınız.

Aynadaki Kişiye Karşı Biraz Daha Anlayışlı Olun

Lütfen Aynada Gördüğünüz Kişiye Karşı Biraz Daha Anlayışlı Olun

Bazı kişiler karşılaştıkları olumsuzluklar karşısında sürekli bahane bulma ve ya birilerini suçlama eğiliminde iken, bazı kişiler ise haksız bir surette kendilerini suçlama eğilimindedir.

Öyle ki bu bu suçluluk duygusu ve özgüvensizlik bazen, kişinin kendisine yaptığı en büyük haksızlıktır.

“Eğer ben biraz daha güzel olsaydım eşim beni aldatmazdı!”

“Keşke daha zayıf olsaydım, eşim beni terketmezdi!”

“Başka bir kadın ile ilişkisi olduğunu anlamalıydım. Ben çok safım!”

“Aslında beni yıllardır boşanmayı düşünüyormuş ama ben anlamamışım.”

Lütfen olayların tek suçlusu olarak kendinizi görmekten ve değiştiremeyeceğiniz olaylar nedeniyle kendinizi cezalandırmaktan vazgeçin.

Boşanma süreci yıpratıcı bir süreçtir. Ne de olsa, en çok güvendiğiniz, en çok sevdiğiniz kişiden zarar görmüşsünüzdür. Belki de ihanete uğradınız.

Zaman makinesi de yok ki,  geçmişe dönüp olayları düzeltesiniz ya da farklı şekilde hareket edesiniz.

Başkalarına gösterdiğiniz anlayışı, merhameti aynada gördüğünüz kişiye yani kendinize göstermekten kaçınmayın.

Bir hayat boyunca kendinizden nefret ederek, kendinizi suçlayarak hayatınıza devam edemezsiniz.

Şunu unutmayın, boşanma süreci geçici bir süreçtir. Eninde sonunda sona erecektir. Siz, yani sürekli suçladığınız kendiniz olarak hayatınıza devam edeceksiniz. Kendinize karşı biraz daha anlayışlı olun ve aynadaki kişiye şefkat gösterin.

O zaman göreceksiniz ki, her şey daha güzel olacak.

Hayatınıza Devam Edin

Hayatınızı Yaşamaya Devam Edin

Çoğu kez boşanma davasında kişilerin, sürekli kaygı, panik ve endişe içerisinde olduklarını görmekteyiz. Aslında haksız da değilsiniz. En güvendiğiniz, en sevdiğiniz ve en ummadığınız kişi tarafından bu sürece sürüklendiniz.

Ancak şunu unutmayın! Hayatta her şey de olduğu gibi boşanma süreci de geçici bir süreçtir. Bu süreçte sizin bilmeniz gereken en önemli husus hayatın devam ettiğidir. Bu süreçte kendinizi çok hırpalamanız ve yıpratmanız halinde hayatınız boyunca etkilerini yaşamanız muhtemeldir.

Eğer çok ciddi belirtiler görüyorsanız uzmanlardan profesyonel yardım alınız. Sürekli panik hali, ataklar, sinir ve öfke patlamaları başta size sonra sevdiklerinize zarar verecektir.

Boşanma davanız ile yatıp kalkmak, acaba ne olacak kaygısıyla yaşamak size sadece zarar verir.

Boşanma davasında size düşen konusunda uzman, tecrübeli ve iyi bir boşanma avukatı bulmak, olayları tüm detayları ile çarpıtmadan ve eksiksiz anlatmak, avukatınıza gerekli savunma argümanlarını temin etmek (delilleri toplamak hususunda yardım) ve avukatınızın size ihtiyaç duyması halinde iletişimde bulunarak sorularına yanıt vermektir.

Boşanma avukatınız olduğu için bunların dışında hiçbir şey yapmanız gerekmiyor. Adliyeye gitmek, duruşmalara katılmak, tanıkları dinlemek, karşı tarafı görmek ya da başka bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Boşanma avukatınıza vekaletname verdikten sonra bırakın davanızı avukatınız takip etsin.

Avukatınız zaten tüm cevap dilekçelerinde, beyan dilekçelerinde, delil dilekçelerinde, duruşma öncesinde veya sonrasında sizinle irtibata geçecek sizden bilgi isteyecek ya da size bilgi verecektir.

Bu süreçte size düşen, sizi yeniden motive edecek, bu süreci en hafif şekilde atlatmanızı sağlayacak, yeni hayatınıza adapte olmanızı sağlayacak aktivite ve uğraş alanları bulmalısınız.

Son olarak, boşanma sürecinde de hayat devam ediyor. Bırakın avukatınız sorunlarınızı çözsün, siz hayatınıza hiç ara vermeden devam edin.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Hocam çok güzel yazmışsınız. Yazınız insanı çokta rahatlatıyor,fakat anlaşmalı davalarda avukat ücreti 5000 TL,çekişmelilerde ise 10.000 TL. Çoğu insan bu meblağları veremeyecek durumda. O yüzden ‘alırım elime kalemi,dilekçemi yazarım’ malesef. Tşk.

    1. Derya hanım merhaba,
      Yazımızı okuduğunuz ve beğendiğiniz için mutlu olduk.
      Yazımız içerisinde de belirttiğimiz üzere eğer avukat tutacak durumunuz yok ise adli yardımdan yararlanmanız mümkündür. Şunu bir kez daha yinelemek istiyorum boşanma davaları çok teknik davalardır. Sebebi ise yazılı yargılama usulü gibi katı bir usul kuralları ile düzenlenmiş olmasıdır. En ufak bir usulü hata davanızın aleyhinize sonuçlanması durumunu doğuracaktır.
      Avukatlık ücretlerinin yüksek olması avukatların kendi tercihlerinden kaynaklanmadığını, ücretin neredeyse yarısının vergi (kdv, gelir vergisi, stopaj ve harç) olarak avukat tarafından devlete ödendiğini de belirtmek isterim.
      İyi günler ve esenlikler dileriz.

Derya için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu